İstiklâl Ruhu ve Mehmet Akif’in Hayatı Anlatıldı

17 Mart 2016

Sakarya Üniversitesi Türk Dili Bölümü ile Sakarya Ada Bilim Koleji tarafından ortaklaşa olarak “İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma” konulu bir panel düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panele konuşmacı olarak Türk Dili Bölümü okutmanlarından İshak Akdemir ile Sakarya Ada Bilim Koleji Genel Müdürü Ahmet Zengin katıldı. Oturum yöneticiliğini Türk Dili bölümünden Okt. Serhat Demirel’in üstlendiği panele Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu, akademisyenler ile öğrenciler de katıldı.

Konuşmasında Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un hayatından bahseden Okt. Serhat Demirel “Mehmet Akif Ersoy 1873 yılında doğdu. Birçok mesleği vardı. Veteriner, öğretmen, sporcu, hafız, milletvekili ve şairdi. Kuran’ı Kerim’i 6 ayda ezberleyerek hafız oldu. 1920 yılında Burdur Milletvekili oldu. İstiklâl Marşı’nı vekilliği yürüttüğü sırada Ankara’daki Taceddin Dergahı’nda yazdı. Hamdullah Suphi Tanrıöver, marşı 12 Mart 1921 tarihinde TBMM’de okudu. İstiklâl Marşı o gün Türkiye’nin resmi marşı olarak kabul edildi” şeklinde konuştu.

Mehmet Akif Ersoy’un kişiliği hakkında bilgiler veren Ahmet Özen, “Akif’in gülen fotoğrafına rastlayamazsınız. Çünkü hüzünlü bir Akif vardı. 63 yıllık hayatı, hem kendisi hem milleti açısından hüzünlü ve sıkıntılı geçmiştir. Akif 15 yaşındayken babası öldü ve uzun zaman yoksulluk çekti. Hem fikir hem cemiyet adamı olan Akif, yaşadıklarını yazan, yazdıklarını da yaşayan bir adamdı. Bu her yazara, her şaire nasip olmaz” ifadelerini kullandı.

İstiklâl Marşı’nın Ruhu

İstiklâl Marşı’nın içeriğini anlatan İshak Akdemir, şunları söyledi: “Akif milletimizin var oluş mücadelesinin ateşli günlerinde yazdığı İstiklâl Marşı’nın yapısını oldukça güçlü tutmuştur. Marşın içeriği de son derece sağlamdır. Alsancak, atalarımız, bayrak, cennet, vatan, din, ezan, hak, helal, hürriyet ve iman gibi marşın mana evrenini çevreleyen kavramlarla adeta bir değerler manzumesi oluşturmuştur. On kıtadan oluşan şiir aruzla yazılmış, her kıtasının bütün mısraları tam uyumlu ton ve vurgulardan oluşmaktadır. Sağlam bir nazım yapısı vardır.”

Akif’in ilk iki kıtada bayrağa seslendiğini, üçüncü ve dördüncü kıtalarda ise milleti adına konuştuğunu belirten Akdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şair burada edebi hürriyet aşkı ve imanıyla, batılıların maddi güçlerine karşı direnileceğini söylemektedir. Beşinci ve altıncı kıtalarda üstünde yaşadığımız toprakların vatan olduğunu vurgulamakta, yedinci ve sekizinci kıtalarda sevilen pek çok şey kaybedilse dahi vatanın kaybedilmemesini ve ezan seslerinin kesilmemesini ifade etmektedir. Akif, onuncu ve son kıtada bayrağa yönelir ve milletine ebediyen çöküş olmayacağını, hürriyetin ebediyen onun hakkı olduğu müjdesini tekrar eder.”

16.03.2016-SK

3 kez görüntülendi.
17 Mart 2016 - 11:02