Küreselleşme ve AB Sürecinde Medeniyetimizin Geleceği

03 Nisan 2014

Sakarya Üniversitesi Akademik Ve Sosyal Gelişim Merkezi tarafından Küreselleşme ve AB Sürecinde Medeniyetimizin Geleceği konulu konferans düzenlendi.

Sakarya Üniversitesi Akademik Ve Sosyal Gelişim Merkezi tarafından SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen Küreselleşme ve AB Sürecinde Medeniyetimizin Geleceği konulu konferansa, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Medeniyetler İttifakı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Recep Şentürk konuşmacı olarak katıldı.

İletişim ve ulaşımdaki hızlı ilerlemelerle mesafenin öneminin sıfırlandığını, uzaklığın insanların ulaşımını ve iletişimini engellemediğini ifade eden Prof. Dr. Şentürk, ‘Önceki dönemlerde olmayan bu olguya ‘açık medeniyet ya da çok medeniyetli toplum’ diyorum. Günümüzde bir medeniyetin kendini diğer medeniyetlerin etkisinden izole etmesi mümkün değil. Pencerelerinizi, kapılarınızı kapatmanın imkânı yok çünkü artık medeniyetlerin duvarları yok. Medeniyetler açık hale gelmiş durumda. Siz karşı tarafa, karşı taraf da size tesir ediyor. Bu, insanlık tarihinde yeni bir olgudur. Bizim siyasetimiz, iktisat, uluslararası ilişkilerimiz, eğitimimiz açık medeniyet olgusuna göre kendini yeniden düzenlemek mecburiyetinde. Devletimizse siyaseti, uluslararası ilişkileri belirlerken buna göre belirleyecek. 50 yıl önceki nesil yok artık. Yeni nesil var ve dünyanın her yerine ulaşabiliyor. Ayrıca ticaretimiz de kendini bu açık medeniyete göre belirleyecek’ şeklinde konuştu.

Medeniyetler arası ilişkilerin de giderek yoğunlaştığını ifade eden Prof. Dr. Şentürk, ‘Artık insanlar farklı medeniyetlerle aynı mekânı paylaşabiliyor. Farklı medeniyetlerden insanlar artık farklı coğrafyalarda yaşamıyor, aynı mekânı paylaşıyor. Şehirler giderek daha fazla kozmopolit hale geliyor çünkü farklı şehirle insanlar farklı bölgelerde yaşamaya başlıyor’ diye konuştu.

İslamiyet’in dünyada en hızlı yayılan,  Amerika’da en hızlı yayılan ikinci din olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şentürk, “Batı medeniyeti, İslam medeniyetini, İslam medeniyeti de Batı medeniyetini etkiliyor. Burada bütün medeniyetler birbirlerini etkiliyor. ‘Birbiriyle iyice karışan, iç içe giren bu medeniyetlere mensup insanlar arasındaki ilişkileri nasıl düzenleyeceğiz’ diye soru ortaya çıkıyor. Buna ‘farklılık yönetimi de’ diyebiliriz. Şu anda bütün dünya medeniyetlerinin, bütün ülkelerin en temel problemi farklılık yönetimidir. Bunlar barış içinde idare edilirse çok büyük güç haline dönüşebilir, iyi idare edilemezse en büyük çatışmanın kaynağı olur. Bu da küresel seviyede medeniyetler çatışması doğurabilir. Mesela Amerika’da 10 milyon Müslüman var. Amerikan ordusunda binlerce Müslüman asker var. Müslümanlar ayrı yerde yaşamıyor, Amerika’nın içinde yaşıyor’ dedi.

03/04/2014 – YC

6 kez görüntülendi.
03 Nisan 2014 - 13:24