Plastik Cerrahlar ve Plastik Sanatlar

14 Nisan 2016

Prof. Dr. Derya Özçelik / Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı

Yarın Dünya Sanat Günü..

Ressam Bedri Baykam şu anda da başkanı bulunduğu UNESCO-Uluslararası Sanat Derneği’nin (IAA) 2011’de Meksika’da yapılan toplantısında Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın Dünya Sanat Günü olarak kutlanmasını öneriyor..

Leonardo, ressam, heykeltraş, düşünür, yazar, mucit, matematikçi, filozof gibi birçok sıfatı barındıran çok yönlü kişiliği ve çağdaş sanat dünyasının geçmiş ve aynı zamanda gelecekteki yüzü niteliğiyle en uygun ismi olarak onaylanıyor ve her yıl 15 Nisan tarihi Dünya Sanat Günü olarak kutlanmaya başlanıyor.

Sanat; kişinin yarattığı özgün eserlerle karşısındakine duygu ve düşüncelerini aktarabilmesi…

Yunancadan gelen ‘Plastik’ kelimesi ise ‘şekil vermek’ anlamında.

Plastik sanatlar şekil ve hacme dayanan, maddeye üç boyutlu biçim veren heykel, mimari, seramik, resim gibi alanları kapsıyor.

Peki, insan yüzüne/vücuduna şekil veren Plastik Cerrahlar da sanatçı mıdır?

Bir plastik cerrahın başarılı olabilmesi için belirli bir bilgi birikimine ve el becerisine ihtiyacı vardır. Bilgi ve becerimiz arttıkça teknikleri daha kolay uyguladığımız aşikardır. 1 mm’lik damarları uc uca ekleyebilen, vücudun bir yerinden başka yerine doku aktarabilen, bu dokuları şekillendiren, hatta başka kişiden yüz transfer edebilen kişileriz..

Bazen 1 mm farkın bile hastayı mutsuz edebileceğini bilerek en ince ayrıntılara kadar tekniğimizi mükemmelleştiriyoruz. Metal parçasını şekillendirip güzel bir bileziğe dönüştüren gümüş ustası gibi..

Bu noktaya kadar sanattan söz edemeyişimizin nedeni gümüş ustasının veya cerrahın yarattığı ürüne veya esere kendinden yeni bir şey katmamış olması, belirli bir tekniği başarıyla uygulamış olmasıdır.. Alışveriş merkezlerinde gördüğümüz birbirine benzeyen tablolar gibi.. Aynı teknik ve aynı titizlikle boyanmışlar.. Güzel görünüyorlar, ancak özgün değiller, yaratıcılık içermiyorlar.. Bu tablolara da sanat eseri demekte zorlanıyoruz.

Plastik cerrahın yolu ne zaman sanattan geçiyor?

Plastik cerrahinin sanatla buluşması temelde ameliyat planı yapma aşamasında gerçekleşiyor.

Örneğin ‘yaşlanmaya bağlı yüzünde sarkma’ şikayetiyle gelen bir kişiye ‘ne yapılırsa daha çekici bir yüz ortaya çıkar?’ sorusuna cevap ararken karşımıza çıkıyor. Bu nedenle;

oran/biçim kavramlarını bilmek,

hacim/yüzey ilişkilerinin farkına varmak,

çekici yüz üzerine fikir sahibi olmak,

bir tabloya veya heykel çalışmasına başlarken bitmiş halini hayal edebilmek gibi planladığımız işlemlerin üç boyutlu olarak yüze ne katacağını hayal edebilmek,

klasik güzellik kavramlarının yanı sıra trend olan moda kavramlarını bilmek ve de kişiyi bir bütün olarak algılamak gerekiyor.

Örneğin ‘yay gibi kaşlar’ klasik bir güzellik sembolü iken çok sportif görünümlü bir kişiye uygun olmayabiliyor.

Yüz germe ameliyatını veya diğer estetik/rekonstrüktif ameliyatlarını sadece bir teknik olarak ele alırsak, ortaya gerilmiş ancak çekiciliğine hiçbir şey eklenmemiş yüzler çıkabilir. Veya üst gözkapağından cilt fazlası çıkarılmış ancak çekiciliğine hiç bir şey eklenmemiş sonuçlar.. Veya yüze kıyasla  orantısız biçimde küçültülmüş burunlar veya büyütülmüş dudaklar..

Maalesef bu sonuçlar estetik plastik cerrah olmayıp, bu ameliyatları sadece teknik bir konu sanan kişilerin elinde sıkça ortaya çıkıyor..

Oysaki bütün, kendini oluşturan parçaların toplamından daha büyüktür..

İşte bu nedenlerle plastik cerrahın sanatla buluşması yüzü/vücudu bir bütün olarak ele almada ve güzeli algılamada yatıyor. Ve her şey düşünmekle başlıyor. Düşünce doğru olursa uygulama da doğru oluyor. Düşünce yanlış olursa uygulama da yanlış oluyor.

Estetik bakış açısı plastik cerrahi eğitiminde usta-çırak ilişkisi ile aktarılıyor. Kime nasıl bir ameliyat tasarlamalı? Bunu hocalarımızın aldığı kararları ve de sonuçlarını göre göre öğreniyoruz. Ve bir süre sonra yapılacak hamlenin üç boyutlu sonucunu düşünebilmek gündelik pratiğimiz oluyor..

Pratik yapmak için resim ve heykel sanatı da uygun bir zemin sunuyor.. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak meslektaşlarımıza yönelik resim-heykel kursları düzenliyoruz.

Plastik sanatların insan vücudunu nasıl ifade ettiğini gözlemlemek de ‘güzel nasıl görünür?’’ sorusuna cevap bulmamıza yardımcı oluyor.

Yaratıcılık, özgünlük ve de özgürlük platformu olan sanat herkese dünyayı daha yaşanılabilir kılıyor..

Dünya Sanat Gününde, biz Plastik Cerrahlara da ışık tutan sanatın gücünün farkına varalım ve sanata sahip çıkalım diyor, Plastik Cerrahlar olarak tüm Sanatçıların sanat gününü kutluyoruz..

Prof. Dr. Derya Özçelik

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Genel Sekreteri

 

8 kez görüntülendi.
14 Nisan 2016 - 9:44