Osmanlı Tehcire Mecbur Kalmıştır

01 Mayıs 2012

Prof. Dr. Haluk Selvi, 1915 olayları, Ermeni soykırım iddiaları ve 1915 olaylarına giden süreç hakkında bilgi verdi.

TVNET’te Gazeteci – Yazar Hilal Kaplan’nın sunduğu ‘Muhalif’ programına konuk olan Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, 1915 olayları, Ermeni soykırım iddiaları ve 1915 olaylarına giden süreç hakkında bilgi verdi.

1915 Olaylarına Önce Yaşananlar

1915 yılında Anadolu topraklarında yaşayan Ermeni vatandaşların o dönem yine Osmanlı toprağı olan Suriye ve diğer bölgelere tehciri ile ilgili bilgi veren Selvi, bu dönemden önce yaşananların Osmanlı hükümetini Ermenileri tehcir etmeye mecbur ettiğini savundu.

Fransız Devrimi sonrası tüm dünyada milliyetçilik akımlarının arttığını belirten Selvi, Osmanlı tebaasındaki gayrimüslimlerin ayaklanması ve sonrasında yaşanan Balkan savaşları; Osmanlı hükümetini toprak bütünlüğünü korumak için birçok tedbir almaya sevk ettiğin belirtti.

Özellikle Ermeni Taşnak partisinin faaliyetleri, İngiliz ve Rusların kışkırtmaları sonucu Ermenilerin Osmanlı’ya karşı sık sık ayaklandığını ve çok büyük bir başkaldırı yapılmasına dönük faaliyetlerde bulunduklarına dair çok güçlü istihbarat ve bilgeler olduğunu ifade eden Selvi, savaş durumunda olan Osmanlı, hem kendi güvenliğini korumak adına hem de Ermenileri başıboş çetelerden korumak için tehcir politikasını hayata geçirdiğini kaydetti.

Ermeni Çeteleri Müslümanlara Saldırdı

Ermeni çetelerinin Müslüman halka hem Balkanlar’da hem de Anadolu’da saldırlar düzenlediklerini ve düşman kuvvetlerinin yanında Somanlı’ya karşı savaştığını söyleyen Selvi, 1915’e gelen süreçte Balkan savaşları önemli bir dönüm noktası oldu. Bu sırada 1902-1906 yılları arasında Andranik ve çetesi Bulgar Çarı’nın Filibe’de açtığı okullarda Anadolu’dan göçen Ermenileri eğittiler, Balkan Muharebelerinde de bu Andranik ve çetesi Tekirdağ Malkara ve Edirne bölgesinde Müslüman köylerini yakan yıkan kişidir. Savaştan hemen sonra Bulgar Çarı Ferdinand  Andranik ve çetesine madalyalar verdi” dedi.

“Ermeni çetelerinin de olduğunu biliyoruz ama bir taraftan Çanakkale’de de savaşan; Çanakkale şehitliğinde Müslüman askerlerde birlikte yatan ermeni askerlerin olduğuna da biliyoruz, ne oldu da 1915te Doğu Anadolu Bölgesinin dışında Ege Bölgesinden ve Trakya Bölgesinden de başlayarak kadın çocuk ihtiyar demeden evlerinden yollara sürülmek durumunda bırakıldılar?” şeklinde bir soru yönelten Hilal Kaplan’a cevap veren Selvi, İttihat ve Terakki hükümetinin Rus ve İngiliz planlarında bağımsız bir Ermenistan projesi olduğunu sezdiğini ve bunu önlemeye dönük hareket ettiğini belirtti.

Toprak Kaybı Korkusu

Ermenilerin durumlarını araştırmak ve federatif bir çözüm bulmakla yükümlü olan İngiliz ve Rus müfettişlerin Ermenileri organize ettiklerini ve bağımsız bir Ermenistan için çalıştıklarını görünce görevlerine son verdiklerini kaydeden Selvi, şöyle devam etti: “Taşnak partisi 1914 yılında bir kongre düzenledi. Bu kongrede kimi üyeler Osmanlı’nın yanınd asavışılması gerektiğini kimisi de tarafsız kalmayı teklif etti. ancak çoğunlukla çıkan karar Osmanlının yanında yer almaktı. Ancak 1912 yılında İttihat ve Terakki ile bağları kopan Taşnak Partisi temsilcilerine (Parti bir bütün değil) Rusya Kafkasya Valisi, ‘Bizim emrimizi bekleyin, hep beraber hareket edeceğiz. Bağımsızlık yakındır’ mesajı gönderir. Ruslar savaş döneminde Ermenileri çok güzel yönlendirmişleridir.”

Diaspora Baskıdan Vazgeçsin

Ermeni örgütlerinin Birinci dünya Savaşı zamanında Osmanlıya karşı ayaklanma hazırlığında olduğunu savunan Selvi, buna kanıt olarak birçok istihbarat bilgisinin olduğunu ayrıca Adapazarı ve civarında ele geçirilen silahların olduğunu da ekledi. Selvi, şöyle konuştu: “Akmeşe manastırında yapılan baskınlarla yakalanan silah imali ile uğraşan kişilerin resimleri İstanbul’a gönderildi. Talat Paşa, bunların hepsini belgeledi. Çünkü bir gün bunun hesabının sorulacağını ve bu konuda hesap vereceğinin farkındaydı.”

Türk-Ermeni ilişkilerinin çözümünün nasıl olacağına dair bir soruya cevap veren Selvi, özellikle Diaspora Ermenilerinin 1915 olaylarını Türkiye’ye karşı bir baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeleri gerektiğini belirtti. Haluk Selvi, şöyle konuştu: Avrupa ve Amerika’daki Diaspora Türkiye’yi baskı altında tutuyor. Bunlardan vazgeçmedikçe problemin çözülmesi imkansız. Diaspora Ermenilerinin Türkleri aşağılamaktan; Türkiye’deki Ermenilerin Türk tarihçilerini, devletini, yönetimini aşağılamaktan vazgeçmesi gerekir. Tarih komisyonu olmalı ama bir çözüm noktası değil. Protokollerin imzalanması gerekir.”

02/05/2012 – AB

 

 

8 kez görüntülendi.
01 Mayıs 2012 - 11:32