Pestisit Ambalajı Yönetimi Projesi Hayata Geçiriliyor

24 Ekim 2016

Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü ile Adapazarı Ziraat Odası işbirliği ile yürütülen ‘Zirai İlaç Ambalajlarının Oluşturduğu Risklerin Belirlenmesi ve Çözüm Yolları Geliştirilmesi Projesi’ başarıyla tamamlandı.

Üniversite – Sivil Toplum Kuruluşu işbirliği çerçevesinde, Sakarya Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü ile Adapazarı Ziraat Odası’nın gerçekleştirdiği ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) tarafından desteklenen Zirai İlaç Ambalajlarının Oluşturduğu Risklerin Belirlenmesi ve Çözüm Yolları Geliştirilmesi Projesi başarıyla tamamlandı.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Çevre Mühendisliği bölüm başkanı Prof. Dr. Saim Özdemir yaptığı açıklamada, düzgün yönetilmediğinde geniş alanlara yayılan tarım ilaçları ve kullanıldıktan sonra çevreye kontrolsüzce atılan boş zirai ilaç ambalajlarının hem doğal çevre ve hem de halk sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunu söyledi.

Çözümü olmayan ve gittikçe yaygınlaşan kronik hastalıkların en önemli nedeninin vücudumuza giren ve dokularımıza yerleşen kimyasal maddeler olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, “Bu kimyasallara en fazla maruz kalan kesim ise sadece tarım ilacı uygulanmış ürünleri tüketenler değil, tüketicilerden daha fazla tarım ilaçlarını hazırlayan, kullanan, kullandığı ürünleri ardından tüketen üreticilerimizdir. Diğer yandan tarım ilaçları su ile karıştırılarak bitkilere püskürtülmektedir. İlaç hazırlama aşamaları ve boş ilaç ambalajlarının çevreye bırakılması, kırsal kesimde ilave su ve çevre kirliliğine neden olmakta, kirliliğe maruz kalmayı artırmaktadır” diye konuştu.

Proje kapsamında tarım ilaçlarının doğru kullanımı, insan sağlığı, gıda güvenliği ve çevreye olabilecek risklerin minimize edilmesi doğrultusunda eğitim çalışmaları düzenlendiğini belirten Prof. Dr. Özdemir, “Camilerde spot bilgilerin verilmesi sağlandı. Projenin uygulandığı yerel bölgelerde uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Sakarya Üniversitesinde yapılan konferans ve çalıştaylarda konunun tüm paydaşları bir araya getirilerek bilgi alışverişinde bulundu, farkındalık sağlandı” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Özdemir, projenin mutlaka başarılı olmasını istediklerini, projenin Adapazarı Ziraat Odası ve Muhtarlıklar aracılığı ile bundan sonra da takip edileceğini, başarılı olması için bütün tedbirlerin alınacağını, bölgemiz ve ülkemize uygulanabilir bir yönetim modeli kazandırmak istediklerini sözlerine ekledi.

Projede araştırmacı olarak görev yapan SAÜ öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Hulusi Dede, projenin Doğu Marmara Kalkınma Ajansının hedef bölgesi dikkate alınarak Sakarya’da Pestisit kullanımının yoğun ve farklılık gösterdiği 5 köyde gerçekleştirildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Dede, “Yoğun katılımlı toplantı ve çalıştaylardan sonra tehlikeli atık olan pestisit ambalajlarının tehlikesiz atık formuna dönüştürülmesi ve ardından toplanmasının kontrolü ve geri dönüşümünün sağlanmasına yönelik toplama merkezleri kuruldu. Boş pestisit ambalajlarının toplanacağı merkezlerin işlevselliğini artırmak için su alma ve ilaç hazırlama istasyonları ilave edildi. Köylerde ilaçlama amacıyla kullanılabilecek su kaynağı bulunmamakta, dere, kuyu, göl gibi kaynaklardan su alma esnasında da su kaynakları kirletilmektedir. Biz ilaç hazırlama ünitelerini üreticilere bu işi yapmalarını kolaylaştırıcı bir yöntem olarak geliştirdik ve ilaç hazırlamadan sonra boş ambalajları oradaki toplama konteynırında biriktirmelerini sağlamayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Proje uygulayıcısı Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu da küresel iklim değişiklikleri ile hastalık ve zararlıların çoğaldığını, bitki zararlılarını baskı altında tutan yaban hayvanlarının popülasyonunda da değişiklik olmaya başladığını ifade ederek, şu ifadeleri kullandı;

“Bunların temel nedenlerinden biri de bilinçsiz ilaç kullanımından kaynaklanıyor. Köylerde insanlarda hastalıklar çoğalmaya başladı. Kanser, solunum yolu ve cilt hastalıkları çoğalmaya başladı. Yani zirai ilaçların vücuda vermiş olduğu etkileri direkt görmeye başladık. Bu, bizim hem iş kaybımıza hem de dünyayı erken terk etmemize sebep oluyor. Bir de devletimiz bu hastalıklarla ilgili ciddi para harcıyor. Bu projenin hedefleri hayata geçirildiğinde çok yönlü, çevresel, toplumsal ve ekonomik katkı sağlayacak. İnşallah başarmak için mücadele ediyoruz.”

24.10.2016 – YC

34 kez görüntülendi.
24 Ekim 2016 - 12:00