Amerika Diktatörlükle Kuruldu

20 Aralık 2016

Sakarya Üniversitesi’nde konferans veren ABD Nevada Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Berch Berberoğlu, küreselleşmeyi anlattı. Küreselleşmenin bayraktarlığını yapan ABD’nin sanıldığı kadar demokratik bir ülke olmadığına dikkat çeken Berberoğlu “Amerika’nın anayasasını hazırlayanlar çok küçük bir elit grup olup, en varlıklı ve köle sahibi kişilerden oluşmaktaydı. Kayıtlara geçmese de Amerika diktatörlükle kurulmuştur. Kendini dünyanın en demokratik ülkesi saysa da, sanılan özgürlükler yoktur. Amerika’da yapılan emperyalizm çok çirkindir ve hiçbir insancıl değerle açıklanamaz. 3. Dünya ülkelerine demokrasi götürmek bahanesi ile her yeri yerle bir etmiştir. Bunu günümüzde Halep örneğinde de görebiliriz. Ortadoğu mahvolmuş bir haldedir. Tarihte, aynısını Kızılderili ve zencilere de yapmıştır. Amerikan gençleri ise bu yapılanları bu şekilde öğrenmemekte ve öğrendiğinde çok şaşırmaktadırlar” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi’nin (SASGEM) düzenlediği Çarşamba Konferanslarının bu haftaki konuğu Univercity Of Nevada öğretim üyesi Prof. Dr. Berch Berberoğlu’ydu.

SAÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte “21.Yüzyılda Küreselleşmenin Dinamikleri, Doğası ve Toplum Üzerindeki Etkileri” başlıklı konu ele alındı. Prof. Dr. Berberoğlu, konuşmasında küreselleşme kavramının çok yeni olan bir kavram olduğunu ve 1990’lı yıllardan sonra ortaya çıktığını belirterek, “Küreselleşme kavramını biliyor olsak da, tam anlamıyla biliyor değilizdir” dedi.

Küreselleşmenin birkaç temel sorunu olduğuna değinen Prof. Dr. Berberoğlu, bunu ise sorularla şöyle açıkladı: “Küreselleşme nedir ve temel dinamikleri nelerdir? Küreselleşmenin sosyal, iktisadi, siyasi, kültürel ve ideolojik nitelikleri nelerdir? Küreselleşmenin çelişkileri ve bu çelişkilerin sosyal etkileri nelerdir? Küreselleşmenin farklı kurumsal temsilcileri arasındaki ilişkiler nelerdir? Ulusaşırı şirketler ve devlet arasındaki ilişkiler nelerdir? Sermayeye dayanan küreselleşmenin iktisadi ve siyasi etkileri nelerdir? Bu sürecin ortaya çıkardığı temel sosyal sorunlar nelerdir ve bu sorunlar insanları nasıl etkilemektedir? Devletin sermaye küreselleşmesindeki rolü nedir ve bu tür küreselleşmenin temel dinamiklerine nasıl yanıt vermektedir? Sermaye küreselleşmesinin çelişkileri sosyolojik açıdan nasıl değerlendirilebilir?”

Sermayeye dayalı küreselleşme

Günümüzdeki küreselleşmenin sermayeye dayanan bir küreselleşme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Berch Berberoğlu, sermaye ilişkisinin ekonomik çelişkilerine ise sosyolojik olarak baktığını söyledi. Berberoğlu, “Sosyolojik olarak bakıldığında ‘sosyal sınıflar’ söz konusudur. Gelir ve servet dağılımında çok ciddi eşitsizlikler meydana gelmiştir. İnsan hakları sorunları vardır. Emek-işçi sınıfı çok az ücretlerle, kötü çevre şartları içerisinde çalışmaktadır. Kadınların çalışma koşullarındaki haksızlıklar, ABD’de ırkçılık, zencilere ve Meksikalılara yapılan haksızlıklar bugün bile varlığını sürdürmeye devam etmektedir. ABD‘nin yeni başkanı Trump, bu gruplar arasındaki söylemleri mobilize etmiştir” diye konuştu.

Günümüzdeki küreselleşmeyi, “20. yüzyılın sonları ve 21. yüzyılın başlarında, dünya ekonomisinin ulusaşırı sermaye tarafından yönlendirilen en ileri ve hızlı genişleme evresi” olarak tanımlayan Berberoğlu, “Küreselleşme sosyal, siyasal, ekonomik ve çevresel olarak kendi içinde birçok alanı biriktirir. Bütün bu alanlar sosyo-ekonomik sistemin içinde barınmaktadır. Öyle ki, çevresel olarak büyük bir kirlilik mevcuttur. Küresel ısınma ciddi tehlikeler saçmaktadır” dedi.

Soygunculuğun en berbat şekli ‘Emperyalizm’

Kendisini demokratik olarak gören ülkelerde aslında özgürlüklerin olmadığını dile getiren Berberoğlu, şunları söyledi: “Amerika’nın anayasasını hazırlayanlar çok küçük bir elit grup olup, en varlıklı ve köle sahibi kişilerden oluşmaktaydı. Kayıtlara geçmese de Amerika diktatörlükle kurulmuştur. Kendini dünyanın en demokratik ülkesi saysa da, sanılan özgürlükler yoktur. Amerika’da yapılan emperyalizm çok çirkindir ve hiçbir insancıl değerle açıklanamaz. 3. Dünya ülkelerine demokrasi götürmek bahanesi ile her yeri yerle bir etmiştir. Bunu günümüzde Halep örneğinde de görebiliriz. Ortadoğu mahvolmuş bir haldedir. Tarihte, aynısını Kızılderili ve zencilere de yapmıştır. Amerikan gençleri ise bu yapılanları bu şekilde öğrenmemekte ve öğrendiğinde çok şaşırmaktadırlar.”

Peki, bu işin mantığı nedir?

Prof. Dr. Berch Berberoğlu, şunları söyledi: “Sermayeye dayalı küreselleşme, her ne kadar küresel ekonomik genişlemenin erken devrelerini içerse de, kâr amaçlı özel sermaye birikimine dayalı ve düşük ücretli emek, hammadde ve yeni dış piyasalara dayalı bir teşebbüs olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu parametreler, günümüzde ‘neoliberal’ veya özel sermaye üzerine dayanan küreselleşme olarak adlandırılan yaklaşımı simgelemektedir.

Küreselleşmenin özellikleri vardır; bunlar iktisadi, sosyal, siyasi, askeri, ideolojik, kültürel, çevreseldir. Amerika’nın 1950’de 19 milyar dolar yatırımı varken, 2010’da ise 23 trilyon dolar yatırımı vardır. Tabi ki bu kadar güçlü bir ekonominin, güçlü orduları bulunmak durumundadır. Amerikan topraklarını ve Hükümetini kontrol eden güçlü şirketler vardır. ABD‘nin yeni Başkanı Trump’ı seçenler büyük çapta bürokratlar olup, küresel şirketlerin sahipleridir. Trump, aynı zamanda dünyanın sayılı zenginlerindendir. Sayısal tablolara bakıldığında ABD’nin durumu sanılanın ötesindedir. Verili tabloya bakıldığında aslında ders almamız gerekir. Gördüğünüz üzere sermaye ve emek arasında artan gelir ve refah eşitsizliği, varlıklı ve düşük gelir sahipleri arasındaki fark çok ama çok fazladır.”

ABD’nin yeni dünya düzeni dayatması

ABD’nin son 20-30 yıldır sürekli düşüş yaşadığını ve artık eskisi kadar kendini dinletemediğini belirten Prof. Dr. Berberoğlu, “ABD yeni dünya düzenini yönlendirmekte, askeri ve siyasi süper güç olarak öngörülerini de diğer dünya devletlerine dayatmaktadır. Çin ve Rusya ise ABD’nin dediklerine pek kulak asmamaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki, Çin, önümüzdeki yüzyılın en büyük ekonomisini elinde bulunduracak ülkedir” şeklinde konuştu.

Berberoğlu, “Bu eşitsizliklerden dolayı, küresel ekonomi politiğin çelişkileri emek ve sermaye arasındaki çatışmanın yeniden ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu da sermayeye-dayalı neoliberal küreselleşmenin kaçınılmaz bir sonucudur” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

SASGEM öğrencileri tarafından büyük ilgi gören konferansının sonunda konuk Prof. Dr. Berch Berberoğlu’na, Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Şan hediye takdim etti.

20-12-2016 / ST

20 kez görüntülendi.
20 Aralık 2016 - 12:09