Sanal Ümmet ve Yabancı Savaşcılar

11 Şubat 2015

Fuat Uğur – Türkiye Gazetesi Yazarı

Son günlerde Dışişleri Bakanlığı’ndan sık sık binlerce potansiyel IŞİD militanının ülkemiz üzerinden geçirilmediğine ve deport edildiğine dair açıklamalar yayınlanıyor.
Sebebi, Batı’dan yeni gelmeye başlayan istihbarat paylaşımları.

Keşke en başından beri bu paylaşım yapılabilseydi. Ama Batı’nın siyaset ve medya çakalları uzun süre “radikal savaşçılar Türkiye üzerinden gidiyorlar” propagandasıyla Türkiye’nin IŞİD ile iş birliği yaptığı algısını yaymanın konforunu yaşadılar hayâsızca.

Henüz aklı başına gelen Batı, artık “Yabancı Savaşçılar” diye tanımladığı vatandaşlarının nasıl olup da bu denli radikalleştiğini sorguluyor.

Bu militanların büyük kısmının ortak özelliği Müslüman ailelerden geliyor olmaları. Ancak çoğunun hayatlarında Batı’nın sırf seküler olduğu için zamanında sorgulamadığı kirli bir geçmiş var. Kimi uyuşturucu satmış, kimi otomobil hırsızı. Genellikle serserilik yapan genç erkekler ve partnerleriyle çıplak pozlar verip, sanal âlemde yayınlamaktan çekinmeyen genç kızlar. Hayat Bumedyen de onlardan biri.

HEPSİ DE AKTİF SOSYAL MEDYA KULLANICISI

Bu kirliliğin ve değersizleşmenin, gençleri boşlukta bıraktığı ve onları er ya da geç bir radikal maceraya sürükleyebileceği muhtemel ki hiç düşünülmemişti. İslamiyet’in kurumları üzerinde oynar ve İslam düşmanlığı yaparken işler çok iyi gidiyordu çünkü. Ama Batı’nın sosyolojisi asimilasyon hırsıyla iflas etti.

Yabancı Savaşçılar yirmili yaşlarda ve sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorlar. Suriye’deki IŞİD militanları yürüttükleri savaşın gidişatını bile buradan kontrol edip yönlendirebiliyorlar. Gidenlerin kimliklerine YouTube’a AK-47 ile selfie çekip koymalarına, rap, propaganda videoları yüklemelerine ve hatta savaş alanından canlı yayın yapmalarına bakıldığında genellikle sosyal medyanın önemi daha da açık biçimde anlaşılıyor.

Şimdi Batı sosyal medya kullanımından rahatsız olduğunu ufak ufak dillendirmeye başladı. Son günlerde radikallerin internetteki “takipçi sayılarını” düşürmek gibi pratik önlemler üzerinde konuşuluyor.

RADİKALLEŞME ETNİK KÖKENLİ Mİ?

Yabancı Savaşçıların tamamını Müslüman ailelerden gelen gençler oluşturmuyor üstelik.
Fransız BMF TV kanalında geçen yıl “40 Fransız ve Belçikalı savaşçının oluşturduğu bir IŞİD grubu­nun Suriye’deki maceraları” nı aktaran Le quoti­dien de jihadistes en Syrie (Suriye’deki cihatçıların günlük hayatları) isimli bir belgeselde Fransız vatandaşı Nicolas Bons ve kardeşi Jean-Daniel Bons da vardı. Bons kardeşler Katolik bir ailede yetişmişlerdi ve ebeveynleri etnik olarak Fransızdı. Onlar İs­lam’ı seçen Hıristiyan Fransızlardı ve Suriye’ye gitmişlerdi. Orada IŞİD saflarında savaşırken öldüler.

Mesela eski Alman Rap’çi Denis Cuspert de (Deso Dogg adıyla tanınıyor) genç Avrupalı Yabancı Savaşçılar için heyecan kaynağı oldu. İslam’ı seçişinden sonra müzikal kariyerini terk eden 4 albümlü bu “gangsta rapçi”, Amerika karşıtı duruşuyla zaten popülerdi. Daha da önemlisi, Millet-i İbrahim gibi Almanya’da aktif olan Selefi gruplarla olan güçlü bağlantıları onu Suriye iç savaşına yönlendirdi. Cuspert  “Ebu Talha el-Almani” takma ismiyle müziğinden gelen şöhretini, Suri­ye savaşında kullanmak için bir sanal silaha dö­nüştürdü.

BATI, KENDİ ÜRETTİĞİ İKLİMİ YAŞIYOR

Yabancı savaşçılar ara­sında popüler olan Facebook sayfalarına bakıl­dığında,  Musa Cerantonio gibi IŞİD’e desteğini açık biçimde gösteren Selefi vaizleri görmek de mümkün. Hristiyan bir anne-babanın çocuğu olarak dün­yaya gelen Cerantonio 29 yaşında İrlanda ve İtal­yan kökenli bir Avustralyalı. 17 yaşında İslam’a geçmeden evvel başarılı bir genç vaiz. Bu özelliği, onu yabancı savaşçı toplamada daha da etkili kılmakta.

Sonuçta görülmesi gereken şu:
Toplumlar içten içe değişiyor. Dolayısıyla bildiğimiz anlamda modernite, gelişmişlik, medeniyet, milliyetçilik, muhafazakârlık, paracılık, pulculuk, devrimcilik kendi kendine tasfiye oluyor. Çünkü başka bir rüzgâr esiyor, başka bir yağmur yağıyor, başka bitkiler ortaya çıkıyor.
Batı, kendi ürettiği iklimi yaşıyor artık.

NOT: Bu yazıdaki bilgiler SETA’da yayınlanan AVRUPALI YABANCI SAVAŞÇILAR-Kimlik, Sosyal Medya ve Radikalleşme başlığıyla yayınlanan araştırmadan alındı. Araştırmayı Sakarya Üniversitesi’nden Doç.Dr. Tuncay Kardaş ile Ömer Behram Özdemir yaptılar.

5 kez görüntülendi.
11 Şubat 2015 - 10:00