Work And Travel Deneyimlerini Paylaştılar

20 Kasım 2015

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) tarafından “Work And Travel” isimli bir etkinlik düzenlendi.

SAÜ Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Gizem Frit Amfisinde gerçekleştirilen etkinlikte,  GSF Resim Bölümü öğrencilerinden Bilge Artuç ve Seren Doğan deneyimlerini paylaştı.

Work And Travel programının, Amerika Birleşik Devletleri’nin resmi izniyle gerçekleştirilen, binlerce öğrencinin katıldığı kültürel bir değişim programı olduğunu ifade eden Doğan,  “Work and travel, 1961’den bu yana ABD Dış İşlerinin sürdürdüğü, üniversite öğrencilerinin yaz tatillerini geçici bir süre ile Amerika’da hem çalışıp, hem de seyahat edebilecekleri bir hizmettir. Program, öğrencilere bir yandan İngilizce dil yeteneklerini geliştirme, pratik yapma, Amerikan kültürünü yerinde öğrenme olanağı sağlarken, diğer yandan da masraflarının belirli bir kısmını karşılayabilecekleri para kazanma imkanı sunuyor” şeklinde konuştu.

Etkinliğinin sonunda konuşmacılarla, katıldıkları program hakkında detaylı bilgi alabilmek adına bir röportaj gerçekleştirdik.

Work and travel (WAP) programı nedir?

Bizim için özgürlüğümüze ilk adımımız diyebiliriz. Bazı arkadaşlar oraya sadece İngilizcelerini geliştirmek ya da para kazanmak amacıyla gidiyorlar. Biz sadece kendi hayatımızda biraz ilerleme kaydetmek için, farklı şehirler görmek için gittik.

Başvuru sürecinde neler yapmak gerekiyor?

Birçok şey yapmak gerekiyor. Bizden sağlık raporu, transkript gibi çok sayıda belge istediler. Erken başvuruda da bizim şirketimiz 100 dolar indirim yapıyordu. Biz zaten erken başvuru yaptık. Başvurudan sonra bir teste tabii tutulduk. Kayıt yaparken de bizi bir İngilizce sınavında değerlendiriyorlar.  Bu sınavda konuşma (Speaking) yaptırıyorlar. İngilizce seviyemiz yetersiz ise kesinlikle kaydımızı almıyorlar. B1 seviyesinde olmak gerekiyor. Konuşma dilinde kendinizi ifade edebilecek düzeydeyseniz herhangi bir sıkıntı çıkmıyor. İş görüşmesine gittiğimizde de bizimle İngilizce konuştular, test ettiler.

WAP programına kimler katılabiliyor?

Üniversitelerin hazırlık, 1, 2, 3 ve 4’üncü sınıflarında okuyan tüm öğrenciler; turizm, mütercim tercümanlık bölümlerinde okuyan meslek yüksekokulu öğrencileri ve not ortalaması 4 üzerinden en az 2 olan öğrenciler katılabiliyorlar. Ortalaması 2’nin altında olanların ise İngilizceleri iyiyse gitmelerine imkan tanınabiliyor. Yaş aralıkları 18-26 olan öğrenciler katılabiliyor. Yüksek lisans öğrencileri, açıköğretim İngilizce öğretmenliği bölümü öğrencileri de bu programa başvurabiliyorlar.

İş olanakları neler? Hangi iş pozisyonlarında çalıştırıyorlar?

Biz ‘housekeeping’ yaptık. Ama cankurtaran ve garsonluk da yapabiliyorsunuz veya organizasyon işlerinde çalışabiliyorsunuz.

Siz işinizden memnun kaldınız mı?

Evet, biz çok memnun kaldık.

İş pozisyonları genellikle insanlarla iç içe olacak nitelikte olmuyor. Bu dezavantaj sayılabilir mi?

Biz genelde çalışanlarla iletişim halindeydik. Müşterilerle denk geldiğinde çok az iletişim kurma imkanımız oldu ama orada da İngilizcemizi geliştirdik. Biraz kendi çabalarımızla da geliştirdik. Orada yabancı arkadaşlar edindik.

Yabancı dilin gelişimi için bu programa kaç kere katılmak gerekiyor? Bir kere katılmak yeterli mi?

Ne istediğinize bağlı. Bize yeterli oldu. Zaten konuşma dilinizi geliştiriyorsunuz orada. Daha fazlası için bir dil kursuna katılabilirsiniz diye düşünüyorum.

Şirket seçiminde nelere dikkat ettiniz?

Biz bir arkadaşımızın önerisiyle gittik. Daha önce gidenlerin önerilerini dinledik.

Kaldığınız süre boyunca bir sıkıntı yaşadınız mı?

Hayır. Kesinlikle yaşamadık. Zaten şirketimiz sürekli bizimle iletişim halindeydi. Her konuda sürekli mailleştik. Bir de oradaki sigorta şirketimizle de sürekli haberleştik. Devamlı bizim her ay ne yaptığımızı liste gönderiyorlardı, dolduruyorduk.

Öğrenci iş konusunda verimsiz kaldığında veya herhangi başka bir sorun yaşandığında yeni iş imkanı sağlanabiliyor mu ve bu doğrultuda diğer imkânlar için de yardım söz konusu oluyor mu?

Evet, öyle bir durum söz konusu olduğunda değişiklik yapılabiliyor. Şirket bu konuda herhangi bir sıkıntı çıkartmıyor.

Barınma imkanınız kim tarafından sağlandı?

Onu gittiğimiz işyeri sağladı. 2 ay yurtta kaldık. Okullar açılmaya başlayınca da bizi otele aldılar. 1 ay kadar da otelde kaldık. Ücret bize aitti.

Bu program sonunda şirketiniz veya oradaki işvereniniz tarafından süreci tamamladığınıza dair herhangi bir belge veriliyor mu?

Hayır, maalesef verilmiyor.

Work and travel öğrencileri olarak Amerikan halkının size karşı negatif bir tutumu oldu mu? Veya siz orada bir ırk ayrımcılığına maruz kaldınız mı?

Hayır, kesinlikle olmadı. Mesela üniversitenin yurdunda kaldık ve bu süreçte üniversitenin güzel sanatlar fakültesine girme imkanımız da oldu. Bizi çok güzel karşıladılar, ilgilendiler. Oradaki her şeyi kullanabilmemize müsaade ettiler. Gerçekten çok sıcakkanlı insanlardı.

Sizce çalıştığınız işten hak ettiğiniz ücreti aldınız mı ve bu ücret programın ‘travel’ yani gezi kısmınının masraflarını karşıladı mı?

Aldığımızı düşünüyoruz. Türkiye ile kıyaslarsak kesinlikle aldık. Travel kısmına da gayet yetti. Şirketimizle giderken saat başı ücretimiz 2.6 dolar, mesai saatimiz de 11 dolardı. Oraya gittiğimizde bize otel tarafından kuralların yazılı olduğu bir çıktı verildi. Onun üzerinde de saati 9 dolar, mesaisi 13 dolar yazıyordu. Zaten biz ilk başta düşük fiyatta gitmiştik ama oraya gidince otelin imkanlarının çok iyi olduğunu gördük. Zaten Amerika’nın asgari ücreti 8 dolar. Daha aşağısını ödeyemiyorlar. 3 ay çalıştık, 1 ay gezdik (travel) yaptık.

Nereleri gezdiniz?

Minnesota’yı oldukça fazla geldik. Minneapolis’e gittik. Müzeleri gezdik. Bazı arkadaşlar batı tarafını tercih etti. Biz uçuşumuzu New York’tan yapacaktık, o yüzden New York çevresini dolaştık. Daha mantıklı geldi.

Önerileriniz var mı? Tavsiye ediyor musunuz?

Tabiiki evet. Kesinlikle gitmeleri gerekiyor. Her şeyden önce insana bir özgüven katıyor. Biz 2 kişi gittiğimiz için birbirimizi destekliyorduk ama tek başına gitmek bambaşka bir şeydir diye tahmin ediyoruz. Özgüvenimiz çok yükseldi. İngilizcemizi geliştirdik. Bizim için de bu çok önemliydi. Şuan rahatlıkla konuşabiliyor ve anlayabiliyoruz.

19/11/2015 – E. Ulutaş

17 kez görüntülendi.
20 Kasım 2015 - 13:30