Çanakkale Şehitleri Anıldı

21 Mart 2012

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla bir program düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde 20 Mart Salı günü düzenlenen anma programına SAÜ Rektör yardımcısı Prof. Dr. Musa Eken, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi ile çok sayıda öğrenci ve akademisyen katıldı.

İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan programda Çanakkale Savaşlarını anlatan kısa bir film gösterildi. Ardından SAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Sarı tarafından  `Çanakkale Muharebelerinin Türk ve Dünya Tarihi Açısından Önemi` konulu bir konferans verildi.

Sonuçları dünya tarihini etkiledi

Birinci Dünya Savaşı’nın dünyanın gördüğü en kanlı savaşlardan olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Mustafa Sarı, Çanakkale savaşlarının ise Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı muharebelerinden olduğunu vurguladı. Birinci Dünya Savaşı’nın sebep ve sonuçları hakkında bilgi veren Sarı, şöyle konuştu: “Yaklaşık yirmi beş cephede on üç farklı ülkede cereyan eden savaş, milyonlarca insanın hayatına mal olmuştur. Savaş sonunda Avrupa diplomasisinin ve kuvvetler dengesinin temel unsurlarını temsil etmiş olan üç büyük imparatorluk, Rus Çarlığı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Alman İmparatorluğu tarih içindeki ömürlerini tamamlayarak Avrupa’da bir boşluk meydana getirmişlerdir.”

Sıradan bir askeri harekat değil

Çanakkale muharebelerinin bu sonuçları en çok etkileyen savaşlardan olduğunu vurgulayan Sarı, İtilaf Devletleri, Çanakkale’yi geçemediği için Rusya’ya yardım gitmemiş ve Çarlık Rusya’sının yıkılması ve komünist rejimin kurulmasına zemin hazırlanmış olduğunu ifade etti. Bu sonucun sadece Avrupa tarihinde değil dünya tarihinde de çok önemli etkileri olduğunu dile getiren Sarı, “Avrupa’nın büyük güçleri engel olamayınca bu devlet sadece Avrupa’da değil, bütün dünyada kuvvetler dengesini ileride köklü bir şekilde değiştirmek üzere kabuğuna çekilmiştir” dedi.

Çanakkale’nin savaşın seyrini değiştirecek bir konumda olduğunu söyleyen Sarı, bu nedenle savaş öncesi ve savaş boyunca İhtilaf Devletlerinin bu bölgeye yerleşme planları olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Sarı, şunları aktardı: “Çanakkale Cephesi’ndeki muharebeler sıradan bir askeri harekat ya da muharebe olayı değildir. Boğazlar, konumu itibariyle İstanbul Karadeniz kapısı, Çanakkale de Ege Denizi kapısı olarak geçmişte taşıdıkları ve çağımızda taşımakta oldukları stratejik önem ve değer açısından daima birlikte mütalaa edilmiş ve edilmektedir. Bu nedenledir ki, Türk boğazları uluslararası ilişkilere yön vermede daima odak noktası olmuştur.”

İlk olarak denizden çıkartma yaptılar

Çanakkale Savaşları’nın ilk olarak denizden yapılan saldırılar ile başladığını ve henüz karaya asker çıkartılmadığını anlatan Sarı, düşman gemilerinin batırılması sonrası İtilaf Devletleri’nde moral çöküntüsü yaşadığını ve bu nedenle karaya asker çıkartmaya karar verdiklerini dile getirdi.

70 bin kişilik bir İngiliz- Fransız kuvveti ile Gelibolu Yarımadası’na çıkartma yapan düşman kuvvetlerine Osmanlı askerlerinin üstün bir gayretle karşılık verdiğini anlatan Sarı, “ Gelibolu Yarımadası’nda Türk askeri, işgalci güçlere karşı son derece şiddetli bir mukavemet gösterdi. Müttefiklerin hiç beklemediği bu mukavemet, onların bölgeye Dominyonlarından yeni kuvvetler getirmelerini gerektirdi. Türk askeri, işgalci güçleri denize atamadı, fakat düşman da iki buçuk ayda ancak üç kilometre ilerleyebildi” dedi.

Çanakkale savaşlarında çok ciddi kayıplar veren düşman kuvvetlerinin, sonunda çekilmeye karar verdiklerini söyleyen Sarı, “Müttefikler bu harekâttan da bir sonuç alamayınca ve devamlı olarak asker kaybetmeye başlayınca bu teşebbüsten vazgeçtiler. Aralık ayından itibaren çekilmeye başladılar” şeklinde konuştu.

500 Bin Kayıp

Çanakkale muharebelerinin hem dünya hem de Türkiye için çok önemli sonuçları olduğunu dile getiren Sarı, bu zaferle birlikte Osmanlı hükümetinin iktidarda kalış süresinin uzadığını ve Batılıların Doğulu müttefiki Rusya’ya ulaşmasına imkan tanımadığı için de Çarlık Rusya’sının Bolşevik Devrimi ile çökmesine yol açtığını dile getirdi.

Çanakkale Muharebeleri’nin savaş tarihi açısından da çok önemli sonuçları olduğunu vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Harp kayıpları olarak dünya tarihinde en yüksek kayıplara ulaşan muharebelerden biridir” diyen Sarı, bu savaştaki insan kaybının 500 binlerle ifade edildiğini belirti. Sarı, şöyle konuştu: “Bu muharebelerin olayları ve kayıpları bütün tazeliğini günümüzde bile korumaktadır. Kesin olmayan tahmini rakamlara göre, 100 binden fazla öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli ve Türk ocaklarında yetişmiş okur-yazarın yitirildiği tahmin edilmektedir. Böylece o günün koşullarında ülkenin beyin takımını oluşturan küçümsenmeyecek bir sayıya ulaşan bu kayıpların olumsuz etkileri, savaş sırasında olduğu kadar bu savaşı izleyen Türk İstiklal Savaşı sırasında da hissedilmiştir.”

20/03/2012 – AB

 

 

14 kez görüntülendi.
21 Mart 2012 - 7:45