Gelişim Sürecinde Anne-Baba Tutumları

24 Mayıs 2016

Sakarya Üniversitesi’nde sürdürülen Halka Açık Dersler kapsamında “Gelişim Sürecinde Anne-Baba Tutumları Uyumsuz Davranışlar ve Başetme” adlı bir konferans düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konferansa konuşmacı olarak katılan SAÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Koç, konuşmasında gelişim süreçlerinin temel amaçlarından, gelişim sürecinde madde bağımlılığından ve sorumluluk duygusundan bahsetti.

Çocuğun gelişiminden kastın boy uzaması, yetişkinlerde bulunan güçleri elde etmek ve yetişkin görünüşünün kast edildiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Koç, gelişim sürecinin temel amaçlarını anlattı. Doç. Dr. Koç, “Bir bireyin olgunlaşması kısmen öğrenme, kısmen de olgunlaşma yoluyla olur. Olgunlaşma, zamanla adeta kendiliğinden meydana gelen anatomik ve fizyolojik gelişmelerdir. Bu tür gelişmede katılımın rolü büyük olur. Çocuğun hem olgunlaşması, hem de birçok şeyleri görerek, yaparak ve işiterek öğrenmesi lazım” dedi.

İletişimsizlik anne-baba rolünü de olumsuz etkiler

Gelişim sürecinde görülen madde bağımlılığı hakkında da bilgiler veren Doç. Dr. Mustafa Koç, çocuklarda ve ergenlerde uyuşturucu ve madde bağımlılığının hızla yayıldığını söyledi. Ebeveynlerin, uyuşturucu ve madde bağımlısı çocukların gelişim sürecinde olumsuz ve yanlış yaklaşımlarının olduğunun belirlendiğine işaret eden Koç, “Ebeveynlerin tutumlarının konuşulması ve değerlendirilmesi, çocuğun özellikle aile ve topluma kazandırılması noktasında önemlidir. Anne ve babanın bu konuda nasıl bir rol alacağı, tutum ve davranışlarının yeniden nasıl yapılandırılacağı konusunu ailelerle yürütülen terapötik yaklaşımlar söz konusudur. Ebeveynler kendileri arasındaki iletişim, uyum ve ahengi sağlayamazsa, çocukların doğumuyla birlikte ortaya çıkan anne ve babalık rolü de olumsuz etkilenecektir” şeklinde konuştu.

Sorumluluk duygusu özgüveni geliştirir

İnsanın, dünyaya geldiği andan itibaren yaşamının sonuna kadar süren bir dizi görev ve zorunluluklara sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Koç, şöyle devam etti: “Kişinin öncelikle kendi hayatına karşı, sonra da yaşadığı çevreye karşı üstlenmek zorunda olduğu sorumlulukları vardır. Sorumluluk duygusuna sahip bir insan, yaptıklarının sonucunu, ona verilen görevlerin önemini bilir ve herkes tarafından takdir edilir. Kısaca başkalarının haklarına saygı gösteren, kendi davranışlarının sonucunu kabullenen insan, sorumluluk sahibi insan demektir. Sorumluluk duygusu ile özgüven gelişimi arasında büyük bir ilişki vardır. Çünkü sorumluluk duygusu gelişmiş bir çocuğun kendine güveni de gelişecektir” diye konuştu.

24-05-2016 / SK

5 kez görüntülendi.
24 Mayıs 2016 - 15:31