Anadolu’nun Manevi Direkleri

02 Mart 2015

Sakarya Üniversitesi Tasavvuf Topluluğu tarafından ‘Anadolu’nun Manevi Direkleri’ konulu söyleşi gerçekleşti.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen söyleşiye Mevlevi Üstadı Mustafa Özbağ katıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte Mustafa Özbağ Ahmet Yesevi, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli ve Yunus Emre’nin hayatlarını anlattı.

Türklerin Müslüman olmasındaki en önemli etkenin inançlarının İslam’a yakın olmasıdır diyen Özbağ, “Türkler Şamanist değildirler. Şamanlar, bugünün tabiriyle, kendi toplumlarının velileri veya bilge insanlarıydı. Türkler Orta Asya’da böyle yaşarken, Muaviye’den kaçan Hüseyni kolu Türk bölgesine sığınmış ve böylelikle Türkler, hızla Müslüman olmuşlardır. Bakıldığı zaman Anadolu’daki ehlibeyt velilerin büyük çoğunluğunun geldikleri topraklar Orta Asya’dır. Örneğin, Hacı Bektaşi Veli, Kaygusuz Abdal, Mevlana, Hacı Bayram Veli Orta Asya’dan Anadolu’ya göçmüşlerdir” dedi.

Hoca Ahmet Yesevi’yi anlatan Özbağ, “Tuğrul Şah, İslamiyet’i devlet dini yaptıktan sonra, Türki bölgede bir güneş doğar ve bu güneş Hoca Ahmet Yesevi’dir. Hoca Ahmet Yesevi, elinde kopuz ile bütün Orta Asya bozkırlarını gezip İslamiyet’i yayan ve yukarı Mezopotamya sufiliğinin temel taşlarını atan kişidir. Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli’de, Hoca Ahmet Yesevi’nin öğretilerini görmek mümkündür” diye konuştu.

Hacı Bektaşi Veli’nin Arapça, Mevlana’nın Farsça, Yunus Emre’nin Türkçe eserler verdiğini söyleyen Özbağ, “Mevlana’nın konuşma dili Türkçedir fakat eserlerini Farsça yazmıştır. Yunus Emre eserlerini, halkın dili ile anlatmayı tercih etmiştir. Bakıldığı zaman Mevlevi semalarında ve diğer tarikatlarda Yunus Emre ilahileri okunur” şeklinde konuştu.

Söyleşi, soru-cevap kısmının ardından yapılan sema gösterisi ile sona erdi.

02/03/2015 – MA

15 kez görüntülendi.
02 Mart 2015 - 12:02