Dine İnanan Prensiplerine Uymak Zorunda

01 Nisan 2016

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdülvahit İmamoğlu, dinde inanış mecburiyetinin olduğuna dikkat çekerek “İslam dinine inanan İslam’ın prensiplerine uymak durumundadır” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Vakfı tarafından düzenlenen ‘Din İlimlerine Giriş Seminerlerinde bu hafta “Din Psikolojisi ve Dindarın Psikolojisi” konusu ele alındı. SAÜ Camii Külliyesi’nde düzenlenen seminere, SAÜ İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulvahit İmamoğlu konuşmacı olarak katıldı.

Kişilerin dine bakışı ve dini inançlara bağlanmaları konusunda bilgi veren Prof. Dr. İmamoğlu “En çok tartışılan konulardan biri din. Din, geçmişten bugüne asli kavramlardan biridir. Din tamamen kişiye endeksli bağlanma, teslim olma, kabul etme kabullenme durumudur. Bu ilk adım. Tabi birçok tanımı var. Dinin bir ilahi tanımı var bir de insanı tanımı var. Ama asli özelliği yüce bir yaratıcıya tabi olunan, belli ritüelleri olan ve sonucunda bir beklentisi olan bir sistem. Din böyle bir şey. Burada birinci olarak inanış var. Neye inanılıyorsa inanılsın o inanış doğrultusunda belli uygulamalar da doğuyor. Yani İslam dinine inanan İslam’ın prensiplerine uymak durumundadır. Hristiyan Hristiyanlığa, Yahudi Yahudiliğe, Budist Budistliğe.  Ama bakın hepsinde bir inanış kuramı var inanış mecburiyeti var, yani inanmadan olmaz” şeklinde konuştu.

Biz Müslümanlar içe dönüğüz

Prof. Dr. İmamoğlu konuşmasının devamında psikolojik tiplemelerden bahsetti, “Dünya üzerinde ekol olarak psikolojik tiplemeleri en etkin ortaya koyanlardan biri Carl Gustav Jung’dur. Jung, iki tipten bahseder, bunlar içe dönük tip ve dışa dönük tiptir. İçe dönük tip karamsar, insanlarla ilişkileri iyi olmayan, sosyal yönden zayıf tiptir. Dışa dönük tip aktif, girişken, insanlarla konuşabilen, kendini rahat ifade eden, sosyal yönden iyi olan tiplerde dışa dönük tiplerdir. Bu tiplemeler her kesimde var. Müslüman kesimde de var bu tipler. Ama Müslüman kesimde daha çok görünen tipleme içe dönük tiptir. Biz aslında toplum olarak böyleyiz. Mesela bir toplantı olduğunda bir ortam içerisinde olduğumuzda herkes bir konu hakkında görüş belirtirken biz benim yerime söyleyeceğim şeyi bir başkası söyler diyorsak biz içe dönük tipleriz demektir” diye konuştu.

Dindarlığımızın özünün taklit olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Biz taklitle dini öğrendik. Her fert İslam inancı üzerine doğar, sonradan ailesi onu Hristiyan, Mecusi ya da Yahudi yapar. Bir çocuk annesi babası ve aile ortamında ne yapılıyorsa onları taklit ederek büyür ve dinini de öyle öğrenir. Anne baba ‘Allah’ derse ‘Allah’ der. O yüzden bizim dinimiz taklittir, taklitle öğrenilir, ta ki akıl baliğ olana kadar. Dinin hemen hemen özellikle inançla olan terimleri soyuttur. Gözle görünmezdir, elle tutulmazdır. Allah kavramı soyuttur. Onu ancak 11 yaşından sonra anlayana bilir ancak onu herkesin benliğine aktarabilmesi mümkün değil. Diğer inanç esasları da öyle ibadet esasları da öyledir. Müslüman toplumda dindarlığı hala taklitle devam ettiren birçok insanımız var, sıkıntı burada” şeklinde konuştu.

Toplumumuzda en çok görülen dindarlık

Dindar tipolojilere de değinen İmamoğlu “Bugün tipolojilere baktığımızda dindar tipolojiler içerisinde, herhangi bir inanış sistemine bağlı olanlar, yani dine mensup olanlar var. Bunlar, bir ailede doğuyor ama o ailenin de dinle pek bir alakası olmamasına karşın ataları dedeleri Müslüman diye nüfus cüzdanında Müslüman yazıyor. Hayatı boyunca din ile ilgili duyduğu tek şey ‘Allah’a inanmak. Ama hiçbir ameli yok, dini ritüellerle alakalı hiçbir şey yapmamış bu kişi dindar değil, dine mensup olarak adlandırılır. Diğer bir tipoloji az dindar; dini gereklilikleri bilip çok az yapandır mesela bayramdan bayrama gibi. Orta dindar, elinden geldiğince dini emir ve buyrukları yerine getirmeye çalışan bazıları yapıp bazılarından kaçınandır. Bizim toplumumuzda en çok görülen dindar tipidir orta dindar insanlar. Çok dindar ise emirlerin bütününü yapan tiptir” diye konuştu.

Prof. Dr. Abdulvahit İmamoğlu konuşmasının sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı.

31/03/2016/İS

27 kez görüntülendi.
01 Nisan 2016 - 15:40