FED’in Faiz Artırımının Etkisi Sınırlı Olur

17 Aralık 2015

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Bilen, Türkiye’nin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımı kararında ekonomisi olumlu kalacak ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Fed’in faiz artırımından hareketle artacak kurdaki gelişmenin, Türkiye ekonomisine etkisinin sınırlı düzeyde kalacağını, büyümesini çok etkilemeyeceğini ifade etmek lazım” dedi.

Bilen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed’in 2008 sonrası genişlettiği para arzını tarihin bir aşamasında durduracağını bildiklerini söyledi.

Fed’in 0-0,25 baz puan arasında değişen faiz oranını yükseltmeye dönük adım atacağını vurgulayan Bilen, “Bu, 2008 krizi sonrasındaki para bolluğunun daralacağı anlamına gelecek bir gelişmeye işaret ediyor. Hiç şüphesiz gelişmekte olan ülkelerde para çıkışına ve o ülkelerde yerli paranın değer kaybetmesi anlamına gelecek, o ekonomileri olumsuz yönde etkileyecek” diye konuştu.

Bilen, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın son gelişmelerden olumsuz etkilenecek ülkelerin başında geldiğini belirtti.

Brezilya ve Rusya’nın enerji ihracatının, ekonomisinin önemli kısmını oluşturduğuna değinen Bilen, “Özellikle Rusya’nın enerji ihracatı, neredeyse toplam ihracatının yarısına yakın bir düzeyini oluşturuyor. Enerji fiyatlarının 35 dolar düzeyinde seyredecek hale gelmesi, enerjideki olağanüstü fiyat düşüşleri, iki ekonominin özellikle Rusya’nın büyümesinin yavaşlaması ve bu ekonomilerdeki bir kriz riskine işaret etmektedir. Bunun altını çizmek lazım” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin finans sektörü ve kamu dengesi istikrarlı”

Çin’in büyümesinde dikkate değer düzeyde bir risk gözükmediğini anlatan Bilen, eskiye kıyasla Çin’in ihracatının ithalatından fazla olması nedeniyle dış ticaret fazlasının çok olmayacağını söyledi.

Bilen, çevre ülkelerden merkeze doğru para transferinin ilk işaretini oluşturacağı sürecin, Çin’i de etkileyeceğini ama büyümesini etkileyecek olumsuz bir sonuç doğurmayacağını kaydetti.

Bu ülkeler içerisinde konumu olumlu kalacak ekonomilerden birinin Türkiye olduğunu vurgulayan Bilen, “Türkiye, finans sektörü ve kamu dengesi istikrarlı olan, 3. çeyrekteki büyümesi beklenenden yüksek düzeyde gerçekleşen bir ülke. Dolayısıyla Fed’in faiz artırımından hareketle artacak kurdaki gelişmenin, Türkiye ekonomisine etkisinin sınırlı düzeyde kalacağını, büyümesini çok etkilemeyeceğini ifade etmek lazım. Genel hatlarıyla bakıldığında, hiç şüphesiz Fed’in faiz artırımı konusunda uzun zamandır raporlarda faiz artıracağı yönündeki politika söyleminin artık sonuna gelinmiş bir durum ortadadır” değerlendirmesini yaptı.

Bilen, Fed’in açık piyasa toplantısında faiz artırımına ilişkin ilk işareti büyük ihtimalle vereceğini vurgulayarak, yüksek düzeyde bir faiz artırımı beklemediğini aktardı.

Bunun en fazla yüzde 0,25 düzeyinde olacağını düşündüğünü belirten Bilen, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Faizin Amerika’nın büyümesini olumsuz etkileyecek bir sonuca yol açmaması için dikkatli gideceğini, o nedenle faiz artırımının 0,50 değil, 0,25 sınır düzeyinde kalacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu merkezin yeniden cazibe merkezi haline gelebileceği, sıkı para politikasının ortaya çıkacağı bu süreçte, hiç şüphesiz daha kontrollü olmak gerekir. Bizim Merkez Bankası’nın da para politika seçeneklerinin çokluluğunu bir parça azaltıp bunlardan özellikle hangisini tercih edecekse net bir politika seçeneğini belirlemesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla Amerika’nın faiz artırımı sonrasında Türkiye’deki Merkez Bankası’nın belki birkaç aşama gecikerek de olsa faiz artırımı beklentisini doğuracak bir ekonomik süreç ortaya çıkacaktır.”

5 kez görüntülendi.
17 Aralık 2015 - 11:05