Rektör Elmas Sakarya Basınını Ağırladı

03 Şubat 2016

Rektör Elmas Sakarya Basınını Ağırladı

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, düzenlenen basın toplantısında yerel ve ulusal basın temsilcileri ile bir araya geldi.

SAÜ Personel Lokalinde yapılan toplantıda, üniversitenin 2015 yılını değerlendiren Rektör Elmas, 2016 yılı ve sonrası hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Üniversite yöneticilerinin de katıldığı toplantıda konuşan Elmas, dünyada yükseköğretimin mantalitesinin değiştiğini ve Sakarya Üniversitesini de bu doğrultuda değiştireceklerini söyledi. Eğitimin ekseninin artık sınıf dışı ortamlara kaydığına işaret eden Elmas, “Sınıfta başlayan eğitim, kütüphanede, kantinde ve yurtlarda da 7 gün 24 saat devam etmeli. Bunun için çalışmamız gerekiyor. Üniversitemizde 84 bölüm var. Şu anda 36 bölüm akreditasyon sürecinde. Diğerleri de sürecin içinde. Tüm bölümlerimizin akredite olması hedefimizi başardığımız takdirde rekor kıracağız” dedi.

Yaz okulunu 3 yıldır yapmadıklarını ve bu yıl formatını değiştirdiklerini aktaran Elmas, “5 bine yakın öğrenci başka üniversitelere gitti. Dersleri önceden ilan ederek yaz okulunu başlatıyoruz” diye konuştu.

Son bir yılda TÜBİTAK projelerine önem verdiklerini vurgulayan Elmas, dış kaynaklı projeler için 260 başvuru yaptıklarını belirterek, gerek Avrupa Birliği’nin, gerekse Asya’nın dikkate alması gereken önemli bir bölgede olduklarını anlattı.

Birçok ödül aldık

Üniversite olarak son yıllarda önemli ödüller aldıklarının altını çizen Rektör Elmas, “Doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar ödül alan bir başka üniversite yok. Biz Türkiye’de sürekli ödüller aldık. Avrupa Kalite Ödülü’nü aldık. Bu yıl da, Avrupa Üniversiteler Birliği’nin EUA IEP Üniversite Değerlendirme Sistemine başvurduk. Bu yıl Mart ayında Avrupa’nın beş farklı ülkesinden değerlendiriciler üniversitemize gelecek ve bir hafta üniversitemizde incelemelerde bulunacaklar” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesi’nde bu tür çalışmaları bir rutin haline getirdiklerini kaydeden Prof. Dr. Elmas, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurduğumuz sistemle dünyadaki en iyi üniversite değerlendirme kurumunun değerlendirmesinden geçebiliriz. Kalite ve ödül süreçlerinin getirdiği bir husus var. Burada bir kurum için bir hedef belirliyorsunuz. Bir üniversite, birimleri akredite etmek, yayında kişi başı sayısını artırmak, proje sayısını artırmak, patent sayısını artırmak gibi 10-15 tane parametreyi hedefleyebilir. Bu parametrelerin sonuçlarını alabiliyorsanız bu süreçlerini bir faydası vardır. Bu aslında yönetim felsefesi, bakış açısı değişimidir. Bu, ülkenin de üniversitelerin de amacıdır. Kendinize bir hedef koyuyorsunuz ve tüm birimler bu hedef etrafında birleşiyor.”

Sistem değişikliği şart

Son günlerde gündemde yer alan Başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Elmas, konu ile ilgili bir rapor hazırladıklarını, Türkiye’nin belirlediği hedeflerine ulaşabilmesi için sistemini ve mantalitesini değiştirmesi gerektiğini ifade etti. Elmas, şunları kaydetti: “Türkiye kendisine koyduğu hedefleri ile 10 yıldır hem milli gelirde, hem ihracatta, hem de dünyadaki ekonomik göstergelerde belirli bir yere geldi. Ama artık 2-3 yıldır patinaj yapıyoruz. Türkiye’nin, kişi başı 20 bin dolar milli gelir, 500 milyar Lira ihracat, eğitim gibi alanlardaki hedeflerine ulaşabilmesi için sistemini ve mantığını değiştirmesi, tüm birimlerin bu hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Bürokrasi başka bir şey der, diğer birim başka bir şey der, bu hedeflere Türkiye ulaşamaz. Aslında zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımızı dinlediğimizde, asıl sorunun bu olduğunu düşünüyoruz. Yoksa Türkiye her türlü yönetiliyor, mevcut kanun ve kuralları var. Türkiye yerinde saymayarak, hamle yapmak istiyorsa eğer, bu yöntem mantalitesini değiştirmek zorunda. Sakarya Üniversitesi Türkiye’de kalite ve yönetim konusunda en çok çalışma yapan kurumlardan birisi. Bu çalışmaları yürütürken ve kongrelerde sunulan bildirilerden de gördüğüm kadarıyla hepsinin özünde bir yönetim ve mantalite değişimi dile getiriliyor.

Bugün dünyada, herhangi bir kurumun yönetiminde liderlik anlayışı, toplumla ilişkiler ve sorumluluk konuları çok önemlidir. Ama Türkiye’de şuandaki yönetim sistemi yani kamu kuruluşlarının yönetim biçimi bu mantalitede değil. Yönetimde, hedefleri çizip, takip edip,  izleyip gerekirse buna göre kurumu ve kamuyu motive edip hedefe ulaşmak gerekiyor. Bunun özünde de her kurumun liderlik yapacak kişisinin kurumun başından sonuna kadar el birliğiyle ortak hedef doğrultusunda yürümesiyle mümkün. Yani mantalite değişiminde yatıyor. Özet olarak, sistemleri mevcut kurallar çerçevesinde değil, hedefler doğrultusunda yönetmek izlemek ve buna liderlik etmek.

Kamu kuruluşlarımızda hatta devletimizin yönetiminde de Başkanlık Sistemi veya bir liderlik sisteminin daha ileriye gitmede çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yoksa mevcut sistemlerle, mevcut kuralları uygulayarak ileri gitmenin mümkün olmadığı görüşündeyim. Aslında ismin önemi yok, sistemin değişmesi gerekiyor. Bunun da özünde liderlik, hedef odaklılık ve toplumla birlikte yaparak duruma değer katma, şeffaflık ve hesap verme var. Dolayısıyla mevcut sistemden daha açık, daha parlak bir bakış açısı ve anlayış var.”

Sakarya Üniversitesi’nin hedeflerine adım adım yaklaştığını ifade eden Elmas, özetle şunları söyledi: “İnşallah Türkiye’de 2018 yılında üniversitemiz sıralamada 20’nin üzerinde olacak. Bu sıralamaların bir faydası var. İyi bir üniversite nasıl olur bunlar görülebiliyor. Sakarya’da ikinci üniversite tartışmaları devam ediyor. Sakarya’nın 3-4 üniversiteye sahip olabilecek potansiyeli var. Doğası, yaşanabilirliği, büyük merkezlere olan yakınlığı ile üniversite olmaya çok uygun bir yer olan Sakarya’da mutlaka ikinci üniversite olmalı. İnşallah bir an önce gerçekleşir. 95 bin öğrenciye ulaşan mevcudumuz, açıp faaliyete geçiremediğimiz fakültelerimiz var. Merkez Deney Laboratuvarı yapılıyor. Bin yataklı hastane ile ilgili şehirde bir konsensüs oluştu, ama sonucu çok fazla alınamayan bir iş oldu. Ama bu da inşallah takip edildiğinde sonuca ulaşır. Apartlar konusuna da herkes ahlaki olarak bakıyor. Ama kesinlikle akademik bakıldığında, ortak alanların oluşturulması yönünde daha iyi olacaktır. Böyle bir planlamanın öğrenci gelişimine önemli etkisi olacağı inancındayız.”

03/02/2016 – ST

13 kez görüntülendi.
03 Şubat 2016 - 16:15