Öğrencileri Yönetime Dâhil Edeceğiz

06 Mart 2012

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Show TV’de yayınlanan “Üniversite Medya” programına konuk oldu.

SAÜ’nün son dönemdeki çalışmaları hakkında bilgi veren Elmas, meslek yüksekokullarına dönük 3+1 eğitim programı, tüm bölümlere girişimcilik dersinin konulması ve Bologna Süreci hakkında bilgiler verdi.

Daha Esnek Bir Eğitim Sistemi

Artık sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçildiğini, bu bağlamda eğitim öğretimin de çok esnek bir yapıya doğru yol aldığını vurgulayan Elmas, geçmişten farklı olarak bireylerin meslek alanlarındaki ilgileri dışında farklı yetkinliklerle üniversite kazanmasına yönelik eğitim öğretim planlamalarının düzenlenmesinin söz konusu olduğunu dile getirdi.

Öğrenciler, sadece alanlarıyla ilgili bilgi ve becerileri değil; eleştirel düşünme yeteneği, gruplarla çalışma, liderlik, yabancı dil, kendini ifade etme, inovasyon, yaratıcılık gibi konularda da eğitim alarak mezun olmalı diyen Elmas,  “Böylece mezunlar, evrensel bir kişilik kazanırlar; sadece kendi ülkesinin değil aynı zamanda dünya vatandaşı olurlar” dedi.

Tüm Bölümlere Proje ve Girişimcilik Dersi

“Üniversitenin temel görevlerinden bir tanesi toplumla, çevreyle dünyayla ilişki halinde bulunmak” diyen Elmas, üniversitelerin bu görevlerini yaptıkları araştırmalarla ve projelerle gerçekleştirdiklerini belirtti. Gelişmiş ülkelerde uygulanan eğitim modellerini Sakarya Üniversitesi’ne taşıdıklarını dile getiren Elmas, bu doğrultuda tüm mezunların birer girişimci olması için, bütün bölümlere ‘Proje ve Girişimcilik Dersi’ koyduklarını söyledi.

Üniversitelerde öğrencilerin proje yapma kültürünü zayıf olduğunu dile getiren Elmas, Proje ve Girişimcilik Derslerinin bu sorunu aşmak için ders programlarına dahil edildiğini vurguladı. Elmas, şunları söyledi: “Bu dersleri koyarak hem öğretim elemanlarımızı hem öğrencilerimizi bir proje yapmaya teşvik ediyoruz. Öğrenciler, dünyadaki tüm proje türlerinde hem öğrensin hem uygulansın ve bu sayede hayata hazır başlasın istiyoruz. Bu konularda zorluk çekmesin, Çünkü insanlar bilmediğinin düşmanı olur. Bilmiyorsa projeden uzak kalır.”

Proje Yapmayı Teşvik Ediyoruz

Üniversite ve öğretim üyelerini bir araya getirerek proje yapma kültürünü geliştirmek ve Türkiye’nin sanayicisine destek olmak istediklerini dile getiren Elmas, bu amaçla Türkiye ve bölgesel sorunlarla ilgili tezlere ve projelere destek verdiklerini anlattı.

Türkiye’de birçok bilimsel yayın yapıldığını ancak bunların ülke veya bölge sorunlarının çözümüne yönelik olmadığı için sadece raflarda kaldığına değinen Elmas, “Biz üniversiteler; toplumdan, sanayiden, etraftan kopuk yaşıyoruz. Sanayi ve üniversiteler bir araya geldikçe,  o zaman üniversitelerin yaptığı çalışmalar sanayinin ve toplumun sorunlarını çözmeye yönelik olur. Boşuna raflarda duracak projeler yerine sorunları çözmeye yönelik projelere ihtiyacımız var” dedi.

3+1 Eğitim Sistemi

Türkiye sanayisinin proje ve patent kültürünün zayıf olmasının yanında bir diğer önemli eksiğinin de nitelikli ara eleman eksikliği olduğuna dikkat çeken Elmas, bu sorunu çözmek için meslek yüksek okullarına yönelik 3+1 eğitim sistemini getirdiklerini belirtti. Meslek yüksek okullarından mezun olan mevcut öğrencilerin sanayinin ihtiyacı olan ara elaman ihtiyacını karışılmadığını vurgulayan Elmas, “Biz de şunu düşündük: meslek yüksek okullarımıza bugün, sanayide olan araç gereç ve donanımları alamayacağımıza göre veya piyasadaki gelişmelere göre donanım alamayacağımıza göre öğrencilerimiz oralara yönlendirelim dedik. Dolayısıyla 4 yarıyıllık eğitimlerinin 1 yarıyılını tamamen fabrikalarda ama öğretim elemanlarımın eşliğinde staj yapacaklar” şeklinde konuştu.

Bu sistem sayesinde öğrenciler mezun olduğunda tecrübeli ve iş hayatına hazırlıklı olarak mezun olacaklarını söyleyen Elmas, gelecek yıl 8 bin öğrencinin bölge sanayisinde staj göreceklerinin söyledi.

Dünyanın eski tip eğitim sisteminden hızla uzaklaştığına dikkat çeken Elmas, Bologna Süreci’nin de dünyada uygulanan ve yaşam boyu öğrenmeyi hedef alan eğitim sistemini Avrupa’ya uygulamayı amaçladığını belirtti. Elmas, şöyle konuştu: “Bologna süreci,  dünyadaki bu gelişmeleri Avrupa’da uygulamayı amaçlamaktadır.  Üniversitelerin, öğrencilere alanlarıyla ilgili bilgi ve beceriler dışında farklı nitelikler, yetkinlikler kazandırılsın hedefleniyor.”

Öğrencileri Yönetime Dâhil Ediyoruz

Bologna Süreci kapsamında Türkiye’de yapılan değişikliklere özellikle öğrencilerden itirazların olduğuna ve öğrencilerin üniversite senatolarında temsilinin düşük olduğuna dair bir soruya yanıt veren Elmas, bu sorunu Sakarya Üniversitesi’nde aşıldığımı ve öğrencilerin katılımının yoğun olduğu bir yönetim modelini hayata geçirdiklerini ifade etti. “Geçen ay bir karar aldık ve senatoya 5 öğrenci temsilci alıyoruz. Bakın hiçbir üniversitede yoktur. Çünkü tek öğrenci olunca tartışmalara katılmada çekingen davranabiliyor; profesörler veya doçentlerden oluşan 40 tane senatör var ve 1 tane öğrenci oturuyor. Bu durumda öğrenciden toplantılarda etkili bir katılım bekleyemeyiz” diyen Elmas, öğrencilerin senatolara daha etkili dahil olmaları için, senatodaki sayılarını beşe çıkardıklarını ifade etti.

Senatodaki öğrenci sayısını artırmanın yanında öğrencileri yönetime dahil etmek istediklerini dile getiren Elmas, bu amaçla fakülte kurullarına öğrencileri dahil ettiklerini belirti. Elmas, şöyle konuştu: “Biz, öğrencileri üniversitedeki ana konularda da fikir beyan etmeye davet ediyoruz. Yurt dışına gittiğimizde de görüyoruz; üniversite ile ilgili sorunları en iyi öğrenciler dile getiriyor. Eğitim ve öğretimle alakalı eleştirel konuşmalar genellikle öğrencilerden geliyor.”

Bologna Süreci

Türkiye’de Bologna Süreci ile ilgili olarak yanlış algılamaların olduğuna dikkat çeken Elmas, Bologna Süreci hakkında yanlış algılamaların olmasının normal olduğunu; bu işle sürekli uğraşanlar bile süreci yeni yeni kavradıklarını ifade etti. Elmas, şöyle konuştu: “Biz, eğitim öğretim bilgi sistemi diyoruz; Bologna süreci bile demiyoruz. Bu işin özü şudur: Öğrencilere kendi alanlarıyla ilgili bilgi ve beceri dışında farklı yetkinlik kazandırmak. Bunun mekanizmalarını oluşturmaktır.  Yoksa Bologna süreci kredi uygulama veya diğer farklı hususlar değil.”

05/03/2012 – AB



2 kez görüntülendi.
06 Mart 2012 - 9:31