15 Temmuz ve Toplumsal Direniş

01 Kasım 2018

Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından “15 Temmuz ve Toplumsal Direniş” isimli bir konferans düzenlendi.

Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen “15 Temmuz ve Toplumsal Direniş” isimli konferans, 31 Ekim Çarşamba günü SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve çok akademisyen ile öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen konferansta, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın konuşmacı olarak yer aldı.

Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, hain darbe girişimi sırasında, milletin demokrasisine, seçilmiş insan ve yöneticilerine sahip çıkılması açısından son derece önemli ve ibretlik bir hadise yaşadıklarını söyledi. Vali Balkanlıoğlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Tarihte geçen olayların gelecekte de aynen yaşanması anlamına gelen, ‘Tarih tekerrürden ibarettir’ diye bir atasözümüz var. Eğer ibret ve tedbir alırsak, bir daha böyle olumsuz ve kötü hadiseler tekrar etmez. Osmanlı’nın son döneminden itibaren askeriyede kazan kaldırma hadiseleri vardır. Seçilmiş veya meşru hükumetleri çok basit nedenlerle alaşağı edip yönetimi devralma girişimleri tarihte hep olmuş, fakat kimi zaman başarmışlar, kimi zaman da muvaffak olamamışlar. Bu hain darbe girişimiyle birlikte; milletimizin demokrasisine, seçilmiş insan ve yöneticilerine sahip çıkılması açısından son derece önemli ve ibretlik bir hadise yaşadık. Bu tür olaylarda bugüne kadar hep başarılı olundu, ancak günümüzde benzeri zihniyet sahipleri, bu milletin başında Sayın Cumhurbaşkanımız gibi basiretli, dirayetli, gerektiğinde kefenini giymeye hazır bir liderin olduğunu hesaplayamadılar. Onun önderliğinde kahraman İl Emniyet Müdürlerimiz gibi insanlara, hayatını ortaya koyanlara hiçbir şey yapamazsınız. Onlar sayesinde İnşallah bu darbeler, yönetime el koyma süreçleri sona erdi diyebiliriz. Bundan sonra kolay kolay cesaret edilemeyecek.”

15 Temmuz ile ilgili bir program yapılmasının hafızamızı canlı tutma açısından önemli bir konu olduğuna dikkat çeken Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, “15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde bulunan kesim, kendilerince son atışı yapacaklardı. Ordunun bir kesimini sahaya sürdüklerinde vatandaşımızın asker karşısında çaresiz kalacaklarını tahmin etmişlerdi. Ama şükür ki toplumsal hafıza canlandı. 1960’lı yıllardan bu tarafa üstü açık veya örtük birçok girişimlerin kötü sonuçlarını toplum bildiği için, liderine güvendiği için, siyasete güvendiği için geçit verilmedi. İnşallah ümit ediyoruz ki darbeler tarihi Türkiye’de ve diğer türlü vesayet arayışları tamamen kapanmıştır” dedi.

Sakarya Üniversitesi’nde bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan “Hocalarım beni davet ettiğinde çok onur duydum. Sakarya da dört yıl yaşadım. Beni davet ettiklerine gerçekten çok sevindim ve geldiğim içinde mutluyum. Bizlerin Türk Milletinin Türk devletinin maalesef Osmanlının son dönemlerinden başlayarak devam eden darbe kültürümüz oluştu. Darbe kültürü iyi bir şey değil. Neden güçlü devletlerde olmuyor, güçlü devletlerde olmuyor da bizde oluyor onu tartışıyoruz. Olmaması içinde elimizden geleni yapıyoruz. Darbenin iç ve dış dinamikleri var. Sadece üç beş askerin bir araya gelerek darbe yaptığını hiçbirimiz düşünmüyoruz ya da sadece bir devlet oturup darbe yapacağız dediğinde de darbe olmuyor. Bazen kural olarak iç veya dış dinamikler fazla oluyor. 60’da yapılan darbemiz var. İngiliz-Amerikan yapımı bir darbe. 70 de bir darbemiz var Amerikan menşei bir darbe, 28 Şubat İsrail-Amerikan yapımı şeklinde bir darbe. 15 Temmuz’daki darbe ise kendi tabirim ile modern haçlı seferidir. 1099’da haçlılar Kudüs’ü işgal ettiği tarih 15 Temmuz dur. Bu enteresan bir tesadüf. Modern haçlı seferi diyorum ben ve bizim yaptığımız da modern Milli mücadele” diye konuştu.

15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını anlatan Çalışkan, “O gece benim odamda Terörle Mücadele Şube Müdürü, İstihbarat Şube Müdürü ve emniyet müdür yardımcımızla bir operasyon planlaması yapıyorduk. 100 adres var, şöyle böyle yaparız diye kendi aramızda konuşuyorduk. Bu arada bir telefon geldi müdür yardımcımıza. Bir arkadaşımızı bir albayın aradığını ‘darbe yaptık teslim olun’ diye söylemişler. Hayatın olağan akışı ve tecrübelerimize göre saat 9’da darbe olmaz. Darbeyi yapanda teslim olun demez. Bilgi birikimimiz var ama bizi yanılttılar. Biz “şakadır, meczuptur, çok dikkate almasınlar” dedik. Sonra bir telefon daha geldi yine aynı şeyler. Sonra Beylerbeyi’nde bizim polislerimiz var nöbet tutan. Orada polislerimizin silahını almak isteyen askerler varmış. Silahı zorla almak istiyorlar deyince hem polislik hem de başka bir hisle yerimden fırladım. Polis silahını teslim etmez, zorla hiç teslim etmez. Koltuğumdan kalktığımda verdiğim talimat, hiç kimse silahını teslim etmeyecek emrini verdim” dedi.

Konferansın sonunda Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan tarafından Mustafa Çalışkan’a tablo hediye edildi.

01.11.2018 – YC

194 kez görüntülendi.
01 Kasım 2018 - 15:00