Bilimsel Gerçeklerle Psikolojik Gerçekler Çatışıyor

26 Kasım 2011

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Van’da bilimsel gerçeklerle psikolojik gerçeklerin çatışma durumunda olduğunu ancak bir süre sonra bunların yerini normal algılara bırakacağına inandığını söyledi.

YÖK Deprem Koordinasyon Komisyonu Koordinatörü ve SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’in bahçesine kurulan deprem çadırından gerçekleştirilen Abbas Güçlü ile Genç Bakış programına katıldı. Kanal D’den canlı yayınlanan programa Elmas’ın yanısıra Van Valisi Münir Karaloğlu, Van Milli Eğitim Müdürü Ali İhsan Sayılır, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal konuk oldu.

Van’a yaşanan acıların benzerini 17 Ağustos depreminde Sakarya’nın yaşadığını söyleyen SAÜ RektörÜ Prof. Dr. Muzaffer Elmas “Depremin ilk günlerinde söylenen işte buralarda hayat olmaz, buralarda hayat başlamaz gibi kesin cümleleri abartılı, duygusal cümleler olarak görüyorum. Burada hayat 15 gün 1 ay sonra normale dönecek. İnsanlar yapılacak olan hasar tespitleri ve diğer işlemlerden sonra hayatı normale döndürmeye birbirlerini tetikleyerek devam edecekler. Şu andaki olumsuz havanın kısa sürede olumluya döneceğine inanıyorum.” dedi.

Hasar tespitleriyle binanın depreme dayanıklılığı arasında doğrudan bir bağlantı olmadığını dile getiren Elmas şunları kaydetti: “Burada iki tip bina var karşımızda. Birisi 99 depreminden sonra yapılmış olan binalar. Tabi bunlardan da bir kaçının yıkılmış olduğunu gördük. Ancak burada şu var, burada kritik bir nokta şu, aslında bu hasar tespitleriyle binanın depreme dayanıklılığı arasında direkt bir ilişki de yok. Yani burada binalar yeni yönetmeliğe göre yapılmışsa ve binalarda herhangi bir yapısal hasar yoksa, bu binalardan çok tedirgin olmamak gerekir. Çünkü neticede bunlar belirli bir yönetmelik doğrultusunda belirli bir teknolojiyle yapılmış binalar. Zaten yapılacak hasar tespitinden sonra bunlar da ortaya çıkacaktır. Ama binalar 1999’dan önce yapılmış, 2000 yılından önce yapılmış ve binalarda da bir takım hasarlar da varsa bu binalar zaten artık sorunlu binalar olarak zaten algılanıyor. Ve bu binalarda yapılacak tespitlerden sonra bu binaların yerine yeni binalar yapılarak veya başka işlemler yapılarak kullanılması gündeme gelecek. Zaten süreçte yapısal olarak böyle devam edecek.”

Yeni yönetmeliğe göre yapılmış ve yapısal hasarları olmayan binalardan çok tedirgin olunmaması gerektiğini ifade eden Elmas “Bu tür binalardan çok tedirgin olmak tüm bilimsel algıları da bir kenara itmek olur. Şu anda bilimsel gerçeklerle psikolojik gerçekler biraz çatışma durumunda. Ama bir süre sonra bunların yerini normal algılara bırakacağına inanıyorum” dedi.

25/11/2011 – Haber Merkezi

 

3 kez görüntülendi.
26 Kasım 2011 - 11:44