Van Depreminin Gerçekleri

29 Kasım 2011

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Naci Çağlar ve Doç. Dr. Erkan Çelebi Van Depremi ile ilgili çarpıcı ayrıntıları gözler önüne serdi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Naci Çağlar ve Doç. Dr. Erkan Çelebi  Van-Erçis’te meydana gelen deprem sonrası bölgede incelemelerde bulundu. Çağlar ve Çelebi yaptıkları kapsamlı incelemeler sonucunda depreme maruz kalan binaların durumu hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu.

Binalar Yönetmeliğe Uygun Değil

Erciş depremiyle yıkılan veya hasarlı olan binaların yönetmeliğe uygun olmadığını ifade eden Doç. Dr. Naci Çağlar, “Göze çarpan en önemli sorunlardan biriside, malzeme dayanımının çok çok kötü olmasıydı. Betonarme yapının iki ana malzemesinden biri olan beton malzemesi maalesef bu bölgede çok kötüydü. Beton dayanımı istenilen değerin çok altındaydı. Bu yüzden meydana gelen hasarın yoğunluğunda, bu olumsuzluğun önemli bir katkısı olduğunu gözlemledik” dedi.

Kötü İşçilik

Depremde bir diğer yıkıcı etkinin de kötü işçilik olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çağlar, “Yapılardaki işçilik, çok özensiz ve düzensiz. Eğer yönetmeliğe uyulsaydı bu tarz hasarların olması beklenmezdi” dedi. Çağlar, yönetmeliğe uyulması durumunda can kaybının olmayacağını, binaların hasar görse dahi yıkılmayacağının altını çizdi. En önemli sorunlardan birinin bilinçsizce yapılan yapılar olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çağlar, “Betonda kullanılan malzemeler boyutlarına uygun olarak seçilmemiş, iyi elenmemiş ve temizlenmemiş. İçinde başka malzemeler olduğu içinde beton bütünlüğü oluşturulmamış. Her ne kadar binalar ayakta kalmış olsa da, bunlar depreme dayanıklı anlamına gelmiyor maalesef. Donatı yerleştirilmesi bilinçsizce ve yetersizce uygulanmış. Dolayısıyla, binalardaki hasarlar, oluşması beklenen yerlerde değil de oluşması istenmeyen yerlerde oluşmuş. Bu durum da yapılar için çok ciddi olumsuzları peşinden getiriyor” dedi.

Onarım Çözüm Değil

Deprem sonrası binaların onarılabileceğini, depreme karşı güçlendirilebileceğini söyleyen Doç. Dr. Çağlar, “Fakat güçlendirmeyi tavsiye etmiyoruz. Çünkü burada ciddi hasarlar var. Beton dayanımı olması gerekenin çok altında” dedi.

Doç. Dr. Erkan Çelebi de “İncelediğimiz bazı deprem yönetmeliğine uygun yapılarda kolon dipleri patlamıştı. Bu durumda boyuna donatı burkuluyor ve içindeki çekirdek beton parçalanıyor. Böyle yapı onarılmaz. Çünkü bütün kolonları patlamış” dedi.

Doç. Dr. Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapı çok şiddetli bir depremde hasar alır ama hasar noktaları kolon uçlarında oluşmamalı. kiriş uçlarında oluşmalı. Kiriş uçlarında hasar oluşmuş ve ayakta kalmış hiç bir yapı görmedik. Hepsi kolon uçlarında oluşmuş. Yani deprem yönetmeliği son derece basit bir dille diyor ki, kuvvetli kolon, zayıf kiriş ilkesine göre depreme dayanıklı yapılar yapın. Bizde tam tersi oluşmuş. Kiriş kuvvetli olunca, kolon taşıma gücünü kaybetmiş” dedi.

Ulaşım Analizi

Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği olarak hazırladıkları deprem raporunda ulaşım analizine de yer verdiklerini dile getiren Çağlar, diğer deprem raporlarında ulaşım analizine pek dikkat edilmediğini vurgulayarak “Biz raporda bunu da dikkate aldık. Ve çok önemli katkılarda bulunduğunu düşünüyoruz” dedi. Çağlar, insan hayatı açısından, müdahale acısından ulaşım çok önemli bir husus olduğunun altını çizdi.

Tasarım Hataları

İnşaat mühendislerinin yapmış oldukları tasarım hatalarından bahseden Doç. Dr. Erkan Çelebi “Tasarım hataları en çok karşılaştığımız hatalardan birisi. Özellikle Van-Erciş’te gördüklerim içerisinde asmolen döşeme sistemleri yaygın olarak yapılarda kullanılmış. Yani tabla genişliği diğer döşemelere göre daha az olan içinden kirişler geçen dolgu bloklu döşeme türünden bahsediyorum. İncelediğimiz bazı yapılarda tek yönde çalışan asmolen döşemeler kullanılmış. Yani bunun anlamı şu: Tek doğrultuda yeterli dayanıma sahip olan bu asmolen döşemeler, diğer doğrultuda yatay yükü düşey elemanlara aktarmada zayıf kalmış ve deprem yönetmeliğinin bu tip döşemelerde ön görmüş olduğu ek önlemler alınmayınca yapının bütün kolonları özellikle temel birleşim noktalarında ciddi hasarlar görmüş” dedi.

Doç. Dr. Çelebi, nasıl olması gerektiği hakkında ise ” Perde duvarlar etkili. Perde duvarlar konulması lazımdı. Bazı yapılarda kullanılmış olsa bile çok yetersiz kalmış” dedi.

Hatalar Zinciri

“Burada hatalar zinciri var. Hatalar zincirini oluşturan birçok halka var” şeklinde konuşan Doç. Dr. Çelebi, bu halkaları; “İnşaat mühendislerinin sorumlu olduğu tasarım hataları, denetim eksikliği ve inşaat işçilerinin kalifiye yetersizliğinden kaynaklanan imalat hataları” şeklinde sıraladı. Çelebi, binaların çökmesindeki en büyük nedenin beton kalitesinin düşük olmasının yanı sıra, tasarım ve donatı işçilik hataları olduğunu söyledi.
Betonarme Yapı Yapamıyoruz

Sonuç olarak deprem yönetmeliğine uygun betonarme yapı yapamıyoruz açıklamasında bulunan Doç. Dr. Erkan Çelebi, “Burada toplumsal suç ortaklığı var. İşçisinden mühendisine, denetleyicisinden belediyedeki sorumlusuna kadar herkesin hataları var” dedi. Yapı denetim firmalarının işleyiş mekanizmasında sorunlar olduğunu dile getiren Çelebi, “Yapı denetim firmaları daha liyakatli ve sorumlu ellere bırakılmalı. Gerektiğinde, özellikle üniversitelerden de ciddi danışmalık desteği alınmalı” dedi.

29/11/2011 – YC

6 kez görüntülendi.
29 Kasım 2011 - 8:36