Türkiye Sekülerleşiyor

20 Kasım 2015

Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen konferansa katılan Volkan Ertit, sekülerleşmenin laikleşme ve dinsizleşme olmadığını belirterek Türkiye’nin sekülerleştiğini söyledi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından “Sekülerleşme ve Endişeli Muhafazakârlar” isimli bir konferans düzenlendi. Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans Programı “Kültür Kuramı” dersi kapsamında düzenlenen konferans, SAÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Gizem Frit Amfisinde gerçekleştirildi. Etkinlikte, Araştırma Görevlisi ve sosyolog Volkan Ertit konuşmacı olarak yer aldı.

Etkinlikte, Volkan Ertit’in “Sekülerleşme ve Endişeli Muhafazakarlar” adlı kitabı konu edildi. Konuşmasına sekülerleşmeyi tanımlayarak başlayan Ertit, “Sekülerleşme belli bir zaman dilimi içerisinde dinin, dinimsi yapıların, halk inançlarının ve batıl inançların toplumsal düzeydeki prestijlerinin ve topluma etki etme güçlerinin göreceli olarak azalması demektir” şeklinde konuştu.

Sekülerleşmenin sadece İslam’dan ve Kur’an’dan bahsetmediğini vurgulayan Ertit, doğaüstündekileri ve kutsallıkları kapsadığını belirterek “Sekülerleşme, Türkiye’de genel olarak dinsizleşmek olarak algılandı. Ya dindarsındır, ya sekülersindir. Böyle bir dünya olamaz” dedi.

Sekülerleşme laikleşme değildir

Sekülerleşmenin laikleşme, dinsizleşme ve aydınlanma olmadığını ifade eden Ertit, konuya ilişkin olarak şunları söyledi: “Laikleşme dediğimiz şey, siyasi bir ilke ve projedir. Laiklik, din ve devletin birbirinden ayrı olduğu, devletin kendisine ait alanlarda dini herhangi bir şekilde referans olarak kullanmadığı siyasi sisteme denir. Sekülerleşme ise topluma aittir. Din ve toplum arasında zaman içerisinde yaşanan ilişkiyi sekülerleşme kavramını kullanarak ifade ediyorum. Tam da bu sebeple laik devletlerin de seküler toplumları olabilir ya da seküler toplumların laik olmayan devletleri olabilir.”

Türkiye’nin sekülerleştiğinin altını çizen ve bu düşüncesini örneklerle destekleyen Ertit, “Eskiden ekmek nimetti, kutsal bir şeydi. Tarım toplumunda ekmeği siz üretirdiniz. Vermiş olduğunuz bu emek, ekmeği kutsal hale getirdi. Bayat ekmekler ile tirit, ekmekli ezme, kalacuş gibi yiyeceklerin yapıldığı bir kültürümüz vardı. Şuanda ise ekmek, Türkiye’de günde 86 milyon adet üretilen bir şeye dönüştü ve bizler bayat ekmeği çöpe atarken nimeti, kutsalı çöpe atar gibi hissetmiyoruz. Çünkü makineleşmeyle birlikte ekmek kutsallığından çıkan bir şey haline geldi” ifadelerini kullandı.

Endüstriyel kapitalizmin, sekülerleşmenin hızlanmasındaki etkilerinden bahseden Ertit, bu etkileri; ekonomik alanın dinden uzaklaşması, herkesin iş gücüne dönmesi, devlet otoritesinin azalması ve yaşam standardının yükselmesi şeklinde sıraladı.

Etkinliğin sonunda Arş. Gör. Volkan Ertit, katılımcıların sorularını yanıtladı.

20/11/2015 – E. Ulutaş

Konferansın tümünü izlemek için tıklayın

 

2 kez görüntülendi.
20 Kasım 2015 - 14:22