18 Mart Şehitleri Anma Günü Paneli

20 Mart 2014

Sakarya Üniversitesi’nde “18 Mart Şehitleri Anma Günü” isimli bir panel düzenlendi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen panele Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nurullah Çetin, Kayseri Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şamil Yeşilyurt ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Hilal Akça konuşmacı olarak katıldı.

Moderatörlüğünü SAÜ İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Recai Coşkun’un yaptığı panelde konuşan Prof. Dr. Nurullah Çetin, Çanakkale Savaşı’nın Batı etkisindeki Türk edebiyatında bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, “İstiklal Marşı, hem duygu hem de üslup yönünden zaman mefhumunun üzerinde bir duyguya sahiptir” dedi.

Şiirin evrensel olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Çetin, zaman ve mekan kavramlarının üzerinde yazılan şiirlerin tarih boyunca okunacağını ve hatırlanacağını söyledi. Batılı devletlerin Tanzimat Fermanı’ndan günümüze kadar Türk edebiyatı üzerinde etkinliğini sürekli artırdığını anlatan Prof. Dr. Çetin, “Emperyalist güçler, özellikle 19’uncu yüzyılda kurdukları üniversitelerle kültürlerini milletimize aşılamaya çalışmıştır. Çanakkale Savaşı’yla bu düşünce yıkılmaya başlanmıştır. Özellikle Akif’in yazdığı şiir buna en güzel örnektir. Örneğin, ‘Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar’ mısrasında Akif, Batı’nın teknolojisi ve gelişmişliğini anlatırken, ‘Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var’ sözüyle de Anadolu insanının iman ve inancını resmetmiştir” diye konuştu.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek, Çanakkale savaşlarının dönem edebiyatında da derin izler bıraktığını belirterek, “Geçmişte yaşadığımız acılar sonucu ortaya çıkan milli destanlarımızı ibret alınması için okumalıyız” dedi.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şamil Yeşilyurt da, Çanakkale Savaşları’nın bir milletin var oluş mücadelesi olduğunu ifade ederek, “Balkan savaşlarından sonra halkın gidebileceği bir Anadolu vardı. Ama Çanakkale kaybedildiğinde artık gidilebilecek bir yer olmadığını herkes biliyordu. O yüzden Çanakkale için hep son kale tabiri kullanılır” şeklinde konuştu.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Hilal Akça ise, Türk kadınının Çanakkale Savaşı’nda askeri, ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda bir çok faaliyet gösterdiğini belirterek, “Bu faaliyetler, Milli Mücadele döneminde kadının aktif bir rol göstermesini sağlamıştır. Yeni Türk devletinin yapılandırılması sürecinde, kadının toplumu tamamlayıcı, geliştirici, dinamik ve modern bir unsur olmasını Çanakkale Savaşı sağlamıştır. Çanakkale Savaşı’nın gizli kahramanıdır Türk kadını” ifadelerini kullandı.

20/03/2014 – ST

2 kez görüntülendi.
20 Mart 2014 - 13:50