İslami Finansa İlgi Artıyor

24 Ekim 2015

Sakarya Üniversitesi (SAÜ), çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Tüm dünyadan önemli akademisyenlerin katıldığı, İslam Ekonomisi ve Finansı Kongresi (ICISEF 2015), Türkiye’de bu alanda düzenlenen ilk uluslararası kongre olma özelliğine de sahip.

Kongrenin önemli bir konuğu olan Ürdün Zerqa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmûd el-Vâdî ile Sakarya’dan ayrılmadan önce bir röportaj gerçekleştirdik. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bostancı’nın çevirmenliğini üstlendiği röpotajda, el-Vâdî İslam finansı ile ilgili çok önemli bilgiler verdi.

  • Sakarya Üniversitesi’ni, kongreyi nasıl bulduğunuza dair genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? 

Bu görüşme için öncelikle çok teşekkür ederim. Benim Sakarya’ya dördüncü gelişim oldu.  Değişim Programları açısında Sakarya Üniversite ile aramızda yaptığımız çeşitli anlaşmalarla çok güçlü bir ilişki ağı var. Bu kongre gerçek anlamıyla uluslararası bir kongre. Pek çok değerli bildiri sunuldu. İnşallah buradaki bildirilerin ilerde İslam bankacılığı noktasındaki gelişmelere çok önemli katkıları olacak.

Sakarya Üniversitesi gördüğüm en mükemmel üniversitelerden ve benim görüşüme göre Sakarya Üniversitesi dünyanın en önemli 500 üniversitesi arasında mutlaka kabul edilmesi gereken bir üniversite.

Biz Sakarya Üniversite ile ilişkilerimizi, her alanda geliştirmek istiyoruz. Ortak bir program açılması noktasında anlaşma imzaladık. İnşallah öncelikle İslam bankacılığı alanında ortak bir çalışma yapacağız iki üniversite olarak.

  • Nasıl bir şey olacak?

Bu anlaşma Ürdün dışında imzaladığımız İslam bankacılığı noktasında ilk anlaşma. Bu anlaşma ile lisans programı açılacak.

  • Eğitim nerede olacak?

Eğitimin büyük bir kısmı Sakarya Üniversitesi’nde olacak. Öğrenciler buraya gelecekler. Bir kısmının Ürdün de olması da imkanlar dahilinde olabilir. Zerqa Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi hocalarını gönderecek. Hocalar gelip bu alanlarda dersler verecek.

  • İslam finansına ilgi artıyor demiştik. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? İlgi artıyor mu? Artıyorsa neden artıyor?

Tabii ki arttı. Bundan 40-50 yıl önce 1960’lı yıllarda, bu konuya hiç bir önem verilmiyordu. Tamamen sıfırdı verilen önem. Sonra bir dönem çok arttı. Özellikle 2008 yılında dünyadaki ekonomik krizden sonra İslami bankacılığa verilen önem çok daha artmış oldu.

2008 krizinden sonra ekonomik krizin çözülmesi için önerilen prensiplerin ve önerilerin pek çoğu sanki İslami prensiplerdi.

  • Artış nedenlerini ne olarak görüyorsunuz? Kapitalizm ile kriz mi?

Çünkü İslam ekonomisinde gelirin adil dağıtımı söz konusu. Toplumdaki değişik tabakalarda öncelik olarak gelirin adaletli bir şekilde dağıtılmasını istiyorlar.

İslam ekonomisi iki önemli prensibe dayanıyor. Zarar vermek ve zarara karşılık zarar vermek yoktur. İkincisi sorumluluk ise hak dengesi. Haklar sorumluluklara karşı, sorumluluklar da haklara karşılıktır.

  • Mevcut sistemde en önemli sorun gelir adaletsizliği mi?

Ekonominin en büyük problemi gelirin, toplumun sınırlı bir tabakasının elinde olmasıdır. En önemli problem budur.

Ulusal ve uluslararası alanda karaborsacılık en önemli problemden bir tanesi.

  • Peki, İslam finansı bu sisteme bir alternatif mi?

İslam finans sisteminde 6-7 tür akit sistemi var. Bunlar günümüzdeki geleneksel finans sistemleri yerine bir alternatif olmaya yeterlidir bu 6-7 çeşit akit, sözleşme türü.

  • İslam finansının belli başlı temel özelliklerini bize anlatabilir misiniz?

İslam ekonomisi tatbik edilirse öncelikle olarak toplumdaki herkes için bir gelir dağılımı sağlanmış olur. Fakir olanların da şirketlerde hem kazanca, hem de kayba ortak olma imkanları oluyor İslam ekonomisi sisteminde.

Zekatta yine Müslüman zenginlerden Müslüman fakirlere sürekli bir gelir kaynağı olmuş oluyor. Zenginlerin tüm gelirinin yüzde 2,5’u fakirlere geçmiş oluyor zekat sayesinde. Yine İslam ekonomisinin önemli bir özelliği insanların mallarını haklı bir gerekçe olmadan almamaktır.

  • Mevcut sistemin hangi eksiklerini kapatacak?

Zekat bütün fakirler içindir ama toplanan vergiler her zaman fakirlere gitmez. Dolayısıyla zekatın böyle bir yönü var.  İslam ekonomisinde faizsiz borç sistemi vardır. Bu da yine herkes için faydalı bir uygulamadır.

Zekat vasıtasıyla belli bir finans fakirlere aktarıldığı zaman, ki bu alt tabakada her zaman için daha fazla talep vardır piyasadaki mallara. Dolayısıyla onlar desteklendiği zaman piyasadaki talep de artmış olur. Ekonomiyi dolaylı yoldan harekete geçiren bir uzuvdur.

Şuan biz kapitalist sistemi tamamen kaldıramıyoruz ama bir yandan da Müslümanız. İslam ekonomisini bir şekilde uygulayacağız. Günümüzde İslami bankacılık uygulaması yapan bankalar var. Bunları yaygınlaştırırsak İslam ekonomisinin önemli bir kısmını uygulamış oluruz. Bu şekilde yaygınlaşır toplumda. Yani bankalardan başlanabilir. Bunun gerçekçiliği var diyoruz o zaman bu durumda. 

  • Teorik düzeyde tartışıyoruz biz bunu ama pratikte uygulanabilir diyor muyuz?

0 uygulanabilir bir sistem ama önce bize Müslümanların ikna olması lazım. Şuanda sonuçta dünyada uygulanan bir sistem var. İnsanlar ikna edilmiş bu uygulanmaya başlamış. Yeterince olgun bir sistem geliştirilirse dünya bunu kullanabilir. Mesela dün ki hocada söylemişti. En azından bir kısmı kullanılabilir.

 

5 kez görüntülendi.
24 Ekim 2015 - 8:37