Pozitif Düşünme ve Stres Yönetimi

16 Aralık 2016

Sakarya Üniversitesi Hizmet İçi Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından öğrenciler, akademik ve idari personele yönelik “Pozitif Düşünme ve Stres Yönetimi Eğitimi” düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen eğitime Psikolog Neşe Ünal ve Ahu Saha konuşmacı olarak katıldı.

Stresin yok edilemeyeceğini, ancak üstesinden gelinebileceğini dile getiren Psikolog Neşe Ünal, “Stres yaratan durumlara biz stresör diyoruz. Stresin kaynakları olarak düşünceler, zaman, beslenme, kişilik, hareketsizlik, ilişkiler ve iletişim yer alır. Stres ile sağlıklı bir biçimde başa çıkmanın yolları vardır. Bunlar yollar arasında iletişim yeteneklerini geliştirmek, egzersizler, nefes teknikleri, beslenme, kişiliğimizin farkına varmak, kişisel gelişim, zaman yönetimi ve düşüncelerin kontrol altına alınması sayılabilir” dedi.

Uzun süreli stresin bazı sonuçları olacağına işaret eden Ünal, bu sonuçları ise şöyle sıraladı: “Uzun süreli stres sonucunda zihinsel olarak, unutkanlık ve dikkat dağınıklığı yaşanır. Duygusal olarak da sabırsızlık, sinirlilik, kararsızlık, alınganlık ve yerli yersiz ağlamalar görülür. Bedensel olarak, psikosomatik hastalıklar, migren, astım, mide ve bağırsak sorunları gibi sonuçlar yaşanabilirken, davranışsal olarak ise yeme ile uyku alışkanlıklarındaki artış ve azalmalar görülebilir.”

Ünal konuşmasının sonunda eğitime katılanlara nefes ve gevşeme egzersizleri yaptırdı.

Negatif düşünceleri değiştirebiliriz

Eğitimin ikinci bölümünde konuşan Psikolog Ahu Saha, olumlu düşünmenin pozitif psikolojinin mihenk taşlarından birisi olduğunu söyledi. Saha, “İnsan gün içinde ortalama 60 bin ile 80 bin düşünce üretir. Bunların arasında negatif düşünce ise yüzde 70 ve 85 arasındadır. Negatif düşünce yapısı, insan doğasında var diyebiliriz. Negatif düşünce yapısını pozitif düşünce yapısı ile değiştirebilir ve güçlendirebiliriz” şeklinde konuştu.

“Olaylar duygularımızın oluşmasını tetikler ama duygularımızın oluşmasına sebep olmaz” diyen Saha, duyguların oluşmasına neden olan şeyin olaylara verilen anlam ve düşünceler olduğunu kaydetti. Saha, “Olaylar karşısında olumlu düşündüğümüzde, vücudumuzdaki serotonin ve endorfin hormonlarının seviyesini de artırırız. Bunlar mutluluk seviyemizin artmasını sağlayan hormonlardır. Karar mekanizmamızda daha akla yatkın, pozitif ve çözüm odaklı fikirler üretmemizi sağlar” ifadelerini kullandı.

15/12/2016 – MA

67 kez görüntülendi.
16 Aralık 2016 - 9:31