Riskli Alanlar SAÜ Tarafından Denetlenecek

13 Eylül 2012

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, riskli alanların tespiti konusunda Sakarya Üniversitesi’ne lisans verildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından riskli alanların tespiti konusunda Sakarya Üniversitesi’ne lisans verildi. Sakarya Üniversitesi, Sakarya ve çevresi ile Bakanlığın görevlendirdiği bölgelerde riskli yapı ve alanların tespitini yaparak, bunları bir rapor halinde ilgili kurumlara gönderecek.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının çıkardığı yönetmeliğe göre lisanslı kurumlar tarafından riskli yapı ve alanlar tespit edilerek ilgili birimlere rapor olarak sunulacak. Bu raporlar sonucunda da bu riskli alanların yıkılması veya kentsel dönüşüm kapsamına alınması yine kanun çerçevesinde belirlenen yetkili kamu kurumları tarafından karar verilecek.

Binalar, Heyelan Bölgeleri, Dere Yatakları…

Bakanlığın çıkardığı yönetmelik hakkında bilgi veren SAÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kemalettin Yılmaz, tespit çalışmalarının sadece binalarla sınırlı olmadığını köprü, yol veya tüm bir bölgeyi de kapsadığını söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, riskli alanların ne olduğunu şöyle açıkladı: “Bu bir bina olmayabilir. Heyelan bölgesi, fay hattının geçtiği yerler, kaya ve çığ düşme riski taşıyan alanlar ile, taşkın dere yatağının  olduğu bölgeler riskili bölgeler olarak tanımlanmaktadır. Rriskli alan dediğimiz alanlar buralardır. Buralara yapı yapma izni verilmeyecektir. Bir kısım yerlere de yapı yapmama yasağı getirilerek, bu bölgeler yeşil alan olarak ayrılıp, bu bölgeler afet sonrası insanların toplanacağı, barınacağı çadır ve konteyner kuracağı bölgeleri olarak düşünülmektedir. Buralar, asla yapı yapılmaması, iskan edilmemesi, satılmaması gereken alanlardır. Yine bazı alanların da yapı rezerv alanı olarak belirlenmesi istenmektedir.

Eski ve ekonomik ömrünü tamamlamış binaların da riskli alan olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, Sakarya’da da bu tip bölgelerin yoğunlukta olduğunu ifade etti. “Adapazarı için mesela bir bölge çok eski; miadını doldurmuş, ekonomik ömrünü tamamlamış, tek katlı bile olsa bazı bölgeler var. Bunlar yıkılabilir ve buralar da riskli bölge tanımına giriyor” diyen Yılmaz, kesin bir karar vermek için tespit çalışması yapılması gerektiğini ancak Sakarya’da Küpçüler ve Hacıoğlu mahallelerinin bu tip riskli bölgeler kapsamında olabileceğini vurguladı.

Buralardaki yapıların geleceği konusunda son kararı verecek olanın Büyükşehir Belediyesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yılmaz, bu bölgelerle ilgili ciddi endişeleri olduğunu şu sözleriyle ifade etti: “Buralardaki yapılar eski, görüntüyü ve estetiği bozan, ekonomik değeri de olmayan ve artık ciddi yıkılabilecek betonarme veya yığma binaların bulunduğu alanlardır.”

Vatandaş ya da Belediye Tespit Talebinde Bulunacak

Bakanlığın SAÜ’ye bu yapıların tespiti konusunda lisanslandırdığını hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, gelecek taleplerle birlikte hemen tespit çalışmalarına başlayacaklarını söyledi. Tespit sürecinin nasıl olacağını anlatan Yılmaz, yapı sahibinin müracaatı ya da belediyenin vatandaştan bu tespiti istemesi doğrultunda riskli yapıların tespitini yapacaklarını belirtti.

Riskli alanları inceledikten sonra bu konuda bir rapor yazacaklarını söyleyen Yılmaz, bu raporu hem mülk sahibine hem de Büyükşehir Belediyesinin mücavir alanı içinde ise Belediyeye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderdiklerini ve Tapuya da kaydettirdiklerini söyledi. Tespit sonrası yıkım kararını verecek kurumların Büyükşehir Belediyeleri ve Çevre Şehircilik Bakanlığı olduğu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz,  “Bu kararı Belediye alacak ya da Bakanlık karar verecek. Bakanlık bu binaların çok olduğu bir alan ise belki kentsel dönüşüme sokar. Yıkılması mı gerekiyor ya da lokal olarak bir takım binaların mı yıkılması gerekiyor ya da kentsel dönüşüme mi sokacak, buna belediye karar verecek” dedi.

Belediye meclislerinde alından karar sonrası sürecin devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: “Bir bölge kentsel dönüşüm kapsamına alınması gerekiyorsa Belediyenin bunu Bakanlığa bildiriyor, Bakanlar Kurulu, Maliye Bakanlığı ve AFAD’dan görüş alarak bu karar uygulayacaktır.”

Vatandaşların itiraz Hakkı Var

Mülk sahibinin bu rapora itiraz hakkı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, itiraz süreci hakkında şöyle konuştu: “Risk  tespiti yapıldıktan sonra vatandaşın 15 günlük süre içinde itiraz hakkı var. Bu itirazı Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yapıyor. Müdürlük raporu o şehirdeki itirazları değerlendirecek komisyonuna gönderiyor (Bu heyet 7 kişiden oluşuyor; dört üye üniversiteden ve üç üye bakanlıktan). Bunlar yüksek yargı organı gibi çalışacak; binaların yüksek organı gibi.  Raporlara yönelik itirazlara bu komisyonlar karara bağlayacak.”

Bir şehirdeki riskli alanlar ve riskli binaların değerlendirilmesi ve karara bağlanması belli bir süreci kapsamaktadır.  Bu işlem kademe kademe yapılarak insanımızın hak ettiği güvenli ve yaşanabilir bir çevre ve konuta kavuşması sağlanmış olacaktır.

14/09/2012 – AB

 

 

10 kez görüntülendi.
13 Eylül 2012 - 13:21