Sosyal Medya Savaşın Ana Platformu Durumunda

01 Aralık 2014

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş, IŞİD’in yabancı savaşçı toplamak için sosyal medyayı etkili bir şekilde kullandığını söyledi.

IŞİD terör örgütü peşpeşe yaptığı kanlı katliamlarla dünya gündeminin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. IŞİD içindeki yabancı savaşçılar dikkat çekici bir şekilde dünyanın gündeminde. En son Birleşmiş Milletler, 80’den fazla ülkeden 15 bini aşkın yabancı savaşçının Irak ve Suriye’ye gittiğini bildirdi. IŞİD’e katılan yabancı savaşçılarla ilgili araştırmalar yapan Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş, yabancı savaşçılar sorunu değerlendirdi.

Yabancı savaşçılar sorunun çok karmaşık bir sorun olduğunu ve kolay kolay tanımlanamayacağını belirten Doç. Dr. Kardaş, “Herhangi bir profil bütünlüğü yok aslında, çeşit çok. Tanımlamak işine girmek de kolay değil. Genelde ideolojik ve dini terimlerle tanımlamalar yapılıyor ancak ben açıkçası bunun bizi çok ileriye götürecek bir çaba olduğunu düşünmüyorum. Gerçekten çok karmaşık bir mesele ve kolay tanımlardan kaçmak gerekir. Şöyle bir tanım getirebiliriz: örgütsel veya formel herhangi bir ağda konumlanmayan ve herhangi bir maddi getiri beklentisi içinde olmadan kendi ülkesi dışında savaşan, özellikle 20’li yaşlarda, kadın, erkek ve hatta aileden oluşan kişilere yabancı savaşçı diyoruz” diye konuştu.

Ailesi ile katılanlar var

Ailesi ile birlikte IŞİD’e katılmış kimselerin olduğunu söyleyen Kardaş, “Fransa’da IŞİD’e katılmış kişilerin sayısı bini buluyor. Bunların yüzde 15’i ailesiyle birlikte katılmış, çoluğu çocuğuyla birlikte gitmiş bulunuyor. İlginç bir şekilde bu bize onların oraya dönmemek üzere gitmiş olduğu izlenimi veriyor. Ülkesindeki dışlanmışlığın veya kendini oraya ait hissetmemenin getirdiği yaranın aslında çok derin olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Beklenmedik Kişiler Yabancı Savaşçı Olabiliyor

Yabancı savaşçıların beklenmedik profillere sahip olduğunu belirten Kardaş, “Her ülkenin kendi nüfusu içinde beklemediğimiz tipler ve profiller yabancı savaşçı olarak ortaya çıkıyor. Yani işte sadece İngiltere de yaşayan Bangladeş ve Pakistan kökenli bir insandan bahsetmiyoruz. Mesela, Peter Kassig isimli Amerikalının katlinde rol almış Fransız Maxime Houchard ve Portekiz asıllı, Paris’te yaşayan Mikhael Dos Santos isimli iki tane yabancı savaşçı. Şimdi bunlarla ilgili biraz araştırma yaptığımız zaman bunların öyle toplumun kıyısında köşesinde kalmış, dışlanmış insanlar olmadığını, meslek sahibi, eğitimli insanlar  olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

Oran çok yüksek değil

IŞİD’in sadece yabancı savaşçılarla ayakta kalan bir örgüt olmadığını ve militanları içinde yabancı savaşçıların oranının da çok yüksek olmadığını ancak buna karşın en ölümcül saldırıların bunlar tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Kardaş “Mesela Irak’ta yabancı savaşçıların IŞİD içindeki oranı yüzde 10 kadar. Ancak en ölümcül saldırıların yüzde 90’ını gerçekleştirenler de yine bunlar” diye konuştu.

Motivasyon sebepleri çok çeşitli

Yabancı savaşçıları motive eden sebeplerin çok çeşitli olduğunu belirten Kardaş “Tekil bir kategoriye indiremeyeceğimiz kadar çok motivasyon var. Bunlardan iki tanesi mesela Esed rejimine karşı mağdur ve mazlum duruma düşmüş Müslümanlara yardım etmek, yani ezilen Müslümanların yanında yer almak. Bunu yaparken de kendi vatandaşı oldukları ülkeden bu yardımı görmedikleri içni sanki göreve çağrılmış bir kişi gibi bu görevi üstlenmeye çalışan kişiler görüyoruz. Bunun yanısıra kimlik arayışı, heyecan arayışı içinde olan kişilerin de var olduğunu görüyoruz. Özellikle grup-içi ve grup-dışı statü arayışı içinde olanların varlığını görüyoruz. Dolayısıyla sadece ezilmiş insanlara yardım amaçlı insanlarla karşı karşıya değiliz. Çok çetrefilli bir kişilik yapısı ve motivasyon silsilesiyle karşı karşıyayız” diye konuştu.

Yabancı savaşçı fenomeninin yeni bir şey olmadığını, en az yüz yıllık bir mazisi olduğunu belirten Kardaş, “Herkesin bildiği İngiliz şair Lord Byron, Yunanistan bağımsızlık savaşında ölmüştür. Aynı şekilde İspanyol İç Savaşında da yabancı savaşçıların çokluğunu görmek mümkün. Ama bugünün farkı biraz da dijital medya platformlarının mesajı hiç düşünmediğimiz kişilere ulaşma kolaylığını sunması” şeklinde konuştu.

Dönerlerse ne olur?

IŞİD’e katılan yabancıların ülkelerine dönmeleri durumunda nelerle karşılaşılabileceği sorusunun Batıda tartışıldığını dile getiren Kardaş, “Doğrusu bu kişiler dönerlerse, döndükten sonra acaba kendi vatandaşı oldukları ülkelelerine ihanet edip birçok eylemlerde bulunabilirler mi sorusunun cevabı henüz yok. Bunlar dönünce ne olur sorusu herkesin sorduğu bir soru. Ama elimizde bu konuda çıkarımda bulunacak kadar henüz veri yok. Ama geçmiş örnekler bize bunların yerlerinde çok rahat durmayacaklarını da gösteriyor…Bunların bir kısmının dönmeye niyeti yok zaten. Dönen savaşçıların yeniden topluma kazandırılması, sorunun bir diğer boyutunu oluşturuyor. Fransa’da en son gidip gelmiş birisine yedi yıl hapis cezası verildi. Öte yandan mesela İskandinav ülkeleri farklı bir yol deniyor. Rehabilitasyon yöntemi ile yeniden topluma kazandırma yöntemini deniyorlar ve bunun da uzun bir süreç gerektirdiğinin farkındalar. Dolayısıyla kolluk kuvvetleriyle, aşırı güvenlikçi asayiş yöntemleriyle kalıcı bir çözüm olmadığının farkında olan ülkeler de var. Bu konuda kafalar karışık” diye konuştu.

Dijital medya araçlarını kullanıyorlar

IŞİD’in Irak ve Suriye’de kendi safında savaşan yerel kuvvetlerin haricinde yabancı ülkelerden militan toplamak için dijital medya araçlarını çok profesyonel bir şekilde kullandığını kaydeden Doç. Dr. Kardaş “SAÜ Ortadoğu Enstitüsü Araştıma Görevlisi Ömer Behram Özdemir ile yapmış olduğumuz detaylı araştırmada da değindiğimiz bir husus var: IŞİD’in yurt dışında yaşayan insanları kendi saflarına katmaya çağıran videolarına baktığımız zaman, çok profesyonel adeta bir marketing şirketinin eli değmiş, Holywoodvari yapımlar olduğunu görüyorsunuz. Medya araçlarına çok önem veriyorlar. Sosyal medya mücadelenin ana platformu olmuş durumda. Irak’ta el-Bilavi kod adlı IŞİD muhasebecisi üst düzey bir militanının ele geçirilen belgelerinden gelirlerinin önemli bir kısmını sosyal medya araçlarına ayrıldığını görüyoruz…Kimlik ve hayatta anlam kurma arayışının yanında bu platformlarda yabancı savaşçıların Suriye ve Irak’a gitmelerini kolaylaştıran en güçlü faktörün bir strüktür olarak savaşın mesajı ve bunu ileten dijital medya araçları olduğuna inanıyorum. Yaptığımız araştırmada genelde mikro ve makro güvenlikleştirme üzerinden işleyen ikili bir dışlama/düşmanlaştırma stratejisinin militan devşirmede çok etkin olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

01/12/2014 – HAY 

3 kez görüntülendi.
01 Aralık 2014 - 11:46