Ford Otosan’ın Genel Müdürü Öğrencilerle Buluştu

23 Aralık 2011

Ford-Otosan’ın Genel Müdürü Nuri Otay, Sakarya Üniversitesi’nde söyleşi programına katıldı.

Elektrikli otomobillerle ilgili bir soruyu yanıtlayan Otay, bugünün teknolojisiyle üretilen elektrikli araçların ekonomik ve müşteri tatminini sağlayacak düzeyde olmadığını dile getirdi. Yerli otomobil konusuna da değinen Otay, yerli marka otomobil için Türkiye pazarının büyümesi gerektiğini söyledi.

Türk sanayisinin lokomotif şirketlerinden Ford Otosan Genel Müdür’ü Nuri Otay, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Endüstri Mühendisliği Topluluğu’nun davetlisi olarak 22 Aralık Perşembe günü SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen söyleşi programına katıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde Otay, Ford Otosan ve otomobil dünyası hakkında sorulan sorulara da cevap verdi.

Türkiye’nin İlk Yerli Binek Aracı

Ford Otosan’ın geçmişten bugüne geçirdiği gelişme ve değişimden söz eden Otay, Ford ile yaptıkları ortaklıktan önce Otosan ismiyle iş dünyasına adım attıklarını söz ederken, otomobil sanayisine girişlerinin; Koç Grubu’nun kurucusu Vehbi Koç’un “Ford Otomobil Bayisi” satın almasıyla başladığını anlattı.

1959 yılında Türkiye’nin ilk özel yerli otomobil firması olarak Türk sanayisine adım attıklarından söz eden Otay, “Bu süreçte bugün, tartışması yapılan ‘yerli otomobil’ konusunda adım attık ve Türkiye’nin ilk yerli binek aracını ürettik” dedi.

Türkiye Sanayisinin Lider Kuruluşu

Bugün 10 bine yakın çalışanlarının olduğunu ve bu çalışlardan 2 bininin üniversite mezunu olduğunu anlatan Otay “Ford Otosan, Türkiye sanayisinin hem geçmişte hem de bugününde liderliğini üstlenmiş bir kuruluş” diye ifade etti.

Ford Otosan’ın üretim kapasitesinin 330 bine ulaştığından söz eden Otay, 2011 yılının 9 aylık dönemimde ne satışlarının 2.6 milyar dolar iken, şirketin piyasa değerinin 2.8 milyar dolar olduğunu söyledi. Son 10 günde önemli bir değişim olmadığı takdirde 2011 yılında, Türkiye’nin en çok satın alınan markası olacaklarını dile getiren Otay, bu sonuç gerçekleştiği taktirde 10 yıldır kesintisiz şekilde Türkiye’nin en çok satılan markası olduklarını ilan edeceklerini dile getirdi.

Ford Otosan araç sattığı segmentlerde ya birinci ya da ikinci olduklarını dile getiren Otay; “Ford bunu yaparken üretimden gücünü alıyor. Toplam üretim rakamları bu yıl 295 bin adete geliyor ki, bu rakamlarla Avrupa’nın en büyük ticari vasıta üreticilerinden oluyoruz” dedi.

Dünya Şirketi

Dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen büyümelerinde bir aksama olmamasını ‘global şirket’   olmalarına bağlayan Otay, şöyle konuştu: “Dünya global ekonomisinde dalgalanmalar yaşandığında, Avrupa ekonomileri kötüye gittiğinde, sorun yaşıyoruz. Global şirket olmanın bir avantajı da tekil ülkelerin veya kıtaların problemleriyle özdeşleşmemek;  örneğin Avrupa’da problem varsa Brezilya’ya araç satabilmek, ABD’ye ve  Arjantin’e transit satabilmek gibi.  Pazar çeşitleri yaparak, yeni ürünlerle ürün çeşitleri yaparak;  dünyadaki krize karşı, krizden az etkilenmek veya etkilenmemenin imkânını aramak. Global şirketlerin sadece iç pazara üretim yapanlara göre en büyük avantajı budur.”

Bu doğrultuda şirketlerin büyüme stratejilerini global şirket yönünde olmasına dikkat çeken  Otay, “Büyümesi gereken eksen; global  şirket yönünde olmalıdır. Marka olarak yerli olursunuz, yabancı olursunuz o farklı konu; ama hedefiniz her zaman dünya pazarı olmalıdır. Arzınız kısıtlı olursa, yaşanan ekonomik krizlerden çok sert ve direkt etkileniyorsunuz” diye konuştu.

Araştırma ve Geliştirme konusuna ne kadar önem verdiklerine değinen Otay, son 5 yıldır yani 2006 -2007 yalından itibaren 200-300 olan AR-GE mühendisi sayısını 2012 yılında 1300’e çıkaracaklarını anlattı.  Toplam şirket harcamalarının yüzde 2’sini AR-GE’ye ayıran, şirketleri şampiyonlar liginde olanlar diye niteleyen Otay, Ford Otasan’ın 2012 itibariyle yüzde 2’nin de üstüne çıkacağını söyledi.

En Çok Kan Bağışlayan Özel Kuruluş

Ford Otosan olarak sadece üretim ve satışa odaklanmadıklarını, sosyal sorumluluk projelerine de ağırlık verdiklerini anlatan Otay, şunları belirtti: “Sosyal alandaki başarılarda önemli, toplam kalite dediğimizde; bunun içinde sadece verimlik, ürün içindeki kalite değil, zihin kalitesi de geliyor. Eğer toplam kaliteye inanıyorsanız, liderlikler hedefliyorsanız; çevre, iş güvenliği ve sosyal yatırmalar konusunda da projeler üretmeniz gerekir.”

Koç Holding’in geliştirdiği kampanya kapsamında 2011 yılında 2011 yılında en çok ‘kan bağışlayan’ şirket olduklarından söz eden Otay, “İş, sadece en çok satmak, en çok üretmek değil;  her konuda büyüklüğümüzün değerini vermek,  sosyal düşüncelere önem vermek ve yardım konusunda farklı konulara bunu taşımak lazım” dedi.

Elektrikli Otomobil Şuan İçin Verimli Değil

Konuşma sonrası öğrencilerin sorularını yanıtlayan Otay, elektrikli otomobillerle ilgili bir soruya verdiği cevapta, bugünün teknolojisiyle üretilen elektrikli araçların ekonomik olmadığını dile getirdi. Otay, Elektrikli otomobil kullanımının önemli bir dönüşüm olduğunu söylerken, “ Pazarın bugün içten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara dönüşümü bir süreç, bu sürecin ARGE’si ise,  henüz tamamlanmış değil.  Elektrikli motorlarla çalışan araba var ama henüz müşteri tatminini sağlayacak düzeyde değil” dedi.

Yerli Otomobil İçin İç Pazarın Büyümesi Lazım

Yerli otomobil tartışmaları hakkında düşünceleri sorulan Otay, Otomobil sanayicileri Birliği’nin yaptığı araştırtmayı aktardı. Otay, “Yerli otomobil olsun mu? Yüzde 70 evet. Yerli otomobil alır mısınız? Cevap : Yüzde 30. Böyle bir yerli marka isteyerek, yerli marka sahibi olunmaz. Satılmayacak markayı kim ne yapsın!” diye sordu.

Yerli marka otomobil olabileceğini söyleyen Otay, bunun için ise, Türkiye pazarının büyümesi gerektiğini söyledi. Yerli otomobil için iç pazarın 5 yıl içeresinde 2 veya 3 kat büyümesi gerektiğini söyleyen Otay, bu olduğu taktirde yerli otomobil markasının üretiminin sürdürülebilir olduğunu söyledi.

Söyleşinin ardından SAÜ Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Torkul, Nuri Otay’a birer plaket verdi.

23/12/2011 – AB

22 kez görüntülendi.
23 Aralık 2011 - 12:22