Annesi Bile Gözünde Değerini Yitiriyor

20 Kasım 2015

IŞID’in canlı bomba eylemlerini Habertürk Gazetesi’ne değerlendiren Doç. Dr. Kardaş, hiçbir silah bilgisi olmadan terör örgütü IŞİD’e katılan gençlerin, 1-2 yıl içerisinde katliam yapan canlı bombalara dönüştüğünü söyledi.

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş, ‘Yabancı Savaşçılar’ araştırmasını Habertürk Gazetesi muhabiri Şefik Dinç’e anlattı.

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü’nden Doç. Dr. Tuncay Kardaş, raporlaştırdıkları ‘Yabancı Savaşçılar’ araştırmasına göre IŞİD’e katılanların daha çok 20-30 yaş aralığında olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Kardaş, savaş tecrübesi olmayan gençlerin nasıl canlı bomba olduklarını ve katliam yapan ölüm makinesine dönüştüklerini açıklarken, bu gençleri “İnternet sörfçüsü koltuk mücahitleri” olarak tanımladı.

Kâfire karşı mazlumun yanında olma söylemiyle beyni yıkanan gençler, örgüte katılıp 2 yıl içinde, ‘internet sörfçüsü koltuk mücahitliği’nden canlı bombaya dönüşüyor.

Hiçbir silah bilgisi olmadan terör örgütü IŞİD’e katılan gençler, 1-2 yıl içerisinde katliam yapan canlı bombalara dönüşüyor.

Örgüt adına eylem yapan ve canlı bomba saldırısı düzenleyenlerin tamamı 20-30 yaş aralığındaki teröristler. 2011’de Suriye’de başlayan iç savaşın ardından 2013’te etkinliğini artıran IŞİD’e katılan gençler, 2 yıl sonra Suriye dışında terörist eylemlere başladı.

Türkiye, Fransa, İspanya ve Belçika’da silahlı baskın ve canlı bomba saldırılarıyla katliamlar yapan örgüt, internetten yaptığı propagandayla gençleri safına çekmeyi başarıyor. Sosyal medya hesaplarından paylaşılan videolarla gençlerin ilgisini çeken örgüt, daha sonra bu kişilerle bire bir iletişime geçiyor ve örgüte katılmalarını sağlıyor.

Annesi Bile Gözünde Değerini Yitiriyor

Doç. Dr. Tuncay Kardaş şöyle konuştu:

“Kâfir ilan edilenlere ve mazlum Müslümanlara yardım etme düşüncesiyle ‘zalim yöneticilere’ karşı cihat vazifesini ön plana çıkarıyorlar. Kendi ideolojilerine göre doğru İslam’ın parçası olmayan herkes kâfir görülüyor. Onun gözünde bırakın masum insanı, böyle olmayan annesi, kardeşi bile değerini yitiriyor. Kâfirleştirme süreci ailesini ve yakınlarını da yabancılaştırıyor. Buna cihat gözüyle bakıyor ve böylece cennete gideceğini düşünüyor.”

İlgili haberi kaynağında okumak için tıklayın:

9 kez görüntülendi.
20 Kasım 2015 - 10:10