Uluslararası Türk Cezayir Konferansı Başladı

15 Kasım 2017

Sakarya Üniversitesi ve Cezayir Souk Ahras Üniversitesi ile ortaklaşa düzenlenen “2. Uluslararası Türk Cezayir Konferansı” başladı.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde 14-15 Kasım tarihlerinde yapılacak konferansın açılışına Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, SAÜ Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Şan, İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı ve İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Uysal, Souk Ahras Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rida Selatnia ile araştırmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

SAÜ uluslararası bir üniversite

Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu yaptığı açılış konuşmasında Sakarya Üniversitesi’nin büyük ve köklü bir üniversite olma yolunda hızla ilerlediğini belirterek, birçok uluslararası öğrencinin eğitim gördüğü SAÜ’nün özellikle Afrika ve Balkan ülkelerinden gelen öğrenciler ile uluslararası bir üniversite olma kimliğini kazandığını söyledi. Uluslararası öğrenciler ile Türk öğrencilerin kaynaşması adına yapılan projeler ve çalışmaların kendileri açısından sevindirici olduğunu dile getiren Vali Balkanlıoğlu, “Bütün İslam âlemi kardeşlik temelinde birlik ve beraberliğini sağlayabilse dünyanın süper gücü oluruz. İnşallah bu sayede hocalarımız, öğrencilerimiz bir araya gelir. Üniversiteden, gençlerden yayılan sinerji ile geleceğe umutla bakarız. İnşallah tekrar dünyanın en gür ve en güçlü sesi bizim sesimiz olur” dedi.

İşbirliklerine önem veriyoruz

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas da konuşmasında ülkeler arasında eğitim alanında yapılan işbirliklerini önemsediklerini belirterek, “İslam ülkeleri arasında kalite, akreditasyon, eğitim-öğretim ve araştırma süreçlerinde işbirliği için adımların atılması gerekiyordu ve bu adım atıldı” dedi.

İslam ülkeleri arasında farklılık olduğunun dile getirildiğini ve bu nedenle işbirliklerine çekinceyle bakıldığını ifade eden Rektör Elmas, “Müslüman olduğumuz halde hepimiz aynı hedefe maalesef gidemiyoruz. Ama eğitim alanında yapılan çalışmalar ve iş birlikleri bu farklılıkları da kolayca giderebilir. Bu yüzden bu konuya çok önem veriyoruz. İki ülke işbirliği yapacaksa, eğitim-öğretim ve araştırma süreçlerinin açık ve şeffaf bir şekilde yapılması gerekiyor” diye konuştu.

Müslüman toplumlardan kopartıldık

Prof. Dr. Mustafa Kemal Şan da konuşmasında düzenlenen konferans ile Cezayir ve Türk toplumları arasındaki kökü çok eski zamana dayanan ilişkilerin köprüsünü yeniden kurma fırsatını bulduklarını söyledi. Prof. Dr. Şan, “Ortak devletimiz olan Osmanlı Devletini kaybetmemizden sonra Türk ve Cezayir toplumları farklı deneyimler ve gelişmeler yaşayarak bugünlere geldiler. Biz Türkler yaşadığımız radikal modernleşme ve batılılaşma politikaları ile Osmanlı döneminde kardeşlik bağımızın olduğu Müslüman toplumlardan kopartıldık. Aynı medeniyeti birlikte yükselttiğimiz Arap ve Müslüman toplumları arasında aşılamaz duvarlar inşa ettik. Küresel emperyalizmin buyruğu altına giren Arap ve Müslüman devletlerde kendi toplumlarını biz Türklere kapattılar” dedi.

İzolasyon dönemi olarak bahsettiği bu dönemin yaklaşık yüz yıl devam ettiğini kaydeden Şan “Bu coğrafyada varlığını sürdürmek isteyen toplumlarda büyük direniş ortaya çıktı. Ancak maalesef içinde yaşadığımız coğrafya hala istikrara kavuşamadı. Coğrafyamızın batılı güçler tarafından yeniden tasarlanmaya çalışıldığı, kendi kaderimizi kendi inisiyatifimiz ile çizeceğimiz bu dönemde bu konferansın anlamı bir kat daha artmaktadır” ifadelerini kullandı.

Güzel bir adım

Souk Ahras Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Rida Selatnia ise böyle bir konferansta bulunmaktan dolayı gurur duyduğunu belirterek, organizasyonun iki toplum arasındaki ilişkileri daha çok pekiştirdiğini ve iki ülke arasındaki işbirlikleri için güzel bir adım olduğunu dile getirdi.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Uysal da konuşmasında iki ülke arasında ciddi bir problemin olmadığını ifade ederek, bu doğrultuda çok güzel çalışmaların ve işbirliklerinin yapılabileceğini söyledi.

Kimlik ve kültürel farklılık

“Kimlik ve kültürel farklılık” temalı konferansta sosyal, tarihsel, ekonomik, politik nedenleri ve sonuçları bulunan karmaşık kültür ve kimlik olgusunun ele alınması ve bunların bilimsel bir zeminde tartışılması amaçlanıyor.

15/11/2017 MEÖ

 

 

 

 

 

112 kez görüntülendi.
15 Kasım 2017 - 10:34