Prof. Yalçınkaya, Yasayı Değerlendirdi

25 Ocak 2012

SAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya Ermeni iddialarını inkârı suç sayan yasayı değerlendirdi.

Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya TRT Türk’te canlı yayınlanan Bugün programında Fransız Senatosu’nda oylanan Ermeni iddialarını inkârı suç sayan yasayı değerlendirdi.

Yasa teklifinin Fransa’nın tarihi ve kimliği ile bağdaşmadığını vurgulayan Yalçınkaya “Yasa teklifi hakkında gerekli hususlar ayrıntılı olarak söylendi, tartışıldı. Kısaca ne Fransa’nın tarihi ile, kimliği ile, insan hakları geçmişi ile, hukukuyla bağdaşıyor. Ne de işin özüne, muhtevasına baktığımız zaman 1915 Olaylarının gerçeğiyle bağdaşmaktadır. İşin bu tarafı tamamen bir ucubedir, oldukça yanlıştır” diye konuştu.

Çalışmalar yetersiz

Ermeni iddialarının 40 senedir Türkiye’nin başını ağrıtan bir problem olduğunu belirten Yalçınkaya Türkiye’nin bu konuda çok geç kaldığını söyledi. Yalçınkaya şöyle konuştu: “Son 20 yılda çok önemli çalışmalar oldu, kitaplar yazıldı. Yayınlar yapıldı, konferanslar veriliyor. Yani tamamen boş durmuyoruz. Burada kendimizi suçlamayalım, araştırmacılarımızı, üniversitelerimizi, diğer entelektüel kesimi suçlamayalım. Çok önemli çalışmalar var, fakat yetersiz bunlar. Bunu daha da geliştirmemiz lazım. İlkokuldan üniversiteye bu gerçekleri, herkese her fırsatta anlatmamız lazım. Maalesef akademik çevrelerde dahi bu konuda çok büyük eksiklikler hissediyoruz.”

Türkiye tarihiyle yüzleşmekten kaçmıyor

Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmekten kaçınmadığını dile getiren Yalçınkaya “Soykırım tacirleri var, soykırımdan nemalanan bir kesim var. Bunun hizmetçileri, bunlara yardımcı olanlar Türkiye’de de var maalesef. Şimdi sık sık şu gündeme getiriliyor: Artık tarihle yüzleşmemiz lazım… Biz tarihimizle hep yüzleştik, hep yüzleşiyoruz. Biz buna her zaman hazırız.  Her fırsatta bu teklifi Ermenilere de sunuyoruz, Fransa’ya da sunuyoruz, ABD’ye de sunuyoruz. 2004’te çok önemli bir komisyon toplandı, tarihle yüzleşme konusunda. Biz yüzleşelim dedik, Ermenistan kabul etmedi.” şeklinde konuştu.

Çok büyük bir cehalet var

Fransa’da Ermeni lobisinin çok büyük bir etkisinin olduğunu belirten Yalçınkaya “Soykırımı suç yapan kanun ilk defa İsviçre’de kabul edildi. Maalesef o zaman gerekli tepkiyi göstermedik. İkinci olarak bu Fransa’da çıkacak. Bu kanunların çıktığı bütün ülkelerin hemen tamamında – Arjantin, var, Peru var, Kanada var- bu kanunu oy veren yani soykırımı tanıyoruz lehinde oy veren parlamenterlere, bu konunun soykırımı nedir, ne zaman olmuş, nerede olmuş, kim kimi öldürmüş, nedir bu işin aslı, bırakın bunlara cevap vermeyi, haritada Türkiye’nin yerini gösteremezler. Aynı durum Fransa için de büyük ölçüde geçerli.  Tabi Arjantin’den çok daha fazla Türkiye’yi tanıyorlar, fakat işin aslı tarihi boyutları konusunda çok büyük bir cehalet, eksiklik var. Yani körü körüne, Türk düşmanı değiller, fakat burada Ermeni lobisinin çok büyük bir etkisi var, çok programlı, gayet hazırlıklı bir şekilde planları yürütmekte. “ diye konuştu.

Bir yasa çıktığı zaman herkese uygulanır

Yasanın sadece Fransız vatandaşlarına uygulanması diye bir şey olamayacağını belirten Yalçınkaya “Bir yasa çıktığı zaman, o ülkede herkese uygulanır, eğer egemen bir ülkeyse. Farz edelim ki böyle de bir ilave yaptılar, ‘sadece Fransız vatandaşlarından inkâr edenler bu şekilde cezalandırılır’ diye. Fransa’da bir sürü Türk var, akademisyen var, bu konuda hapis yatmaya, cezayı ödemeye hazır. Cezayirli bir iş adamı Biz inkar edenlerin parasını ödeyeceğiz, hapis için gerekli yardımda bulunacağız dedi.  Fransa içerden kaynamaya başladı, yani böyle bir saçmalık nasıl gündeme gelebilir diye.” dedi.

En ufak bir ihale dahi çok etkili olabilir

Türkiye’nin makul bir şekilde Fransa’ya yaptırımlar uygulaması gerektiğini belirten Yalçınkaya  “Her hâlükârda da yaptırımları makul bir şekilde uygulamalıyız. Biz de Dünya Ticaret Örgütü şartlarını kabul ediyoruz, Gümrük Birliği üyesiyiz, o konuda mükellefiyetlerimiz var, bunun gereklerini yerine getirmek kaydıyla gerek sivil toplum kuruluşları, gerek hükümet ihaleleri yoluyla birçok yapacaklarımız var. Kesinlikle bunları sonuna kadar uygulamalıyız. İsviçre konusunda eksikliğimiz, kusurumuz oldu. En ufak çok cüzi bir ihale dahi çok etkili olabiliyor. Bunları uygulamamız lazım ve kesinlikle ne yapalım karar çıksın bize dokunmaz demememiz lazım. En basit en, en alt seviyedeki bunun tesiri prestij kaybıdır. Bir ülkenin prestiji, bir devletin halkının prestiji tarihin prestiji herşeyden üstündür. Çağdaş devlet, modern devlet bunu ihmal edemez. Bunu göze almamız lazım. Aynı zamanda yeni yetişen nesil için güven meselesidir. Bir nesil bir öğrenci, bir çocuk halkına geçmişine, tarihine, atalarına, ecdadına güvendiği nispette başarılı olur, geleceğe de güvenle bakar, ona göre başarılı işler yapabilir. Kesinlikle bırakalım, sesimizi çıkartmayalım ya çok bilgisiz bu şekilde beyanda bulunanlar ve yahut da kasıtlıdır.” şeklinde konuştu.

24/01/2012 – Haber Merkezi


 

 

 

 

 

 

 

 

 

14 kez görüntülendi.
25 Ocak 2012 - 8:37