Anadolu’ya Malazgirt’le Girmedik

02 Mart 2017

Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından düzenlenen ‘Tarih, Kültür ve Medeniyet Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu, ‘Sultan Alp Arslan Fethin Babası’ kitabının yazarı Cihan Piyadeoğlu oldu.

Malazgirt Savaşı’nın Türklere Anadolu’nun kapılarını açan bir savaş olarak bilindiğini hatırlatan Piyadeoğlu “Malazgirt bir saldırı değil savunma savaşıdır. Bu savaşta aksine saldıran taraf Bizans’tır. Zaten Malazgirt Savaşı’nın Türklerin Anadolu’ya ilk girişi olarak görünmesi Selçuklu Devleti’nin kurucusu Tuğrul Bey’e yapılan en büyük haksızlıktır.  Tuğrul Bey döneminde, Selçuklu Devleti’nin Anadolu topraklarında faaliyetleri vardır” diye konuştu.

SAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Cihan Piyadeoğlu, Sultan Alp Arslan, Malazgirt Savaşı ve Selçuklu Devleti konularında katılımcıları bilgilendirdi.

Alp Arslan hükümdar olacak şekilde yetişti

Çağrı Bey’in, kardeşi Tuğrul Bey’in çocuğu olmaması nedeniyle oğlu Alp Arslan’ı Selçuklu Devletine hükümdar olacak şekilde yetiştirme düşüncesinde olduğunu dile getiren Piyadeoğlu,“Alp Arslan’ın hocaları diyebileceğimiz babası Çağrı Bey ve Nizâmülmülk, Alparslan için büyük bir şanstı. Karahanlı Ali Tigin ve Gazneli Mahmut’un Selçuklular üzerine uyguladığı baskı döneminde yapılan bir tartışma sırasında Alp Arslan’ın doğumu Selçuklu büyükleri tarafından kutlu bir olay olarak kabul edilmiştir. Doğumunun kutlu sayılmasından dolayı Çağrı Bey, Alp Arslan’ı yanında büyütmüştür. Çağrı Bey gibi önemli bir komutanın yanında büyümesi Alp Arslan’ın gelecekte kazanacağı zaferler için önemli bir adımdır” dedi.

Anadolu’ya Malazgirt’le Girmedik

Malazgirt Savaşı’nın Türklere Anadolu’nun kapılarını açan bir savaş olarak bilindiğini hatırlatan Piyadeoğlu “Malazgirt bir saldırı değil savunma savaşıdır. Bu savaşta aksine saldıran taraf Bizans’tır. Zaten Malazgirt Savaşı’nın Türklerin Anadolu’ya ilk girişi olarak görünmesi Selçuklu Devleti’nin kurucusu Tuğrul Bey’e yapılan en büyük haksızlıktır.  Tuğrul Bey döneminde, Selçuklu Devleti’nin Anadolu topraklarında faaliyetleri vardır” diye konuştu.

İlk Hedef Mısır’dı

Alp Arslan tahta geçtiğinde ilk hedeflerinden biri Anadolu değil Mısır olduğunu dile getiren Piyadeoğlu, “Önemli bir Hristiyan şehri olan Ani’yi alan Alp Arslan, Abbasi Halifesi tarafından ‘Fetihlerin Babası’ unvanını almıştı. İslam Devleti gibi görünüp Abbasilere düşmanlık yürüten Fatımi Devleti’nin Alp Arslan tarafından yıkılması Sünni İslam için büyük bir zafer olacaktı. Mısır’ın ele geçirilmesi Alp Arslan için Anadolu’dan daha büyük bir zaferdi. Fakat Mısır’a giderken Urfa ve Halep kuşatmaları vakit kaybettirmiştir” dedi.

Malazgirt sonrası Anadolu’nun Türkleşmesi hızlandı

Piyadeoğlu, “Halep şehrinin ele geçirilmesinden iki gün sonra Bizans elçisi Alp Arslan’a gelerek kazanılan yerlerin geri verilmesi için ültimatom vermiştir. Fakat Alp Arslan kararını daha açıklamadan Bizans tarafından büyük bir ordu Alp Arslan’ın ordusuna doğru ilerlemeye başlamıştır. Bizans o zamana kadar kurulmuş çok büyük bir ordu ile ilerlemesinin bir sebebi de Türkleri Anadolu ve İran’dan atmaktır. Gelen Bizans ordusuna karşı savaşma kararını vermeyen Alp Arslan doğuya doğru çekilmiştir. Daha fazla geri çekilmesinin bir kaçış olacağının düşüncesinde olan Alp Arslan yanında bulunan 4 bin hassa askeriyle Malazgirt’te Bizans Ordusu’na karşı büyük bir zafer elde etmiştir” dedi.

Malazgirt Savaşı sonrasında Alp Arslan’a esir düşen Romen Diyojen’in Selçuklu Devleti’ne tabi olmayı kabul ettiğini hatırlatan Piyadeoğlu “Fakat tekrar tahta çıkamaması Alp Arslan için şansızlıktı. Bizans, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Selçuklu Devleti’ne tabi olmayı ve vergi ödemeyi kabul etmemiştir. Malazgirt savaşı sonrası Alp Arslan’ın, kendisine bağlı olan beylere verdiği emir sonrası Anadolu’ya yapılan akınlar sonucunda, Anadolu’nun Türkleşme süreci hızlanmıştır” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın sonunda Piyadeoğlu’na, SAÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Mahmut Bilen plaket takdim etti.

03.02.2017 – MA

3 kez görüntülendi.
02 Mart 2017 - 15:55