Türkiye’de Patent Kültürü Gelişmemiş

04 Nisan 2012

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Bilim ve Teknoloji Topluluğu tarafından düzenlenen Patent ve Arge konulu konferansa Türkiye Patent ve Marka Vekilleri Meclis Başkanı M. Kaan Dericioğlu konuşmacı olarak katıldı.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde 3 Nisan’da gerçekleştirilen konferansa çok sayıda öğrenci ve akademisyen katıldı.

Dünyada ve Türkiye’de birçok sanayi kuruluşuna patent konusunda danışmanlık yapan, akademik çalışmaları ve sosyal faaliyetleriyle patent kültürünün Türkiye’de yaygınlaşmasına öncülük eden isimlerden olan Dericioğlu, patentin geçmişi, başvuru koşulları ve dikkat edilmesi gereken konular hakkında patent almak isteyen mucitlere bilgi verdi.

Türkiye’de ilk patent yasası 1879 yılında çıktı

Patent Türkiye’de az bilinen bir konu olduğunu dile getiren Dericioğlu, ancak birçok ülkeye göre Türkiye’deki patent yasasının çok eski bir geçmişi olduğunu ifade etti. Türkiye’de ilk patent yasasının 1867 yılında çıkarıldığını söyleyen Dericioğlu, “1879 yılından beri patent yasamız var. 1995 yılında yenilendi. Ancak çok geç yenilendi; bu patent kültürünün henüz yerleşmediğini gösteriyor” dedi.

Patent kültürümüz yok

Türkiye’de ciddi bir buluş yapan kişi potansiyeli olduğunu belirten Dericioğlu, ancak yapılan buluşları patent olarak tescil ettirmekte çok büyük sıkıntılarımızın olduğunu vurguladı. Türkiye’nin değişik yerlerinde dolaştığını ve farklı bölgelerde birçok mucit ile karşılattığını aktaran Dericioğlu “Bu buluşlara patent alma konusunda bir kültürümüz yok. Anadolu buluş konusunda çok zengin ancak bunları patent sayılarına yansıtamıyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de patent kültürünün yerleşmediğinin en önemli göstergesinin istatikseller olduğunu dile getiren Dericioğlu, Dünya Fikri Haklar Enstitüsü’nün her yıl yaşayan patent sayısını yayınladığını ve Türkiye’nin bu konuda çok gerilerde olduğunu aktardı. Dericioğlu, “2009 istatistiklerine göre Türkiye’de yaşayan patent sayısı 7 bin 469 iken, komşumuz Yunanistan’da 32 bin, Ukrayna’da 26 bin, Güney Kore’de 390 bin, Çin’de 591 bin, Japonya’da 1,5 milyon ve ABD’de 2 milyon patent sayısı var” dedi.

Fikirlere de ürünlere de patent verilmez

“Patentin konusu buluştur” diyen Dericioğlu, Türkiye’de ürüne patent alınır şeklinde yanlış bir algı olduğunu; ürüne değil buluşa patent verildiğini belirtti.  Dericioğlu, şöyle konuştu: “Ürüne patent verilmez. Buluşa verilir. Bir ürün üretirsiniz, o ürünün içinde 17 buluşta olur, 25 de.”

Fikirlere patent alınabilir mi, şeklindeki bir soruya cevap veren M. Kaan Dericioğlu, fikir ile ifade konusunda ince bir çizgi olduğunu; fikirlerin biçimlenmemiş, salt düşünceler olduğunu söyledi. Dericioğlu, şöyle konuştu: “Fikir henüz biçim elde etmemiş bir eylemdir. Öyle bir buluş yapacağım ki; denizde, karada, havada giden bir araç olacak ve hiç benzin kullanmadan, su ile çalışacak. Bu sadece bir fikir; henüz ifade edilmemiş. Bunu ifade ettiğiniz zaman ancak patent alabilirsiniz.”

Fikirlerin değil, fikir ürünlerinin korunduğunu söyleyen Dericioğlu, “Çünkü fikri ifade etmediğiniz için ne olacağı belli değil; patent için bir fikri ayrıntılı anlatmanız gerekli. İfadelerin bir adı olur, fikirlerin değil” şeklinde konuştu.

Fikirlerinizi kimseyle paylaşmayın

Patent sayesinde ürünlerin korunduğunu ancak fikirlerin korunamadığını aktaran Dericioğlu, fikrilerini korumak isteyenlere: “Fikirlerinizi korumak istiyorsanız; kimseye söylemeyin. Bu, en gerçekçi yaklaşım.” tavsiyesinde bulundu

“Patent almak için buluşunuzu kağıt üzerine öyle bir yazmanız gerekir ki, onu okuyacak uzman, bunu açık ve net olarak anlamlı” diyen Dericioğlu, patentlerin sadece başvurudaki açıklamalara bakılarak verildiğini, bu yüzden başvuruların ayrıntılı olarak anlatılması gerektiğini ifade etti. Bu konuda bir örnek veren Dericioğlu, “Bir bulaşık makinesi düğmesi için bile, 38 sayfa açıklama yazılmış” şeklinde konuştu.

En çok patent diş fırçaları için alınıyor

En çok tüketilen sanayi ürünlerinin aynı şekilde çok fazla patenti olduğunu dile getiren Dericioğlu, patent konusunda ilk sıralarda ‘diş fırçaları’ olduğunu söyledi. Dericioğlu, şunları aktardı: “En çok patent alınan konulardan biri diş fırçalardır. Erkeklerin günlük kullandıkların tıraş bıçaklarında 16 bin patent sayısı saydım. Her yıl binlerce öğrenci olduğunu düşünürsek, kurşun kalemlerle ilgili ne kadar patent alınabileceğini düşünün.”

Patent başvurusu yaparken, yapılan buluşla ilgili daha önceden daha önceden ilan edilen binlerce patent başvuru olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Dericioğlu, “Bu anlamda patent başvurusu yaptığınızda, mevcutları içinde farklı olduğunu net ve ayrıntılı açıklamanız lazım” dedi.

Patent almadan önce buluşunuzu açıklamayın

Patent başvuruları ve süreci hakkında bilgi veren Dericioğlu, bu süreci şöyle açıkladı: “Başvurular yapıldıktan sonra denetlenir. Her patent başvuru yayınlanır ve topluma sunulur. İnsanlar 6 ay süreyle ilgili başvuru hakkında görüş bildirebilir ve eleştiri getirebilir. Uzman kişi her şeyi göremeyebilir. Örneğin, ABD’ye verilen bir başvuru kabul edilirken, Almanya’dan red cevabı alabilir. ABD’de bir buluş yapılmış ama Türkiye’de koruma almadıysa, Türkiye’de patent alabilir ama ABD’ye ihraç edemez”

Esas önemli olanın yapılan buluşun daha önce dünyanın hiçbir yerinde açıklanmamış olması olduğunu dile getiren Dericioğlu, bu konuda şunları anlattı “Hatta kendi yayınladığınız buluşun bile patentini alamazsınız. Bu konuda yaşanmış bir olayı aktarmak istiyorum. Daha önce buluş yapan kişi bunu birkaç ülkede sempozyumlarda ve dergilerde açıklamış ve daha sonra patent başvurusu yapıyor. Ona patent vermediler. Hatta cevap olarak da ‘siz kendi yayınlarınızda bu konuda açıklama yapmışsınız’ şeklinde cevap verildi. Yani önce patent başvuru yapılır daha sonra açıklama yapılır”

Patent almak para harcamak demektir

Her buluş için ayrı bir başvuru yapılması gerektiğini dile getiren M. Kaan Dericioğlu, toplu başvurularla yapıldığında sadece bir başvuruya patent verildiğini ve her başvuru için ayrı ödeme yapılması gerektiğini dile getirdi.

Yapılan buluşa hangi ülkede koruma isteniyorsa o ülkeye başvuru yapılması gerektiğini dile getiren Dericioğlu, “10 ülkeye başvuruya yaparsanız, bu 10 başvuru, 10 inceleme raporu ve 10 araştırma raporu demektir” şeklinde konuştu.

Tek tek başvuru yapmak yerine birçok ülkeye aynı anda başvuru yapılan sistemlerin olduğunu aktaran Dericioğlu, “Avrupa sistemi Türkiye dahil 38 ülkede geçerli. Uluslararası sisteme başvurursanız bu patent 134 ülkede geçerli veya sadece Türkiye’ye başvurarak, Türkiye içinde koruma sağlayan patent alabilirseniz” diye ifade etti.

“Patent başvurusu ucuz değildir” diyen Dericioğlu, bir patentin yazımı ve başvurusu dahil yaklaşık 5 bin ile 7 bin Türk Lirası arasında bir maliyeti olduğunu belirtti. TÜBİTAK’ın patent başvurularında 3 bin Türk Lirası hibe desteği verdiğini dile getiren Dericioğlu, “Patent almak para harcamak demektir” şeklinde konuştu.

04/04/2012 – AB

5 kez görüntülendi.
04 Nisan 2012 - 11:35