Türkiye, Osmanlı’nın Sembolik ve Politik Devamıdır

13 Kasım 2014

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Erdem, Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun sembolik ve politik olarak devamı olduğunu ifade ederek, “Bugünkü devlet, kurumlarıyla, yapılarıyla, kanunlarıyla, bayrağıyla, gelenekleriyle dağılan Osmanlı İmparatorluğu tarafından kurulan bir devlettir” dedi.

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin (ORMER) düzenlediği “Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet İnşası” konferansı düzenlendi.

Konferansta konuşan Prof. Dr. Hakan Erdem, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemini ve bu süreçte yapılan yenilik çalışmalarının Türkiye Cumhuriyeti’ne olan etkilerini anlattı.

Bazı tarihçilerin Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemini çok yüzeysel bir biçimde ele aldığını belirten Prof. Dr. Erdem, Cezayir, Tunus, Trablus gibi birçok eyaleti yöneten ayan ailelerinin genel bir çöküşün unsurları, taşıyıcıları gibi anlatılmasının doğru olmadığını söyledi. Bu eyaletlerin zaten 19. yüzyıla kadar 150 yıldır kendi kendini yönetme geçmişi olduğuna dikkat çeken Erdem, “Tarih yazımı bizde maalesef karikatür olarak anlatılıyor. Reform, ıslahat olarak adlandırdığımız bu geçiş dönemini iyi bir şey gibi anlatıyoruz. Ödenen bedelleri anlatmıyoruz. Trablus’un ikinci fethini bizde kimse bilmiyor. Merkezileşelim, ıslahat yapılsın denirken, Mısır ordusunun İstanbul’u neredeyse alacak konuma gelmesini unutuyoruz” diye konuştu.

Senedi-i ittifak, merkezin zaferidir

Bu dönemin bir ittifaklar, mutabakatlar, kontratlar dönemi olduğunu vurgulayan Erdem, yeni devletin de hizipler arasındaki kavgaların ardından uzlaşma ve yazıya dökülmesi ile kurulduğundan söz etti. Merkez yönelimli Osmanlı tarihçiliğinden gelen eğilimde, ayanların muhatap kabul edilerek bir şeyler verildiği anlayışı olduğunu belirten Erdem, “Ne demek ayanın taraf kabul edilmesi. Zaten vergiyi, askeri o adamlar topluyordu. Yeniçeriler gidip savaşmıyordu. Anadolu ayanı Karaosmanoğlu dediğiniz aile, 15 bin askeri alarak savaş meydanına gidiyor. Tabi ki taraf olacak. Ona bakıp ‘o kim ki padişah efendimizle anlaşma imzalasın’ denecek bir lüks içinde değiliz. Bu ayanların, derebeyi olmadıklarını unutmamalıyız. Anadolu’daki ayanlar gerçekten Anadolu’yu oluşturuyorlar. Ayanlık, halkın sözcüsü demektir. Bunların sonucunda imzalanan Sened-i İttifak, merkezi zayıflatan bir şey değil, aslında merkezin bir zaferidir. Merkezin gücünü gösterir” şeklinde konuştu.

Tanzimat Fermanı kararlarının doğal hukukun zaten gereği olan can, mal, ırz, namus güvenliği gibi temel garantileri, niçin yazılı anlaşmaya dökmek zorunda kaldığının sorulması gerektiğini ifade eden Erdem, “Tarihe eleştirel bakmak istiyorsak fermanın neden bunları işlediğini sorgulamak gerekir. Fermanın öncesinde kargaşa varmış gibi bir hava yaratılması doğru değil” şeklinde konuştu. Ortak alınan bu gibi kararlara daha sonra içerden tekrar muhalefet edildiğini anlatan Erdem, Osmanlı İmparatorluğu’nun hep bundan zahmet çektiğini söyledi. Erdem, “Oybirliğinden oy çokluğuna geçiş aslında demokrasiye de geçiştir. Bir kişilik fazla oy ile cumhurbaşkanı seçiyorsunuz. Bunun kötü tarafları olsa da iyi tarafı her halükarda bir karara varmış oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Bugünkü devlet Osmanlı tarafından kurulan bir devlettir

Bu yeni usullerle karar alan Osmanlı Devleti’nin aslında hiçbir yere gitmediğini söyleyen Erdem, Danıştay, Yargıtay gibi cumhuriyetten daha eski kurumların kuruluş yılları kutlamalarını 1800’lü yıllara dayandırmasının bu nedenle olduğuna dikkat çekti. Bunun icat edilmiş bir gelenek, keyfi bir seçim olmadığını, bu kurumların gerçek tarihleri kutladıklarını dile getiren Erdem, “Türk Ordusu için de gerçek bir tarih gerekiyorsa tarih belli. Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusunun kurulduğu tarih olan 16 Haziran 1826. Anayasa Mahkemesi hariç cumhuriyetin bütün yüksek mahkeme kurumları Osmanlı kurumudur. Bayrak Osmanlınındır. Bu, çok büyük sembolik bir devamdır. Sovyetler Birliği örneğinde de olduğu gibi yeni bir devlet kurup eski politik sistemi yıkmış olsanız, ilk değişecek şey bayrak olacaktır. Osmanlıların bayrağını, kanunların bir kısmını, itfaiyesini, zabıtasını, polisini, postanesini, jandarmasını almışsınız. Hepsi üç aşağı beş yukarı 1800’lü yıllara dayanır. Bugünkü devlet, kurumlarıyla, yapılarıyla, kanunlarıyla, bayrağıyla, gelenekleriyle dağılan Osmanlı İmparatorluğu tarafından kurulan bir devlettir” diyerek sözlerini tamamladı.

13/11/2014 – ST

2 kez görüntülendi.
13 Kasım 2014 - 15:19