Sayıştay Vazgeçilmez Bir Kurum

26 Ekim 2017

Sayıştay üyesi Dr. Zekeriya Tüysüz, Sakarya Üniversitesi’nde (SAÜ) konferans verdi.

SAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 17 Ekim 2017 tarihinde düzenlenen konferansta Tüysüz, öğrencilerle kariyer sürecini ve tecrübelerini paylaştı. Sayıştayın tarihsel gelişimi, yetkileri, uygulamaları, devlet sistemi ve hukuki süreçleri içindeki yeri ile ilgili bilgi verdi.

Sayıştay parlamenter yönetimlerin vazgeçilmez kurumları olarak kabul edilir

Parlamenter rejimin tarihçesini, Sayıştayın ortaya çıkma nedenlerini anlatan Tüysüz, tarihi süreç içerisinde devlet kavramının ortaya çıkışı ve buna bağlı olarak devletin yönetim yapısının oluşması, ilk dönemlerde halkın tamamının adına bir kral, padişah ve benzeri kişinin halkın sahibi olduğu, her şeye tek başına hükmetmesi sonucu yine zaman içerisinde ortaya çıkan demokratik girişimlerle oluşturulan meclislere halkın kendi içinden seçtiği temsilcileri göndermesi ve bu temsilcilerin kral benzetmesinden farklı olarak halkı daha çok temsil etmeleri ancak halkın ortak varlıklarının mali değerleri ile ilgili hizmetlere, sorunlara yetişememeleri üzerine sayıştay ya da sayıştay benzeri kurumlar ortaya çıkmıştır şeklinde konuştu.

Sayıştayın çalışma biçimi ve günümüzde edindiği fonksiyonlara vurgu yapan Tüysüz,  konuşmasına şöyle devam etti:

“Sayıştay adından da anlaşılacağı gibi halkın tüm ortak varlıklarının doğru ya da yanlış hesaplarla yapılıp yapılmadığını ortaya çıkarmak, saymak ve denetlemek üzere oluşturulmuştur. Halkın ortak malı olan bütçenin ne şekilde değerlendirilip kullanıldığının meclis adına denetimini yapan bir kuruluştur.

Böylelikle mecliste bulunan milletvekillerinin ya da temsilcilerin bu konu üzerindeki etkisi azalmış ancak kurumsal olarak sayıştay halk adına TBMM içerisinde hizmet vermektedir.

Bir yargı kurumu olan Sayıştayda denetçiler hakim statüsündedir ve Sayıştay, parlamenter yönetimlerin temel vazgeçilmez kurumları olarak kabul edilir.

Bütün sayıştayların yargı rolü yoktur. Anglosakson sisteminde İngiliz, Amerika sayıştayında sadece denetimi yapan denetim ofisi şeklinde bir çalışma mekanizması vardır.

Ülkemizde Sayıştay son zamanlara kadar yargılama ağırlıklı bir kurumdu fakat 6085 sayılı kanundan sonra metodoloji değişikliğine gitmiştir ve ikinci rolü olan denetime de ağırlık vermeye başlamıştır. Bu Türk Sayıştayı’nın yeni başladığı bir uygulamadır.”

Temsil yeteneği önemli

Tüysüz, Sayıştayın görevi, yetkileri ve denetim alanları ile ilgili bilgi verdikten sonra kamuya girmek isteyen öğrencilere mesleğin avantajlarından ve dezavantajlarından bahsederken şu ifadeleri kullandı:

“Kamuya gerçekten girmek isteyenler için Sayıştay cazip bir örnek. Bölge teşkilatları olmadığı için daha avantajlı. Tayinler yok. Bu anlamda kadınlar için de tercih edilmesi avantajlı bir meslek. İşini çok iyi yapan, mesleğe katkı sağlayabilecek insanlara bu meslekte her zaman ihtiyaç var fakat aynı zamanda kamuya girdikten sonra size ideallerinizi, heveslerinizi devam ettirme fırsatı tanıyacak bir format olmadığı için tercih aşamasında bunu iyi düşünmelisiniz.”

Öğrencilerin Sayıştay sınav ve mülakatları hakkındaki sorularını da yanıtlayan Tüysüz, öğrencilere sınavın yoğun bir çalışma gerektirdiğini, son yıllarda bu sınava girmiş ve kazanmış bir Sayıştay denetçisi ile görüşerek konu, kaynak ve metodolojiyi öğrenmenin faydalı olacağı önerisinde bulundu.

Kaymakamlık, Sayıştay denetçiliği gibi mesleklerde üst yönetimle muhatap olunduğu için temsil yeteneğinin önemli olduğunun altını çizerek, özellikle Sayıştay denetçiliği için mülakatlarda muhakeme yeteneği, bir olayı kavrama ve çözümleme becerisinin aranan nitelikler olduğunu ifade etti.

26/10/2017 – SBF

283 kez görüntülendi.
26 Ekim 2017 - 12:53