Dört Dörtlük Bir Proje: 3+1

08 Mayıs 2012

SATSO’da düzenlenen bilgilendirme toplantısında Sakarya Üniversitesi’nin  3+1 eğitim modeli anlatıldı.

Sakarya Üniversitesi’nin (SAÜ) en önemli işbirliği projelerinden olan  3+1 Meslek Yüksekokulları uygulama eğitim modelinin bilgilendirme toplantısı Sakarya Ticareti ve Sanayi Odası  (SATSO) Ali Coşkun Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Sakarya sanayicisi ile Sakarya Üniversitesi’nin (SAÜ) en önemli işbirliği projelerinden olan  3+1 Meslek Yüksekokulları uygulama eğitim modelinin bilgilendirme toplantısı Sakarya Ticareti ve Sanayi Odası  (SATSO) Ali Coşkun Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın yanı sıra SATSO Meclis Başkanı Adnan Borazancıoğlu, SAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Üstel, Sakarya Meslek Yüksekokulu Müdürü ve MEYOK Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Sarıbıyık,  Adapazarı Kaymakamı Akın Yılmaz, Arifiye Kaymakamı Birol Kurubal ve Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk ile çok sayıda sanayici ve öğrenci katıldı.

Nitelikli İnsan Gücü Eğitimle Mümkün

Toplantın açılış konuşmasını yapan SATSO Meclis Başkanı Adnan Borazancıoğlu, bölgesinde fark yaratan bir il olmak istediklerini belirtti. Borazancıoğlu, şöyle konuştu: “insan ve bilgi odaklı, yeniliklere açık, küresel rekabette lider, sürdürülebilir kalkınma ve yaşam kalitesi ile fark yaratan, bir olmak istiyoruz.”

Arzuladığımız hedefe ulaşmak için, mevcut insan gücünü verimli kullanmamız gerekiyor” diyen Borazancıoğlu, bunun da ancak nitelikli ve kaliteli eğitimle mümkün olduğunu vurguladı. Bu amaçla 3+1 uygulamalı eğitimi sonuna kadar desteklediklerini ifade eden Borazancıoğlu, “Böylece SAÜ – SATSO arasında yapılan işbirliği protokolü ile meslek yüksekokulu öğrencileri, eğitimleri süresince kazandıkları bilgi ve deneyimlerini, ‘’mesleki uygulamalar’ dersi adıyla altında kamu/özel kurum ve kuruluşlarda uygulamalı eğitimle pekiştirme imkanına kavuşacak” dedi.

Elaman Arayanlar Elemansız, İş Arayanlar İşsiz

Yurtdışında birçok işbirliği ve proje çalışmaları olduğuna değinen Borazancıoğlu, oralarda sanayi ve üniversite işbirliğine dönük yararlı çalışmalarla sürekli karşılaştıklarını ve bu tip bir eğitim anlayışını Türkiye’de de görmek istediklerini kaydetti. “Oysa, ülkemizde eleman arayanlar elemansız, iş arayan elemanlar ise işsiz olduğu bir kötü talih vardı” diyen Borazancıoğlu, bu kötü talihi ortadan kaldırdığı için SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas’a cesaretinden dolayı teşekkür etti.

Uygulamalı Eğitime Ağırlık Verilmeli

Adnan Borazancıoğlu’nun ardındna kürsüye gelen SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, meslek yüksekokullarında sanayicilerle sık sık toplantılar yapıldığını ve sanayicinin her zaman nitelikli elaman talebinde bulunduğunu; sanayicin uygulamalı eğitime ağırlık verilmesini istediğini belirtti.

Meslek yüksekokulu öğrencilerinin uygulamaya dönük eğitim verilmesinin birçok platformda tartışıldığını ancak birçok mevzuat sorunu nedeniyle bir ilerleme sağlanamadığını aktaran Elmas, SAÜ olarak bu konuda bir adım attıklarını ve 3+1 bir uygulaması ile bu konuda öncülük ettiklerini ifade etti.

Dünyanın bir değişim içinde olduğunu dile getiren Elmas, şunları söyledi: “3+1 uygulama modelini yaptık. Bu dünyanın en mükemmel modeli değil. Gelecek yıl bunu uyguladığımızda eksiklerini göreceğiz ve yapılacak değişikliklerle sürekli kalite kapsamında mükemmelliğe doğru gidecek.”

Teknolojik Değişime Ayak Uydurmak Mümkün Değil

Üniversitelerin sürekli yenilen teknolojiye ayak uydurmasının mümkün olmadığını ifade eden Elmas, üniversite laboratuvarı kurduklarında son model makineleri, teçhizatı ve donanım aldıklarını; eskiden bu araçlarla 20 – 30 yıl eğitim verdiklerini ancak artık ekipmanların 2-3yılda değiştiğini ve üniversitelerin bu değişime ayak uydurmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Elmas, şöyle konuştu: “Bu nedenle öğrenciler, buradaki birikimi üniversite laboratuvarında değil, sanayi laboratuvarlarında yapacaklar” Tüm dünyada eğitim uygulamaları bu şekilde yapıldığını söyleyen Elmas, bu eğitim anlayışını SAÜ olarak Sakarya’da uygulamaya koyduklarını belirtti.

Dinamik İnsan Gücü

Elmas, 3+1 uygulama modeli ile öğrencilerin artık eğitimleri süresince gerçek dünya ile ilişkilerini kurarak, sanayi ile adaptasyonu hızlı gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.

“İş dünyasına çok dinamik, adaptasyona yakın, belirli niteliklere sahip gençler yetiştirmek bizim en temel görevimiz” diyen Elmas, bu değişimin hızlı yapılması gerektiğini vurguladı. Elmas, “Bunu ne kadar hızlı gerçekleştirebilirsek hem ülkemizin kalkınmasına hem de bu konuda ihtiyaç duyan kişilere destek olmuş oluruz” dedi.

Geleceğimizin Teminatı

Mesleki eğitimdeki temel hedeflerinin nitelikli insan gücü yetiştirmek olduğunu söyleyen MEYOK Koordinatörü Doç Dr. Mehmet Sarıbıyık,  şöyle konuştu: “Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin; bilgi, beceri, davranış ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırarak, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesidir.”

3+1 uygulamalı eğitim modelinin sanayici ve üniversitenin ihtiyaçlarını karşılamaya dönük olduğunu söyleyen Sarıbıyık, “Üniversitenin imkanları ile işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünü karşılamak için üniversitenin imkânlarını kullanarak  alternatif bir model oluşturmak zorundaydık” dedi.

Dört Dörtlük Mutluk

3+1’in Tüm paydaşlara yararlı bir model olduğunu söyleyen Sarıbıyık, “Öğrenci, bir defa okuduğu görmüş olduğu bilginin uygulama içinde olup olmadığını hemen fark eder,  özgüven kazanır ve çalışmaya hazır gelir” dedi. Sarabıyık, işletmelerin açısından yararlarını ise yetişmiş bir insan gücüne sahip olmak, çalışanların işe başlangıç eğitim yükünden kurtulmaları olarak sıraladı.

Bu eğitim modelinin toplumun birçok kesimine faydalı olduğunu anlatan Sarıbıyık, şöyle konuştu: “Öğrenci vasıflı elaman olarak mezun odluğunda iş bulacak, işletme yetişmiş elaman bulduğu için, aileler çocuklarının iş bulmasından dolayı, öğretim üyelerimiz de yetiştirdiği öğrencilerin iş bulmasından dolayı mutluluk duyacak. Bu yüzden bu modele dört dörtlük mutluk adını verdik.”

3+1 modelinin işleyişi hakkında bilgi veren Sarıbıyık, öğrencilerin eğitimlerinin 3’ncü veya 4’ncü dönemlerinde 16 hafta süre ile uygulama eğitimlerini alacaklarını belirtti.

Bu uygulamanın işletmelere vergiler konusunda ek bir masraf getirmeyeceğini belirten Sarıbıyık, meslek yüksekokulu öğrencilerinin işletmede çalıştıkları sürece sigorta primlerinin üniversite tarafından karşılanacağını dile getirdi.

İşyerlerinde yapılan uygulamanın bir ders niteliği taşıdığını belirten Sarıbıyık, bu kapsamda üniversiteden bir öğretim üyesi ve işletmeden sorumlu bir personel tarafından öğrencilere not verileceğini söyledi. Sarıbıyık, bu sayede sorumluluğu işletmelerle paylaştıklarını belirtti.

Program, MEYOK koordinatörü Sarıbıyık’ın katılımcılardan gelen soruları cevaplaması ile sona erdi.

04/05/2012 – AB

2 kez görüntülendi.
08 Mayıs 2012 - 7:26