Son Dakika (28 Kasım 2013) : İran’la Nükleer Müzakerelerde Anlaşmaya Varılması

28 Kasım 2013

İran’la Nükleer Müzakerelerde Anlaşmaya Varılması

Prof. Dr. Kemal İnat

SAÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İnat: “İran, nükleer anlamda gelen baskılar sonucu, kötüye giden ekonomisine ‘dur’ demek için batının şartlarını kabul etmiştir”

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kemal İnat, “İran, nükleer anlamda gelen baskılar sonucu, kötüye giden ekonomisine ‘dur’ demek için batının şartlarını kabul etmiştir” dedi.

İnat, yaptığı açıklamada, anlaşmayı imzalayan her ülkenin kendi açısından başarı sağladığını söyledi.

Uzlaşmadan sadece İsrail’in rahatsızlık duymasının normal olduğunu ifade eden İnat, “İsrail’in İran’la problemi sadece nükleer enerjiyle alakalı değil. İsrail’in İran’ın rejimiyle alakalı problemi var. İran’ın varlığını kendisi için tehdit görüyor. Bu yüzden İran’ın Irak’ta ve Suriye’de yapıldığı gibi gücünün tamamen tahrip edilmesini amaçlıyor” diye konuştu.

Anlaşmanın devam etmesi durumunda İran’ın nükleer çalışmalarını silah niteliği taşımadan yürütebileceğini belirten İnat, Avrupa’nın kapıda olan çatışmayı engellemek için bizzat anlaşma sağlamasının onlar için büyük başarı olduğunu ileri sürdü.

İnat, batılı devletlerin bu süreci savaşa varmadan halletmek istemelerinin haklı sebepleri olduğuna dikkati çekerek, “Anlaşma yapanların arasında Almanya gibi devletler, savaş olmadan bu tür konuların halledilmesini ister. Dünyada istikrarsızlık ve çatışma, ticareti engelleyen bir şeydir. O yüzden bu tip devletler kendi amaçlarına ulaşmış oluyor” şeklinde konuştu.

“Amerika için Çin Halk Cumhuriyeti, İran’dan daha büyük bir tehlike”

İnat, Amerika Birleşik Devletleri’nde yönetime hakim çevrelerin anlaşmadan memnun olduğunu akta.

“Bu anlaşma Amerika’nın geleceğe yönelik politikasına da uyumlu” diyen İnat, şöyle devam etti:

“Amerikan’ın asıl gayesi, Ortadoğu’ya çok fazla enerji sarf etmemek. Ortadoğu’da bulunduğumuz için her şeyin burada cereyan ettiğini düşünüyoruz. Dünyanın en önemli bölgesi olarak görüyoruz. Olaya Amerika perspektifinden bakıldığında artık Ortadoğu’dan daha fazla öne çıkan Uzak Doğu gibi güç oluşumları söz konusu. Dünyadaki güç dengelerine bakıldığında Amerika için Çin Halk Cumhuriyeti’nin İran’dan daha büyük tehlike olduğunu görmek zor değildir. Amerika, diğer bölgelerdeki çatışma potansiyellerini ortadan kaldırmaya çalışıyor.”

“Avrupa, İran’a diz çöktürdü”

“Avrupa, imzalanan bu anlaşmayla İran’a karşı savaş olmadan geri adım attırmayı başardı” diyen İnat, uzlaşmadaki asıl amacın İran’ın nükleer çalışmalarını tam gözetim altında tutmak olduğunu söyledi.

Şu anki haliyle batılı ülkelerin İran’a diz çöktürdüğünü öne süren İnat, “İran, nükleer anlamda gelen baskılar sonucu, kötüye giden ekonomisine ‘dur’ demek için batının şartlarını kabul etmek zorunda kalmıştır. Tabii İran, bu anlaşmayı kamuoyu bu şekilde lanse etmemiştir. Ruhani’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi, aslında bu anlaşmanın kapısının aralanması anlamına geliyordu  çünkü Avrupa, bu anlaşmayı Ahmedinejad’la veya Ali Laricani ile yapamazdı. İran, kendi açısından doğru olanı yaptı” ifadesini kullandı.

İnat, anlaşmanın Türkiye açısından da olumlu olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye, İran’la ilişkilerini geliştirmek istediği dönemlerde eksen kayması tartışmalarına varacak baskılarla karşılaşmıştı. Yani ekonomik ilişkiler başta olmak üzere birçok konuda İran’la ilişkilerinin geliştirilmesi istenmemişti. Batılı devletler İran’la ilişkilerini düzeltirlerse, Türkiye’nin de ilişkilerini düzeltmesi sorun olmayacaktır” diye belirtti.

Son Dakika – 28 Kasım 2013

Yazıyı Sondakika’nın web sitesinden okumak için tıklayınız..

5 kez görüntülendi.
28 Kasım 2013 - 12:39