Türkiye Önleyici Bir Müdahalede Bulundu

04 Mart 2015

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORMER) Müdürü Prof. Dr. Kemal İnat, Türkiye’nin Şah-Fırat Operasyonu ile gereksiz riskleri önleyici bir müdahelede bulunduğunu söyledi.

Şah-Fırat Operasyonu’nun Türkiye’nin Ortadoğu’da gereksiz risklere girmeyi istemeyen bir politika izlediğini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. İnat, Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun sınırdan uzakta, başta IŞİD ve PYD olmak üzere Suriye iç savaşının bütün aktörleri arasındaki şiddetli çatışmaların olması ihtimali taşıyan bir bölgede bırakılmasının çok büyük riskler içerdiğine dikkat çekti.

Risk vardı

“Bu karakola yapılacak herhangi bir saldırının Türkiye’yi Suriye iç savaşının doğrudan bir parçası yapma riski küçümsenemeyecek düzeydeydi” diyen İnat, IŞİD’in Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’na yapacağı bir saldırının Türkiye’yi doğrudan IŞİD ile karşı karşıya getireceğini söyledi. IŞİD’in daha önce Musul Başkonsolosluğu’na saldırdığını hatırlatan İnat, Türkiye’nin Süleyman Şah Türbesi konusunda benzer bir riske girmekten kaçınmasının doğru bir davranış olduğunu, bu şekilde Ortadoğu’da maceracı bir dış politika izlemek istemediğini gösterdiğini ifade etti.

Sınırlarını bilen bir politika

Ankara’nın, ülkesinin askeri ve ekonomik kapasitesinin sınırlarını bilen bir politika izlediğini kaydeden Prof. Dr. Kemal İnat, “Ankara bir yandan yanıbaşında büyük bir kaosa sürüklenmiş Suriye’deki gelişmelere kayıtsız kalmayıp, çatışmanın doğrudan tarafı da olmadan, dolaylı müdahalelerle bu ülkenin yeniden yapılanmasının, Türkiye’nin çıkarlarını tehdit edecek şekilde olmasını engellemeye çalışmaktır. Bunu yaparken de, Suriyeli mültecilere kapılarını açmak ve yardım etmek suretiyle, bu ülkede yaşanan iç savaşın doğurduğu insanlık dramını elinden geldiğince hafifletmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

Zamanlama önemli

Şah-Fırat Operasyonu’nun zamanlamasına dikkat çeken İnat, bunun Türkiye’nin IŞİD’e karşı artık daha etkin bir mücadele yürüteceğinin bir işareti olarak okunabileceğini kaydetti.  Yabancı savaşçılar sorununun giderek Türkiye’yi daha fazla rahatsız etmesi ve IŞİD’in bölgedeki provokatif eylemlerinin her geçen gün artması ile örgütün, Türkiye için daha tehlikeli bir hale geldiğini belirten İnat, “Böyle bir ortamda Türkiye’nin Şah-Fırat Operasyonu ile Süleyman Şah Türbesi’ni ve onu korumakla görevli askerleri, IŞİD tehdidinden ve IŞİD-YPG çatışmasının ortasından çıkarıp Türkiye sınırına yakın Eşme köyüne nakletmesi, önleyici bir müdahale olmuştur. Böylece bu örgütler karşısında Türkiye’nin rahat hareket etmesini engelleyecek muhtemel bir olumsuz gelişmeye müsaade edilmemiştir” ifadelerini kullandı.

Şah-Fırat Operasyonu’nun aynı zamanda, Türkiye’nin gerektiğinde sınır ötesi bir operasyonu yapabilecek askeri kapasiteye sahip olduğunu gösterdiğini belirten Prof. Dr. İnat, “Ancak bu tür operasyonları gerçekleştirebilecek askeri, ekonomik ve diplomatik kapasiteye sahip olmak ile yabancı ülke topraklarında uzun süreli çatışma maceralarına girmek ayrı şeylerdir. Türkiye’nin son dönemde izlemiş olduğu Ortadoğu politikası, genel olarak bu ayrımın farkında olarak hareket ettiğini göstermektedir” diye konuştu.

Çözüm süreci dikkate alındı

Operasyon sırasında IŞİD militanları ile çatışmaların yaşanmamasında Türkiye’nin askeri caydırıcılığının etkisi olduğunu belirten Prof. Dr. Kemal İnat, PYD ile herhangi bir çatışma yaşanmaması için de gerekli tedbirlerin alındığının görüldüğünü söyledi. PYD ile çatışmaya girilmemesi için alınan tedbirlerle, Türkiye’de yürütülen çözüm sürecini olumsuz etkileyecek gelişmelere de fırsat verilmediğini ifade etti.  

04/03/2015 – HAY

2 kez görüntülendi.
04 Mart 2015 - 9:28