Yükseköğretimin Sorunları Tartışıldı

01 Temmuz 2012

Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Yükseköğretimde Yeni Yaklaşımlar Çalıştayı’nda dünyada ve Türkiye’de yükseköğretimde uygulanan yeni eğitim metodları ele alındı.

Dünyada ve Türkiye’de yükseköğretimde uygulanan yeni eğitim metotlarının tartışıldığı Yükseköğretimde Yeni Yaklaşımlar Çalıştayında yükseköğretimde karşılaşılan sorunlar masaya yatırılıp, çözüm önerileri sunuldu. Çalıştaya YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, , Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Belenli, ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel’in yanısıra SAÜ’den ve çevre üniversitelerden çok sayıda akdemiysen katıldı.

Dünyadaki gelişmelerine göre bir eğitim sistemi kurduk

SAÜ’nün dünyadaki gelişen yeni eğitim metotlarını sistemine entegre eden bir üniversite olduklarının altını çizen Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas “Dünyadaki yükseköğretim gelişmelerine göre üniversitemizde sistem kurma konusunda önemli başarı sağlamış bir üniversiteyiz. Buna aldığımız ödüllerle tescil etmiş olduk. Üniversite olarak hem kalite konusu, hem eğitim-öğretin planlama sistem kurma konusunda bu başarılarımız var.” dedi.

Eğitim-öğretimde çok iyi bir sistem geliştirmelerine rağmen bu başarılarının mezun öğrenciye yansıtılmasında sıkıntılar yaşandığını dile getiren Elmas, ancak bu sadece Sakarya Üniversitesi’nin değil, dünyanın sorunu olduğunu vurguladı. Bu çalıştayın bir amacının da bu eksikliği gidermeye dönük olduğunu söyleyen Elmas, “Üniversite olarak neler yapabiliriz, kendi aramızda tartışıyoruz ve bu konuda bize katkı verebilecekleri de davet ederek, bir çalışma yapalım dedik. Aslında bu çalışmadaki, bu toplantıda genel konular yerine konuyu operasyonel bir boyuta odaklandırmış olduk. Burada, öğretim elemanı öğrenciye bilgi, beceri, yetkinlikler kazandırırken dünyadaki gelişmeler doğrultusunda nasıl bir yön vermeli ki, buradan sağlıklı sonuç alınabilsin tartışılmalı” diye konuştu.

Yararlı sonuçları olacak bir toplantı

Dünyada eğitimin nasıl verildiğinden çok hangi sonuçların alındığı üzerinde daha çok durulduğunu söyleyen Elmas, “Bu bakımdan bugünkü çalıştay konularımızda gerek teknoloji,  gerek yeni gelişmeler, gerek öğrenme-öğretme yöntemleri biçimleri konularını tartışılacağı ve çok yararlı sonuçlar doğuracağına inandığımız; bizim de şuan yaptığımız çalışmalar önemli ışık tutacak bir toplantı olacak” şeklinde konuştu.

Üniversite yönetiminde her şeyi şeffaf hale getirdik

Son yıllarda Sakarya Üniversitesi’nde eğitim-öğretim çalışmalarında birçok yeni sistem geliştirdiklerini söyleyen Elmas, bu yenilikleri şöyle sıraladı: “Üniversite yönetiminde her şeyi şeffaf hale getiren bir proje yaptık ki, kalitenin birinci adımı şeffaflık olduğu için bunu sağlamış olduk. Kalite yönetimi konusunda sistemi basitleştirecek ve sistemi bütünleştirecek; kırtasiyelerden uzaklaştıracak bir adım attık. Eğitim-öğretimde öğrenci merkezli eğitimin; öğrencinin aktif olacağı eğitimin sağlanabilmesi için özellikle ders sayılarını azaltıp, derslerin daha çok seminer, sunum, grup çalışması şeklinde işlenmesini sağladık. Diğer aktivitelerinde bol olduğu bir eğitim sistemine dönüştürerek, öğretim elemanını bunu gözleyebileceği, denetleyebileceği pozisyona getirdik.”

Türkiye’nin kronik yükseköğretim sistemi

Türkiye’nin gerçekten kronik bir yükseköğretim sorunu olduğunu söyleyen YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, Osmanlı’dan beri Türkiye’nin yükseköğretim sorunun tartışıldığını ve birçok sistem denendiğini söyledi. Her yeni yönetimin kendine göre farklı yükseköğretim sistemleri uyguladığını söyleyen Günay, birçok eleştiri yapılmasına rağmen şuana kadar en uzun süre uygulanan yükseköğretim sisteminin YÖK olduğunun altını çizdi.

Bir probleminin çözümünün mutlak doğruluğu olmadığını vurgulayan Günay, “Her çözümün birçok doğru yerleri var; birçok dezavantajı da var. Dünyanın en parlak en kalıcı çözümünü de bulsanız bile orada bir süre sonra bir sorun çıkar” şeklinde konuştu.

Üniversitelerde Özgürlük

Üniversitelerin özerkliğinin yanlış algılandığını söyleyen Günay, özerkliğin üniversitelerde akademik özgürlüğün teminatı olarak anlaşılması gerektiğini belirtti. Üniversitede özgürlüğün olup olmadığını ise, konuşma özgürlüğünden anlayabileceğimizi ifade eden Günay, bir akademisyen görüşlerini açıklamaktan korkmuyorsa; bir tehdit algılamıyorsa o üniversitede özgürlük vardır anlamına geldiğini ifade etti.

“Ödüllendirmeyi; Teşekkür etmeyi pek bilmiyoruz” diyen Günay, bir şeyi başaranı sürekli ödüllendiren bir sistem kurulması gerektiğini belirtti. Bu anlamda performans sisteminin eğitim öğretim çalışmalarında hayata geçirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Günay, geliştirilen sistemlerin kalcı olması ve sürekliliği için başarının ödüllendirmenin önemli olduğunu ifade etti.

Sistemler kurmak kolay ama asıl önemlisi uygulanması

“Sistemleri kurmak çok kolay ama içini doldurmak zor” diyen ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel ise, uygulamada ortaya çıkan sorunlara işaret etti. Türkiye’de üniversitelerin YÖK’ün mevzuat ve yönetmeliklerine tabi olduğunu hatırlatan Öztemel, bunun yanında yasalar ve mali yükümlüklerin üniversiteler için bağlayıcı olduğunu belirtti. Öztemel, “Ancak, bütün üniversitelerin aynı mevzuat ve aynı kısıtlamalara tabii olduğu düşünülürse; bir şeyler yapan üniversite ile bir şeyler yapmayan üniversite arasında da bir fark söz konusu olduğuna göre demek ki, bu mevzuat kapsamında kalma şartıyla da bir şeyler yapılabilir” dedi.

Her şeyi devletten beklememek gerektiğini belirten Öztemel, “Artık Türkiye’de devlet üniversiteleri de kendi gelişim modellerini ortaya koyup kendi imkanlarını ve kaynaklarını kendileri oluşturarak yasaların ve mevzuatın ortaya koymuş olduğu kısıtlamalardan mümkün olduğunca bu yolla sıyrılmaları gerekir” dedi.

Yeni bir model ortaya konulmalı

Üniversite eğitiminde yeni bir model ortaya koyulması gerektiğini söyleyen Öztemel, “Bu modelin temel direklerinin olması lazım. Hep beraber bu direkleri oluşturabilirsek, modeli de bu direklerin üzerine oturtabilirsek, sağlıklı bir zemin olmuş olur. Ondan sonra o modelin her bir parçasının içerisine nasıl dolduracağımızı düşünebiliriz” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından ilk oturumda söz alan SAÜ’den Prof. Dr. Harun Taşkın, Yrd. Doç Dr. Tuba Canvar Kahveci ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Doç. Dr. Atilla Arıkan; Yükseköğretimde Yeni Arayışlar başlığı altında birer sunum yaptılar. Öğrenme Çıktıları ve Eğitimde Teknoloji Kullanımı başlıklı diğer oturumlarda ise, Sakarya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Orhan Torkul, Yrd. Doç. Dr. Neşe Güler, Öğr. Gör. Dr. Elif Dülger, Prof. Dr. Aytekin İşman ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan yaptıkları sunumlarla görüşlerini katılımcılarla paylaştılar. Çalıştay, çalışma gruplarının sonuçlarının tartışıldığı panel ile sona erdi.

30/06/2012 – AB

2 kez görüntülendi.
01 Temmuz 2012 - 6:56