Türkiyeli Yabancı Savaşçılar

22 Ekim 2015

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi tarafından ‘Türkiyeli Yabancı Savaşçılar’ isimli bir panel düzenlendi.

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORMER) tarafından düzenlenen ‘Türkiyeli Yabancı Savaşçılar’ isimli panel, 21 Ekim Çarşamba günü ORMER Kudüs Salonu’nda gerçekleştirildi.  

SAÜ Siyasi Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş ve Arş. Gör.  Selcan Özdemirci’nin konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte Türkiyeli yabancı savaşçıların tarihsel dönüşümü, kimlik profilleri ve radikalleşme dinamikleri konuları masaya yatırıldı.

Türkiyeli savaşçıların, 60’lı yılların sonunda, başka ülkelere savaşmaya gittiğini söyleyen Arş. Gör. Selcan Özdemirci, “Türkiye’den, ilk kez toplu halde savaşa gidenler Filistin’e gitti. Bu savaşçılar, ezilen Filistin halkının yanında olmaya giden sol ideolojiye bağlı gençlerdi” dedi. 80’lı yıllarda ise Türkiyeli yabancı savaşçıların katılım profillerinde değişikler olduğunu ifade eden Arş. Gör. Özdemirci, “Bu dönemde Türkiyeli yabancı savaşçıların savaşa katılma konusunda en büyük neden din konusundur. İslami cihad hareketlerinin etkisini bu dönemde görüyoruz. Türkiyeli savaşçılar, 90’lı yıllarda da Bosna-Hersek, Çeçenistan ve Afganistan’daki savaşlara katılım gösterdiler” diye konuştu.

Geçmişten günümüze Türkiyeli yabancı savaşçıların radikalleşme süreçleri hakkında değerlendirmelerden bulunan Doç. Dr. Tuncay Kardaş da, Türkiye’nin terör konusuna yabancı olmadığı, ASALA ve PKK gibi terör örgütleri ile mücadele ettiğini söyledi.

Suriye ve Irak’taki iç savaşa en çok katılımın Adıyaman’dan olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kardaş, Adıyaman’ı Bingöl, Ankara, Batman, Diyarbakır, Adana ve Muş illerinin takip ettiğini belirtti. Suriye ve Irak’taki iç savaşa katılanların yaşları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Kardaş, “Bizim örneklerimizde yaş aralıkları 20 ila 30 arasında. Ancak son dönem katılımlarda bu yaş gittikçe düşüyor. 16 yaşa kadar düştüğünü söyleyebiliriz” dedi.

Doç. Dr. Kardaş Türkiyeli yabancı savaşçıların ekonomik durumu ile ilgili, “Batıdan katılanların kalburüstü diyebileceğimiz orta ve alt orta sınıfa ait kişilerden oluştuğunu görüyoruz. Batı’da nispeten ekonomik durumu iyi olanlar, Doğu’da ise katılanların ekonomik durumlarının biraz daha aşağılarda olduğunu görüyoruz. Savaşa ülkemizden çeşitli meslek gruplarında bulunan insanlarında katıldığını görüyoruz. Bunların arasında esnaf, avukat dahi var. Hatta ODTÜ’lü Astrofizik Bölümü öğrencisinin de IŞİD’e katıldığını biliyoruz” diye konuştu.

Türkiyeli savaşçıların tercih ettikleri grupların başında IŞİD'ın ön plana çıkmasına rağmen El-Nusra Cephesine katılanların da bir hayli fazla olduğunu belirten Doç. Dr. Kardaş, "İslamcı gencin yoğun olduğu, Kürt nüfusunun da yoğun olduğu ancak ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından zayıf olan Kürt coğrafyasından katılımların, Batı coğrafyasından katılanlardan daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Gönül ilişkileri noktasında sorun yaşayıp gidenler de var. Bar fedaileri, içki, uyuşturucu ortamlarından inanılmaz geniş bir yelpazede katılımların olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 3 milyon kişinin IŞİD’in kutsal savaş yürüttüğüne inandığının altını çizen Doç. Dr. Tuncay Kardaş, “3 milyon insan inanılmaz bir rakam. 3 milyon insan arasından bini radikalleşse bu bin kişiden de yüz kişisi intihar saldırısı olarak savaşa kendini adasa korkunç sonuçlar ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

3 kez görüntülendi.
22 Ekim 2015 - 10:56